Yıldırım: Türkiye'de kriz olmaz
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Berlin'deki 2. Türk-Alman İşbirliği ve Yatırım Konferansında 'Türkiye'de kriz olmaz' dedi, nedenini açıklamadı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin 2001 yılında yaşadığı kriz sonrasında gerekli önlemleri alarak, 2008 ve 2009 yıllarında yaşanan krizi bağışıklık kazanmış olarak karşıladığını ve cari açığa rağmen Türkiye'de kriz yaşanmaması nedeniyle bazı çevrelerin krize girdiğini belirterek, ''Kriz tutanlar, istediği kadar kriz tutsun, Türkiye'de kriz olmaz'' dedi.
Yıldırım, bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen 2. Türk-Alman İşbirliği ve Yatırım Konferansına katıldı. Yıldırım, Berlin'deki Telekom temsilciliğinde düzenlenen konferansın açılışında yaptığı konuşmada, dünyadaki ekonomik krizin dalga dalga her bir ülkeye ulaştığını ve hiçbir ülkenin "bizde kriz yok" deme şansının olmadığını belirterek, buna rağmen krizlerin gelip geçici olduğunun, sadece hayatın kalıcı olduğunun idrak edilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin 2001 yılında yaşadığı kriz sonrasında gerekli önlemleri alarak, 2008 ve 2009 yıllarında yaşanan krizi bağışıklık kazanmış olarak karşıladığını ve cari açığa rağmen Türkiye'de kriz yaşanmaması nedeniyle bazı çevrelerin krize girdiğini ifade eden Yıldırım, "Kriz tutanlar, istediği kadar kriz tutsun, Türkiye'de kriz olmaz" dedi.
Kamu sektörünün temkinli davrandığını, özel sektörün yatırımlar nedeniyle daha fazla para harcadığını, ancak endişe duymaması gerektiğini kaydeden Yıldırım, 2000 yılı başlarında gevşek olan borçlanma teminatlarını günümüzde dünya standartlarının üzerine çıkarttıklarını söyledi.
Türk ekonomisinin 2009 yılında da küçüldüğünü, ancak geçen yıl arttığını ve bu yıl da büyümenin yüzde 4 ile 5 arasında olmasının beklendiğini belirten Yıldırım, "Krizin ilacı yatırımdır" dedi.
Uzun vadeli düşünerek alt yapı çalışmalarına ağırlık verdiklerini, yaklaşık 16 trilyon dolar olan dünya ticaretinin 2020 yılına kadar 30 trilyona yükselmesinin beklendiğini ifade eden Yıldırım, Almanya'nın da bir yandan avroya "çeki düzen verme" çabası içindeyken, diğer yandan da nerede daha fazla konuşlanmak istediğine karar vermesi gerektiğini kaydetti.
Yıldırım, Türkiye'nin 3 kıtanın buluşma noktasında olduğuna ve 80 ülkeyle doğrudan yakın teması bulunduğuna işaret ederek, küresel krizin ülkeleri birbirine daha da yaklaştıracağını, az gelişmiş olan ülkelerin de "bu bizim kaderimiz değil" diyerek bir hareketlenme içine girdiğini, Türkiye'nin hem Batı'daki, hem de Doğu'daki ülkeleri birleştiren istikrarlı bir ülke olduğunu söyledi.
Abdülhamit döneminde kurulan, ancak şu an işlemeyen İstanbul-Medine demir yolu hattının yeniden hayata geçirilebileceğini, Alman Devlet Demiryolları (DB) ile rehabilitasyon ve yeniden yapılandırma çalışmalarının olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye ile Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşmasının 50. yılı vesilesiyle İstanbul'dan Münih'e giden "Göç Treni"nin de Türkleri ve Almanları birbiriyle buluşturduğunu, Almanya;da yaşayan Türklerin Türk-Alman işbirliğinin çok güzel bir örneğini verdiğini ifade etti.
Türkiye ve Almanya arasında 2009 yılında bir önceki yıla göre 32 milyar dolardan 24 milyar dolara gerileyen ticaret hacminin geçen yıl yeniden 29 milyar dolara yükseldiğini ve bu yıl da 28 milyar dolar civarında olduğunu kaydeden Yıldırım, turizmin de iki ülke arasındaki en önemli ikili ilişki alanlarından biri olduğunu dikkat çekti.
Alman şirketlerinin yatırımlarıyla Türkiye'de ilk sırayı aldığını, Almanya;da da yaklaşık 70 bin Türk kökenli işletmenin 350 bin kişiyi istihdam ederek yılda 35 milyar avronun üzerinde ciro yaptığını belirten Yıldırım, 2015 yılında da Türk işletmelerin sayısının 120 bini bulmasının, 700 bin kişiye istihdam sağlamasının ve 60 milyar avro ciro yapmasının beklendiğini ifade etti.
İletişimin önemine de vurgu yapan ve iletişim teknolojisi kullanılmadan artık Türkiye'de bir yaşamın düşünülemeyeceğini kaydeden Yıldırım, "İletişim bir sektör olmaktan çıkmıştır. Bir yaşam tarzıdır" dedi.
Yıldırım, iletişimin günümüzde, eğitim, sağlık, üretim ve tarım olsun tüm alanların itici gücü haline geldiğini belirterek, bu teknolojinin kullanılmaması durumunda hiç bir ülkenin ayakta kalamayacağını, yenilikçi teknolojilere önem vermek zorunda olduklarını ve bunun öneminin farkında olduklarını ifade etti.
AR-GE faaliyetlerini desteklediklerini, bu amaçla fon oluşturulduğunu kaydeden Yıldırım, "Hedefimiz bilgi toplumu" dedi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin, Cumhuriyetin 100. yılında dünyadaki en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedeflediğini söyledi.
Bakan Yıldırım, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen 2. Türk-Alman İşbirliği ve Yatırım Konferansında yaptığı konuşmada, 2023 yılına kadar iletişim ve ulaşım alanında 200 milyar dolarlık yatırım yapılmasının öngörüldüğünü belirterek, "Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılında 10 büyük ekonomi arasına girmeyi hedefliyor" dedi.
Türkiye'de son 9 yılda yatırımların farklı alanlara göre 3 ile 10 kat arttığını, gelecek için alt yapı çalışmalarına ağırlık verdiklerini ve yatırımların çoğunun "yap-işlet-devret" modeliyle yapıldığını ifade eden Yıldırım, İzmit Körfezine dünyanın 2. büyük köprüsünü yapacaklarını, 6 buçuk milyar dolarlık bu yatırımın Avrupa'nın en büyük, dünyanın da 5. büyük yatırımı olacağını kaydetti.
Yıldırım, "e-devlet" uygulamasından da 10 milyonun üzerinde vatandaşın istifade ettiğine işaret ederek, istatistiklere göre bu hizmetten faydalanan 366 bin kişinin 66 yaşın üzerinde olduğunu, bunun çok önemli bir istatistik olduğunu, çünkü bunun, yaşlıların da gençler kadar iletişim ve bilişim imkanlarından faydalandığının bir göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye'de 22 bin kilometrelik parçalı otoyolun bulunduğunu ve Türkiye'nin hızlı tren sistemine geçen 6. ülke olduğunu belirten Yıldırım, ticaret filosunu 2 katına çıkartan Türkiye'nin, dünya deniz ticaret filosunun yüzde 86'sını elinde bulunduran 30 ülke arasında 15. sıraya girmeyi de başardığını ifade etti.
Yıldırım, yat inşasında da Türkiye'nin dünyadaki 3 önemli ülkeden biri olduğunu, dünyadaki tüm krizlere rağmen gemi inşa sanayinde de 6. sırada bulunduğunu, iletişim alanında da dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığını kaydetti.
Bilişime daha fazla önem vermek durumunda olduklarını, çünkü bu alanda maliyetin diğer alanlara göre çok daha az olduğunu, ayrıca öğrenmeye ve gelişmeye hevesli dinamik, genç bir nüfusa sahip olduklarını belirten Yıldırım, Türkiye'nin tüm alt yapı imkanları ve farklı alanlardaki potansiyelleriyle Almanya için de büyük yatırım imkanları sunduğunu ifade etti.
Krizlerin gelip geçici olduğuna vurgu yapan ve Almanya'nın bugüne kadar çok daha büyük krizleri atlattığını kaydeden Yıldırım, 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'nın yerle bir olmuşken yeniden kalkınarak dünyanın en büyük ve güçlü ülkelerinden biri haline geldiğini sözlerine ekledi.
''Gelişmelere hızlı ayak uyduruyoruz''
DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk-Alman İş Konseyi Başkanı Ferit Şahenk de konuşmasında, Almanya'nın, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Avrupa pazarına daha fazla yönelmesi gerektiğini belirterek, stratejik düşünmesi ve yatırımlarını gittikçe büyüyen ve gelişen Türkiye'ye kaydırması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin geçmişte yatırımlar konusunda dost ülkeleri ikna etmekte zorluk çekmiş olduğunu, ancak günümüzde çok farklı bir Türkiye'nin var olduğunu ifade eden Şahenk, Türkiye'nin bugünkü imkan ve potansiyelleriyle dünyadaki gelişmelere en hızlı bir şekilde ayak uydurabilen bir ülke olduğunu kaydetti.
Şahenk, Türkiye'deki insanların yarısının facebook kullanıcısı olduğunu ve Türkiye'nin bu özelliğiyle dünyada 5. sırada yer aldığını belirterek, Türkiye ve Almanya arasında özellikle inşaat, finans ve enerji alanında işbirliği imkanlarının mevcut olduğunu sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Bakan Yıldırım'a Şahenk tarafından bir plaket, Alman Telekom şirketinin T-Systems yöneticisi tarafından da bir hediye takdim edildi.
haber7
