Mustafa CAN

Mustafa CAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ayasofya ve Medeniyetler Arası İttifak

A+A-

Ayasofya Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından 532-537 tarihleri arasında İstanbul’un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezinde inşa edilmiştir. 1453 yılında İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesi ile Cami’ye dönüştürülmüştür. Günümüzde ise Müze olarak hizmet vermektedir.

Yunanca “Aya” kutsallığı ifade eden bir kelimedir. Sofya ise “Sofos” yani bilgelik sözcüğünden alınmış olup “Kutsal ve İlâhî Bilgelik” anlamını ifade etmektedir. İlâhî bilgelik Ortodoks inancında Yaratıcının üç niteliğinden birisidir. Kilise “Doğu Ortodoks Kilisesi”nin merkezi olmuştur.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethedince fethin ve İslamiyet’in Hıristiyanlığa galibiyetinin sembolü olarak Ayasofya Kilisesini camiye çevirmiştir. Fatih sanata olan saygısından kilise içinde bulunan figürleri ve mozaikleri kazımayarak ince bir sıva ile kapatmış ve tahribattan kurtarmıştır. Mustafa Kemal Bakanlar Kurulu Kararı ile Ayasofya’yı müzeye dönüştürdükten sonra, sıva altından bu mozaikler çıkarılmıştır. Mimar Sinan binaya istinat duvarları yaparak yıkılmasını önlemiştir. Ayrıca Osmanlı padişahları camiye iki minare, mihrap, vaaz kürsüsü, müezzin mahfili, hünkâr mahfili, kütüphane, medrese, imarethane ve şadırvan ekleterek bir külliyeye dönüştürmüşlerdir.

1930-1935 yılları arasında restorasyon çalışmaları nedeniyle ibadete ve halka kapatılan Ayasofya’da Cumhurbaşkanı M. Kemal’in emri ile mozaikler ortaya çıkarılarak 24 Kasım 1943 tarih ve 7/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile müzeye çevrildi. 1 Şubat 1953 tarihinde turistlerin ziyaretine açılan Ayasofya’yı Mustafa Kemal 6 Şubat 1935 tarihinde bizzat gezerek hakkında bilgi almıştır.
**
ABD Patrikhânenin yeniden “Ruhban Mektebi” olarak açılması için bastırmaktadır. Ermeni sınırının açılması ile beraber Ayasofya’nın da yeniden kilise olarak açılmasını istemektedirler. Bu tabii ki onların doğal hakkı… Bir ibadethanenin müze olarak turizme açılmasından dolayı Hıristiyanların da rahatsız olduğu kesin… Bu sebepledir ki Almanya’da ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulunan ve içinde ibadet edilmeyen kiliseleri Müslümanlara cami olarak kullanılmak üzere vermekte ve müzeye çevirmemektedirler.

Bazı köşe yazarlarına göre AB Aralık ayından itibaren Ayasofya’nın ibadete açılması teklifinde bulunacak ve bunu dayatacaklardır. Patrikhânenin de “Ekümenik” bir yapıya kavuşturulmasını da isteyeceklerdir. Nitekim Yunanistan’ın Selanik Metropoliti Antimos, Pazar ayininde İslam ülkelerinin Atina’da cami yapılması konusundaki iyi niyetine inanmadığını, inandırıcı olabilmeleri için Atina camii karşılığında Ayasofya’nın kiliseye dönüştürülmesi gerektiğini” söylemektedir. Fener Rum Patrikhânesi internet sitesinde Ayasofya’nın minaresiz kilise olarak resmini koymaktadır.

1971 yılında kapatılan Heybeliada Ruhban Okulunu açmak ve buraya yabancı öğrenci de alarak Ortodoks Papazlarının yetiştiği önemli bir merkez haline getirmek istemeleri kendileri açısından normal karşılanabilir. Sonrasında Ayasofya’nın kilise olarak açılmasını istemeleri gelecektir.
**
ABD Başkanı Barak Obama’nın Ayasofya’dan “Muhteşem” olarak söz etmesi anlamlıdır. Bu iki anlama da gelir. Birincisi, Ortodokslara verdiği mesaj, ikincisi de Müslümanlara verdiği mesaj… Farklı şekillerde yorumlanabilir. “Demokratik Müslüman Türkiye”, “Amerika’nın İslam ile savaşmayacağı” ve “İslam inancına olan saygının gösterilmesi” bizim açımızdan güzel şeyler…

Ama bana göre Ayasofya’nın ihtişamı “İbadete açılması”, “Bir olan Allah’a ibadet edilmesi” ile ortaya çıkacaktır. Medeniyetler buluşması ve dinler arası çatışmanın önlenmesi ancak “İlim, akıl ve fennin” ittifakına bağlıdır. Günümüz medeniyetine İslâmiyet ve Hıristiyanların dindar kısmının büyük katkısı inkâr edilemez. Bu sebeple Ayasofya’nın yeniden cami yapılması hem Hıristiyan dindarlarını, hem de Müslümanları memnun edecek ve “Medeniyetler İttifakı”na çok büyük bir zemin hazırlayacaktır.

Ayrıca bu izah edilebilir bir durum olup, karşılığında “Ruhban Okuluna” da Ortodoksların “Ekümenlik” isteklerine de sıcak bakılabilir. Fatih’in yaptığı gibi Ortodokslara “Ekümenlik” hakkı verilerek bütün Ortodokslar üzerinde ülkemize yönelik bir saygınlık kazandırılabilir.

900 yıllık kilise 481 sene Cami ve 74 yıldır da müze olarak hizmet veren Ayasofya’nın yeniden aslî vazifesi olan Cami olarak ibadete açılması, “Medeniyetler İttifakına” ve yeni bir dönemin açılmasına hizmet etmesi ile gerçekten “Muhteşem” bir hizmet ifa edecektir. 

xyz.mcan@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.