Berlin Duvarı yerini zihinlerdeki duvarlara bıraktı
Batı, utanç duvarı olarak anılan ve Demir Perde'nin ete kemiğe bürünmüş hali olan Berlin Duvarı'nın yıkılışının 20. sene-i devriyesini büyük törenlerle anmaya hazırlanıyor. ABD Başkanı Barack Obama merasime katılmasa da neredeyse bir haftadır başlamış ola
Doğu Almanya 9 Kasım 1989'da çaresizlikten "Batı'ya geçmek serbesttir." dediğinde dünyanın nelere gebe olduğunu kestirebilmek en kabiliyetli kâhin için dahi imkansızdı. Bir yandan bakıldığında dünya tamamıyla değişti, diğer bir taraftan bakıldığında ise "eski tas, eski hamam". Dünya tamamıyla değişti. Çünkü bir zamanlar "bırakın çökmesini, sarsılması bile tahayyül edilemeyecek" Sovyetler Birliği'nin tuz buz olmasının yolu açıldı. Duvarın yıkılışından iki yıl sonra neredeyse yarım yüzyıl dünyanın ikinci süper gücü olmuş Sovyetler tarihe karıştı.
Soğuk Savaş bitti. 50 yıl boyunca dondurulmuş dini-etnik ihtilaflar tekrar hayat buldular. Yugoslavya patladı, Boşnak soykırımı yaşandı. İşsiz kalan NATO bir ara "yeni düşmanım İslam olabilir mi?" diye fikir egzersizleri yaptı. Soğuk Savaş'ın bitişini, Sovyetler'in çöküşünü yanlış okuyan Saddam Hüseyin önce ülkesini perişan etti sonra da hayatıyla ödedi yanlış hesabını.
ABD karşısında dize gelen Sovyetler'in perişan durumu ve çöküşü Francis Fukuyama gibi siyaset bilimcilerini "coşturdu". Ebedi Amerikan zaferini ve Batı'nın üstünlüğünü ilan eden Fukuyama'ya bir diğer Amerikalı akademisyen Samuel Huntington, Medeniyetler Çatışması tezi ile cevap verdi. 11 Eylül saldırıları Huntington'ı makul bulanları memnun etti. Duvarın çöküşü ile heyecanlanan bir diğer grup ise Avrupalılar oldu. ABD'nin de "ittirmesiyle" tarihte ilk defa Avrupa'yı barışçıl yollarla birleştirme hamlesine giriştiler. Avrupa neredeyse birleşti ama Avrupalılık ruhuna ihanet eden bazı liderler Türkiye'yi dışarıda tutmak için mücadele ediyor.
Batı'nın pek sevdiği milat ilanlarına rağmen Batı-dışı dünya Berlin Duvarı'nın çöküşü ile nelerin de değiştiğini anlamlandırmakta hayli zorlanıyor. Yani "eski tas, eski hamam" diye düşünenlerin sayısı çok.
Yahudi soykırımından sonra "bir daha asla" sloganını dağlara-taşlara yazan Batı, duvarın çöküşü ile patlayan etnik savaşlara müdahale etmekte isteksiz davrandı. Avrupa'nın ortasında Boşnaklar üç yıl boyunca soykırıma tabi tutuldu, Boşnak kadınlar kitlesel ve sistematik tecavüz kurbanı oldu.
Berlin Duvarı'nı utançla anan Avrupa ve ABD, Filistin topraklarından çalınarak inşa edilen Yahudi Duvarı'nı neredeyse hiç görmedi. Her fırsatta Avrupa'nın son duvarı dedikleri Lefkoşe'deki duvarın kaldırılması için Annan Planı'na "evet" diyen Kıbrıslı Türkleri cezalandırmaya devam ediyorlar. Sovyetler ve Yugoslavya'nın çöküşünden 21 yeni devlet ortaya çıktı. Eritre Etiyopya'dan koptu, iki Yemen birleşti. Hıristiyan Doğu Timor, Müslüman Endonezya'dan koptu/koparıldı. Ancak bağımsız Filistin Devleti hâlâ kurulamadı.
Batı'ya geçmek için neler icat etmediler ki?
13 Ağustos 1961'de bir pazar günü Doğu Berlinliler uyurken duvarın yapımına başlandı. Duvar yapılırken şehrin iki kısmını birbirinden ayıran çizgiye mevzilenen Doğu Alman ordusu, Batı Berlin'e geçmeye teşebbüs edenleri vur emri ile nöbet tuttu. Duvar betonlaştığında uzunluğu 140 km'yi buluyordu. Bir gecede inşa edilen duvar ile birçok aile parçalandı, yaklaşık 30 yıl birbirini göremeyenler oldu. Batı Berlin'de çalışan Doğu Berlinliler bir gecede işsiz kaldı.
Uyandıklarında karşılaştıkları duvarın şokunu uzun yıllar atamayan Doğu Berlinliler, Batı'ya, "özgürlüğe" kaçmak için denenmedik teknik bırakmadı. Komünist idare ise her seferinde duvarı daha da tahkim etti. Elini çabuk tutanlar ve ilk kaçanlar dikenli telleri görür görmez kararlarını verenler oldu. Duvarın dibindeki apartmanların pencerelerinden sırıklarla karşıya geçildi. Havanın elverişli olmasını bekleyip, hava balonu ile karşıya geçenler de oldu, çok uzun tüneller kazanlar, kanalizasyon sistemini kullananlar da. Ancak hiçbirisi spor araba ile duvarı delmeye çalışanı kadar ilgi çekmedi. Spor araba tekniğinin başarısı üzerine komünistler bariyerleri zigzaglı hale getirdi. Duvarın yıkıldığı 1989'a kadar 5 bin kadar Berlin'e kaçış teşebbüsünün başarıya ulaştığı tahmin ediliyor. Ölenlerin sayısı ile 98 ile 200 arasında değişiyor.
Zaman
