Var Gücümüzle Zikre Sarılma Zamanı

Modern fiziğin bulgularına göre maddeleri oluşturan ve bunların yapı taşı olan atomlara ve atom altına indiğimizde orada madde ile değil, sürekli titreşen enerji paketleriyle karşılaşıyoruz. Bediüzzaman varoluştaki bu ahenk için “tahavvülat-ı zerrat; Nakkaş-ı Ezelî’nin kalem-i kudreti, kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekviniyenin hengâmındaki ihtizazatı ve cevelanıdır.”(1)“Kaderin hükmü ve düsturu ile ilahî kudret, eşyanın yaratılışında hepsi birer ayet olan varlıklar silsilesini “Levh-i Mahv ve İsbat” denilen zamanın misalî sayfasında yazıyor, var ediyor, zerreleri hareket ettiriyor. Demek, zerrelerin hareketleri o yazıdan, o nüshaların icadından –varlıkların gayb âleminden görünen âleme ve ilimden kudrete geçmeleri sırasında– ortaya çıkan bir titreşim, bir faaliyettir.” demektedir. (2) Keza Nikola Tesla’da (1856-1943) “Eğer evrenin gizemini anlamak istiyorsanız; enerji, frekans, titreşim yasalarıyla düşünün.” demiştir. Titreşim ve ses, tüm evrenin şekillendirici matrisidir. Doğadaki her şey, kendi ses iziyle titreşen ve iletişim kuran enerji tarafından şekillendirilir. Vücudumuzdaki her hücre, belirli frekanslarda titreşerek kendine özgü “ses imzası”nı üretir. (3)

Hakikat erlerinin ihtimal ve kader boyutu hakkında söylediklerinden derlenmiş şöyle bir anonim söz vardır : “Dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır…”

İşte bu sözler bize ahirzamanın bu zifiri karanlığında Kur’an ve Salavat başta olmak üzere Kelimat-ı Mübareke ve iman hakikatlerini anlatan Risale-i Nur ile daha çok iştigal etmemizi anlatıyor. Çünkü şeytan ve onun Jeffrey Epstein gibi yardımcılarının artık aşikâr bir şekilde meydana inip küfrü ve zulmü ayinler halinde yaptığı bir zamandayız. Bunların yaptıkları mana aleminde galebe geldiğinde belaların sel gibi yağmasından korkarız. Zira “Bir belâ, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zalimlere mahsus kalmayıp masumları da yakar.” (Enfal, 25)

Okunan zikirler şeytani ritüelleri nasıl iptal eder?

Okumak, kelimat-ı mübareke ile meşguliyet ses dalgalarını havaya iletmektir. Ses dalgaları birer mekanik dalgadır.Ses dalgaları hava, su gibi herhangi bir ortamda hareket ederken bu enerjiyi taşıyan parçacıklar uzun yollar katederek kulağımıza kadar gelmez. Bulundukları yerde ileri geri titreşerek enerjiyi bir sonraki parçacığa aktarırlar ve ses dalgası bu sayede yayılır. Demekki söylenenler ister küfür olsun isterse mübarek kelamlar olsun havada mekanik dalgalar halinde yayılır ve çevremizle etkileşime geçer.

Canlı maddenin enerji kodlarının dili ses, ışık ve titreşimden oluşur. DNA'dan beyin merkezlerine, reseptörlerden hücrelere kadar, muazzam bir titreşim akışı yoluyla sürekli bir bilgi alışverişi vardır.

İnsan beyin dalgaları, çeşitli dış uyaranlarla değiştirilebilen, beynin salınan biyoelektrik aktiviteleridir.

Sismatik adı verilen bilimsel disiplinin deneyleri, seslerin ve titreşimlerin madde üzerindeki etkisini açıkça vurgulamaktadır. (4)

Bediüzzaman Hazretleri 1935 yılında telif ettiği 28. Lema’nın 20. Nüktesinde hem “kün” emrinden, hem de surelerin başlarında bulunan mukatta harflerinden bahsederek, o harflerin okunması ve yazılmasıyla ilgili maddi bir ilaç ve şifa olabileceği gibi ve başka maksatlarında hâsıl olabileceğini ders verir.

Bütün bu veriler gösteriyor ki; ibadet ve zikirlerdeki tekrar ve yoğunluk ile havaya yayılan nurani dalgalar, havaya ekilen küfür tohumlarını ve bu tohumların kafir cinlerini tesirsiz bırakmakta ve onları rahatsız ederek uzaklaşmaya zorlamaktadır. Allah’ın hoşnut olduğu kelamları zikreden ve ona yönelik yaşantıyı süren müminlerin kalp kuvveti artacak böylece varlık sahasındaki istikametlerini korumaları kolaylaşacaktır.

Peki böyle bir zamanda Risale-i Nur okumanın önemi nedir?

Bizzat Risale-i Nur ile yoğun olarak iştigal görevinin bu zamandaki anlamını Bediüzzaman şöyle ifade eder:

“Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü'min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur'âniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli burhanlarla ispat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirtleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde, hizmet-i imaniye itibarıyla âdetâ birer gizli kutup gibi, mü'minlerin mânevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i mâneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip mü'minlere mânen mukavemet ve cesaret veriyorlar.” (5)

Sözün Özü:

Ey Ehl-i iman!

Galip olan daima Allah’tır. Ebrehe ve ordusu daima mağlup olacak ve ateşi boylayacaktır.

İmtihanda o dur ki; biz hangi safta yer alıyoruz!

1- Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat
2-Otuzuncu Söz İkinci Maksat’ın tahavvülat-ı zerratın tarifine dair olan uzun cümlenin hâşiyesinden alınıp sadeleştirilmiştir.
3-Daniela Valenti, Anna Atlante, Canlı Maddenin Ses Matrisi ile Şekillenmesi: Makrosistemlerden Hücre Mikroortamına, Mitokondrilerin Ses Titreşimlerini Algılama ve İşlemede Enerji Portalları Olarak Rol Oynadığı Yer, Uluslararası Mol Bilimi Dergisi, 2024 Haz 21;25(13):6841
4-Jenny H. Cymatics. Dalga Olayları ve Titreşim Üzerine Bir Çalışma. Cilt I ve II. Macromedia Press; San Francisco, CA, ABD: 2001.)
5- Şualar, Sekizinci Şua.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.