Abdulkadir ÇELEBİOĞLU

Abdulkadir ÇELEBİOĞLU

Risale-i Nur Tarihinde Sarıklı Gençler-5

3- Mustafa Sungur Ağabey

4- Ceylan Çalışkan Ağabey

5- Zübeyir Gündüzalp Ağabey

3, 4 ve 5. sıradaki ağabeylerimizi birlikte alma sebebimiz iç içe geçen ve birlikte ele alınan hatıralardan dolayıdır.

Mustafa Sungur Ağabey, "Sarıklı küçük genç bir zat ise Hulusî'ye omuz omuza verecek belki geçecek birisi, nâşirler ve talebeler içine girmeye namzeddir." (Mektubat, s. 350) şeklindeki Üstâd Hazretleri’nin ifadesi ile ilgili her yerde 'Șu zâttır, bu zâttır' dedikleri vakit demişti ki; "Üstâd ne demiş kardeşim?" Üstâd Bediüzzaman, Sungur Ağabey'i göstermiş demiş "Sensin", Ceylan Ağabey için demiş "Sensin", Zübeyir Ağabey'i göstermiş demiş "Sensin".

whatsapp-image-2024-02-27-at-12-14-01-001.jpegÜstâd Bediüzzaman Hazretleri demiş ki; "Bu bir şahs-ı manevîdir. Siz de bunun birer ferdisiniz." Bu sarıklı genç mânâsı, ağabeylerin hayatlarında tezahür etmiş. Yani Cenâb-ı Hakk bu ağabeyleri kuvve-i kudsiye ile istihdam eylemiş. Mesela Üstâd Bediüzzaman, "...nâşirler ve talebeler içine girmeye namzeddir" diyor. Bu ağabeyler girmiş yani.» (https://www.nuranimudafa.com/post/mustafa-sungur-agabeyden-hatiralar)

Üstâd Bediüzzaman'ın "Bu bir şahs-ı manevîdir. Siz de bunun birer ferdisiniz." cümlelerini birlikte ele alınca mesele zaten açık hâle gelmiş olacaktır. Şahs-ı manevî zaten şahıslardan müteșekkildir. Mustafa Sungur Ağabey, Ceylan Çalışkan Ağabey ve Zübeyir Gündüzalp Ağabey gibiler de bu șahs-ı manevînin fertlerindendir. Bu ifadeler de yazı serimiz boyunca ișlediğimiz mânâya kuvvet vermektedir.

Eğer sarıklı genç şahıs değil de sadece șahs-ı manevî olsaydı Üstâd Bediüzzaman, Sungur Ağabey'i göstererek "Sensin", Ceylan Ağabey'e "Sensin", Zübeyir Ağabey'e "Sensin" demezdi.

Bu ağabeylerimiz yaptıkları vazifeler ile sarıklı gençlerden olduklarını göstermişlerdir.

whatsapp-image-2024-02-27-at-12-14-26.jpegDaha önce sarıklı genç hakkındaki fikirlerden 4. kesime dayanak teşkil eden hatırayı tekrar buraya almak gerekir. Mustafa Sungur Ağabey'den nakledilen hatıra şu şekildedir; "Üstâd Hazretleri 1955 senesinde, Isparta’da bir gün ‘Ben bir zaman o sarıklı genç Ceylan’dır demiştim… Hakikatte o bir kişi değildir. Müteaddid kişilerdir.’ demiştir. Evet gerçekten Hz. Üstâd Risale-i Nur'un hizmet-i imaniyesinde istihdam edilmiş bazı zâtlara o sarıklı genç olabileceklerine teşvik tarzında iltifatlarda bulunmuştur." (Mufassal Tarihçe-i Hayat, c. 2, s. 784)

Sarıklı gencin, hakikatte bir kişi değil, müteaddid kişiler olması gösteriyor ki; zaman ve zeminin ihtiyaçlarına göre Risale-i Nur tarihinde bu sarıklı genç makam ve unvanına mazhar kimseler daima çıkmıştır ve çıkmaya devam da edecektir.

Üstâd Bediüzzaman'ın "Zübeyir kumandanınız, Sungur ise imamınızdır!" (https://www.nuranimudafa.com/post/mustafa-sungur-agabeyden-hatiralar-2) demesi de "kumandan" ve "imam" olan bu ağabeylerimizin aynı zamanda "sarıklı genç" mânâsını deruhte ettiklerine de işaret eder.

Yine Üstâd Bediüzzaman'ın Mustafa Sungur Ağabey ve Ceylan Çalışkan Ağabey'e "Evlatlarım ben şimdi aklımı size teslim ediyorum. Siz bundan sonra benim aklımla düşüneceksiniz." (https://www.nuranimudafa.com/post/mustafa-sungur-agabeyden-hatiralar-2) ifadeleri de bu ağabeylerimizin kıymetini bize göstermektedir.

Üstâd Bediüzzaman'ın Sungur Ağabey'e hitaben "Sungur, vefatımdan sonra hayatınla hayatım devam edecek." (https://www.nuranimudafa.com/post/mustafa-sungur-agabeyden-hatiralar-2) demesi de, Sungur Ağabey'in o sarıklı gençlerden olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda Mustafa Sungur Ağabey'in de Sözler Neșriyat vesilesi ile de nâșirlik vazifesini gördüğü söylenebilir.

whatsapp-image-2024-02-27-at-12-14-15.jpegZübeyir Gündüzalp Ağabey gibi hayatını Nur'a vakfetmiș, ömrünü Kur'ân ve İman Dâvâsı uğruna geçiren birisi "sarıklı genç" mânâsına elbette dâhildir. Nitekim Üstâd Bediüzzaman'ın “Ben Zübeyir’imi kâinata değişmem.” (Dava Adamının Notları 1, s. 6) iltifatı başta olmak üzere "Zübeyir olmadan derse başlamıyorum, Zübeyir'i getirin" (Nakleden: Ahmed Gümüş Ağabey, Ağabeyler Anlatıyor - 7, s. 79) demesi de Zübeyir Gündüzalp Ağabey'e verdiği kıymet ve ehemmiyeti göstermektedir.

Üstâd Bediüzzaman "Said hak için hiçbir zaman kelleyi vermekten çekinmemiştir. Risale-i Nur'a her şeyini feda edecek fedakâr talebe lâzım..." (Nakleden: Ahmed Gümüş Ağabey, Ağabeyler Anlatıyor - 7, s. 79) diyerek bizlerin böyle olmamızı istemiştir. Bu fedakârlık mânâsının zâhir olduğu Nur Talebeleri de "sarıklı genç" mânâsı içine dâhil olmaktadır.

Diğer bir husus Zübeyir Gündüzalp Ağabey gibi ihlâs ve fedakârlıkta zirveyi yakalamış bir ağabey bile sarıklı genç tabirini ne üzerine almış ne de bu gibi yakıştırmalara itibar etmiştir. (Bkz. http://hakikatarayisi.com/sarikli-genci-beklerken.html) Aynı durumun Mustafa Sungur Ağabey ve Ceylan Çalışkan Ağabey başta olmak üzere bu listede sayacağımız tüm ağabeylerimize de șümûlü vardır.

Bu yazı serimizde Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in "sarıklı genç" hususundaki șu sözünü nakletmiș idik: "Sarıklı Genç (Genç Said): Üstâd'ımızın Genç Said (Sarıklı Genç) tabiri; hizmeti devam ettiren, faal, hareketli olan herkes için geçerlidir. Fakat, kibir ve gururlanmamak lazımdır." (Bir Dava Adamının Notları 2, s. 22)

Bu üç ağabeyimizin aynı zamanda Üstâd Bediüzzaman'ın vekil ve vârislerinden olduğu da gözden kaçmamalıdır. Nitekim Üstâd Bediüzzaman "Şimdi bütün talebelerin fevkinde diyerek değil, benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler. Şimdilik Tahirî, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum." (Emirdağ Lâhikası 2, s. 233) demiştir.

Burada "bir-iki adam daha" ifadesi hakkında Bayram Yüksel Ağabey şöyle demiştir; "Son vasiyet yazılırken, Zübeyir Ağabey ile ben Üstad'ımızın yanında olduğumuz için, bizi ismen yazmadı." (https://www.nuranimudafa.com/post/bayram-yuksel-agabeyden-hatiralar) Şimdi bu mektupta bahsi geçen 6 mutlak vekil ağabeyimizin şunlar olduğunu anlıyoruz; Tahirî Mutlu Ağabey, Mustafa Sungur Ağabey, Ceylan Çalışkan Ağabey, Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, Zübeyir Gündüzalp Ağabey ve Bayram Yüksel Ağabey.

"Risale-i Nur Tarihinde Sarıklı Gençler"den olan bu 3 Ağabeyimiz hakkında Nurlar'da onların nasıl tavsif edildiği Nurlar'ı ve Risale-i Nur hizmetini bilenlerin malûmudur.

(Devam Edecek)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
8 Yorum