İmana Hizmet-IV

Nerede, nasıl ve niye başladığı, hangi şartlarda terakki yahut tevakkuf ettiği bilinen bir iman hizmeti geçmişin yargılanması, geleceğin planlanması, gayretlerin artırılması, faaliyetlerin umuma yayılması açısından elzemdir. Evet hangi şartlarda şaha kalktığı veya niye yavaşladığı bilinen bir iman hizmeti geleceğin imarı, bize ait bir medeniyetin inşası noktasından ehemmiyet kesbetmektedir.

Ümmet-i Muhammed’i (a.s.m) “sahil-i selamete” götürmekle vazifeli bir zümrenin imana hizmet adına yapılması elzem vazifelere ciddiyet ile yaklaşması, üç iğneyi üç yüz iğneye” çıkaracak vazife taksimini yapması, ümmeti sefâhet ve dalalet, rehavet ve atalet batağından kurtaracak hal çarelerini araması ve bulması gerekmektedir.

Hâlbuki imana hizmet faaliyetleri galiben zuhurat esası ile plansız ve programsız yürütülmektedir. Yani iman hizmetinde vazife taksiminin yapılmaması, uzun vadeli hedeflerin bulunmaması, daha çok günü kurtaran ve psikolojik rahatlık sağlayan işler ile uğraşılması “297 iğneden, yani kişiden” mahrumiyete sebebiyet vermekte, gaflet ile sefâhetin artması ile, Mehdiyetin “hayat ve şeriat” devirlerinin tahakkuku gecikmektedir.

Bu itibarla vazife taksimi ile mesailerin tanzimine odaklanmak, hizmet-i imaniyede kemiyetli ve keyfiyetli neticelerin vücuda gelmesinin zeminini hazırlamak adına yapılan işleri değil, yapılmayan veya eksik bırakılan vazifeleri sorgulamak daha muvafık görünmektedir.

Evet iman hizmetinin devamı ve kemali adına bazı sualleri sormayı, cevaplarını bulmayı hikmet iktiza etmektedir.

1. Neleri Yapmadık? (Tespit-i Ahval): Bu suale aranacak cevap bizleri durum tespitine götürecek, mazide yapılmayan hizmetlerin anlaşılmasına veya noksan bırakılan işlerin tamamlanmasına hizmet edecektir.

2. Niye Yapmadık? (Taharri-i Esbap): Bu sualin cevabı hizmet-i imaniyede tevakkufu veya noksaniyeti doğuran sebeplerin vuzuha kavuşturulması, aynı hataların tekrarlanması adına ehemmiyetlidir.

3. Ne(ler) Yapacağız? (Tanzim-i Ef’al): Bu suale alınacak cevap, imana hizmet başlığı altında yapılmayan veya eksik bırakılan faaliyetlerin bir nizam çerçevesinde tespitine, semere ve neticelerin tahkimine yani güçlendirilmesine ve tevsiine yani genişlemesine hizmet edecektir.

4. Niye Yapacağız? (Tathir-i Niyet): Bu sualin cevabı niyetlerin hulusiyetine, saffet ile samimiyetin temini ile hizmet-i imaniyenin kudsiyetine kuvvet verecektir.

5. Nereden Başlayacağız? (Tertib-i Hareket): Bu suale verilecek cevap ile imana hizmette yapılacak işlerin ehemmiyetinin anlaşılması ile öncelik sıralaması gerçekleşecektir.

6. Nasıl Yapacağız? (Tespit-i Usul): Bu sualin cevabı usulün tespitine ve tecdidine, üslubun nezahatine, neticenin de tekmiline kuvvet verecektir. Mesailerin tanzimi ve hizmet-i imaniyede vazife taksiminin yapılması ile ulaşılan kişilerin tezyidi ile, insani kalitenin kemaline hizmet edecektir.

7. Nasıl İlerliyoruz? (Takib-i Netaic): Dünyevi işlerde olduğu gibi, Hak namına, hakikat hesabına yapılan uhrevi hizmetlerin de ölçülmesi elzemdir. Hizmet-i imaniyede ölçme ve değerleme yapılmadan faaliyetlerin kemaliyle yürüyeceğini zannetmek, körlerin döğüşüne benzemektedir. Maddi dünyada mamulün kalitesi, girdilerin ve üretim sürecinin tanzimi ve takibi ile yakından ilgilidir.

8. Nereye Ulaşmak İstiyoruz? (Tamim-i Semerat):Nimetin devamı nimetin zatından ehemmiyetlidir” kaidesince, iman hizmetinde faaliyetlerin nihai hedeflerinin tespiti yoksa tevakkuf, yani duraklama hatta gerileme muhakkak bir netice olarak görülmektedir. Bu itibarla iman hizmetinin nihai hedefini âlem-i insaniyet olarak tespit etmek, faaliyetlerin devamlılığı ve kemali adına ehemmiyetli olduğu değerlendirilmektedir.

Elhasıl; keyfiyeten büyümek, müstakimane yürümek için büyük bir hedef belirlemek, herkesi istidadı nispetinde iman hizmetine sevketmek, cemaatin tüm ferdlerini hissen, fikren ve fiilen iman hizmeti ile meşgul etmek, taksim’ul a’mal düsturu ile ihtisaslaşmanın, hizmeti umuma yaymanın önemini görmek gerekmektedir.

İman Hizmetinde cemiyetin irşadı Kur’an hakikatlerine, ferdlerin ve cemaatin ikazı meşverete, ittihad ile vahdetin temini tüm müminlere havale edildiği düşünülmektedir. Gayet kudsi ve ağır bir iş olan imana hizmet vazifesini belirli kesimlerden beklemek onları ezmekte, iman hakikatlerine muhtaç zümrelere yetişmekte gecikmeler vücuda gelmektedir.

İlmen tahkike, ruhen tecdide götüren, hizmet-i imaniyenin inkişafına kuvvet veren, tefekkür dünyamızı zenginleştiren yeni fikirlere ve tekliflere açız ve açığız. İlmi düsturlar ile tespit edilmiş, asrın şartlarına göre yeniden gözden geçirilmiş kadim değerlerimize zıddiyeti bulunmayan usuller ile kendi medeniyetimizi inşa çalışmalarının ivedilik arz ettiği kanaati taşımaktayız...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.