Prof. Dr. Yasin ÇİÇEK
Kur’an, Cevşen ve Risale-i Nur Külliyatı Işığında El-Gafûr ve El-Rauf
Yâ Gafûr; günahları afveden, örten ve çok merhamet ve mağfiret eden. Gaffar ve Gafûr şeklinde kullanılır. Daha çok اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌـ şeklinde Kur'an-ı Kerim de çoğunlukla Gafûr şeklinde Rahîm ismiyle birlikte kullanılır. Cenab-ı Hak kitabı Keriminde kullarına ve özelliklede müminlere Rahim, Gafûr, Rauf, Atuf ve Afüvv olduğunu bildirir. Şefkat merhamet, acımak, korumak, affetmek, bağışlamak gibi manaları kapsayan bu isim ve sıfatlarla kullarına kendisini tanıtır.
وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ Bakara 225 ,234 ve Ali İmran 155 te Halim ismiyle birlikte de geçiyor.
اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورً Nisa' suresi 43 ve 99 da Afüvv ismiyle birlikte zikredilir. Cevşende ise Gafûr, Gaffâr, Gafîr ve Ğufrân şeklinde geçmektedir.
"يَا غَفُورُ” Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafûr (56.Ukde 2.Satır)
"يَا غَفَّارُ " Ey çok affeden Gaffâr (64.Ukde 1.Satır)
"يَا غَافِرُ" Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir (41.Ukde 1.Satır).
"يَا غُفْرَانُ Ey bağışlaması bol olan Ğufrân (5.Ukde 4.Satır)
Kur'an-ı Kerimde "lafz-ı Gafur, altmış bir" defa geçmektedir." Mektubat /451
"Lafzullah ve Rab'den sonra en ziyade zikredilen Rahman, Rahîm, Gafur ve Hakîm ile beraber lafzullah, Kur'an âyetlerinin nısfıdır." Mektubat / s.451
Cenab-ı Hakk'ın isimleri Esma-i Zatiye ve Esma-i Fiiliye diye iki kısma ayrılır. Ekserisini fiili isimler oluşturur. Gaffar, Rezzak, Muhyî, Mümît, Mün'im, Muhsin gibi isimlere Esma-i Fiiliye denir.
Ayetlerin sonlarında Gafûr ve Rahîm isimleri Kur'an-ı Hakîmde çok zikredilir. İnsan "Allah çok bağışlayıcı ve afedicidir" diyerek. “Gel biraz keyif edelim” diyebiliyor. Bu durum bizleri günah işlemeye sevk edebilir.
"Cenab‑ı Hak Gafuru'r-Rahîm'dir hem cehennem pek uzaktır" der, yine sefahetine devam edebilir. Kalbi, ruhu hissiyatına mağlup olur." Şualar /567
“Er-Rahîm Gaffar manasını da ifade eder.” (İşârât-ül İ'caz /21)
"Ve kudret zatiyedir, tagayyürü kabul etmez. Ve kudret lâzımedir, ziyade ve noksana kabiliyeti yoktur. Ve kudret, "Rezzak, Gaffar, Muhyî, Mümit" gibi sıfât-ı fiiliyenin merci ve mizanıdır." İşârât-ül İ'caz /159
Kâinattaki bütün fiil ve icraatlar Cenab-Hakk'ın bir ismine veya birçok ismine dayanır. Kâinat esmanın tecelligahıdır.
"Öyle de Sâni'-i Zülcelal'in çok esması var. Her bir ismin ayrı bir cilvesi var. Mesela "Gaffar" ismi, günahların vücudunu ve "Settar" ismi, kusuratın bulunmasını iktiza ettikleri gibi "Cemil" ismi de çirkinliği görmek istemez. "Latîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm" gibi esma-i cemaliye ve kemaliye, mevcudatın güzel bir surette ve mümkün vaziyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktiza ederler. Ve o esma-i cemaliye ve kemaliye ise melâike ve ruhanî ve cin ve insin nazarında güzelliklerini, mevcudatın güzel vaziyetleriyle ve hüsn‑ü edepleriyle göstermek isterler." Lem'alar /62
Acz, fakr ve noksan bizim hamurumuzdur. İstiğfar ve tövbe ise bizim mayamızdır. Bunlar olmadan kıvama gelip istikametli gidemeyiz, hakiki insan olamayız.
"İşte bunun içindir ki Cenab-ı Hakk'ın "Gafur", "Rahîm" gibi iki ismi, tecelli-i a'zamla ehl-i imana teveccüh ediyor. Ve Kur'an-ı Hakîm'de peygamberlere en mühim ihsanı, mağfiret olduğunu gösteriyor ve onları, istiğfar etmeye davet ediyor.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ kelime-i kudsiyesini her sure başında tekrar ile ve her mübarek işlerde zikrine emretmesiyle, kâinatı ihata eden rahmet-i vâsiasını melce ve tahassungâh gösteriyor ve فَاسْتَعِذْ emriyle اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ kelimesini siper yapıyor." Lem'alar /85
Gafûr ve Rahîm aynı manada da kullanılmaktadır. Rahîm ismi daha ihatalıdır. Rahîm de şefkat hâkimdir. Gafûr da af etmek ve bağışlamak manaları öne çıkar. Şefkatli olan elbette kolay ve çabuk affeder.
"Cenab-ı Hakk'ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerîm burcunda, Rahîm ismi Gafur burcunda yani manasında, Bâis ismi Vâris burcunda, Muhyî ismi Muhsin burcunda, Rab ismi Mâlik burcunda tulû ettiler." Mektubat / s.455
"Cenab‑ı Hakk'ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerîm burcunda, Rahîm ismi Gafur burcunda yani manasında" Şualar / 569
İnsanı ümitsizlikten kurtarmak için Cenab-ı Hak Gafûr ve Rahimiyetini öne çıkarır.
"Beşinci İşaret: Kur'an-ı Hakîm'in azîm tergib ve teşviklerinin tam yerinde olup ehl-i imanın desais-i şeytaniyeye kapılmaları, imansızlıktan ve imanın zayıflığından ileri gelmediğini hem günah-ı kebairi işleyenlerin küfre girmediklerinin فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ iki âyetle sabit olduğunu ve nihayet Cenab-ı Erhamü'r-Râhimîn'in Gafur ve Rahîm isimlerini melce ve tahassungâh yaparak şeytandan istiaze edilmesini." Barla Lâhikası /153
Yâ Rauf; Acıyan, koruyan, bağışlayan ve esirgeyen manalarını ihtiva eder.
فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌـ Kur’an-ı Hakîmde Rauf ismi de Rahim ismiyle birlikte kullanılır (Nahl,48).
Ayrıca Kur'an-ı Kerim de Rahîm ve Atuf ismiyle birlikte zikredilir.
"يَا رَؤُفُ Ey kullarına çok şefkat edip esirgeyen Rauf (Cevşen).
Gafûrda bağışlamak ve günahı affetmek, Rahîm de şefkat, Rauf da ise acımak, korumak ve merhamet etmek manaları daha öne çıkar.
Peygamberimiz (asm) müminlere çok merhametli ve şefkatlidir. Bu durum Tevbe suresi 128. Ayette "O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir" şeklinde ifade edilir.
Yani ayette geçen orijinal ifadeyle Peygamberimiz(asm) müminlere karşı “Rauf ve Rahimdir”.
"Siracünnur'un esaslarından haber veriyor. Çünkü جَلَالٍ بَازِخٍ izzet, azamet ve celal ve kibriyadır. شَرَنْطَخٍ Süryanîce Rauf ve بَرْكُوتٍ Rahîm’dir.
Demek, Hazret-i İmam‑ı Ali radıyallahu anh Siracünnur'u tarif ediyor. Hayatını ve nurunu, kibriya ve azamet ve re'fet ve rahîmiyetten alıyor diye mümtaz hâsiyetini beyan eder." Şualar /624
"Rahîm, Rauf ve Zü'l-Minen Hazretlerinin inayet ve lütuflarından olarak tövbe ve istiğfar gibi kullarına ihda eylediği miftah-ı kerem ve ihsana, çok günahkâr ve terbiyesiz olan" kullarını tövbeye çağırıyor." Barla Lâhikası /377
Ayrıca Kur'an-ı Kerim de Rahîm ve Atuf ismiyle de birlikte zikredilir.
"يَا عَطُوفُ Ey kullarına karşı pek merhametli olan Atûf, "Bahardan sor. Bak nasıl "Yâ Hannan, Yâ Rahman, Yâ Rahîm, Yâ Kerîm, Yâ Latîf, Yâ Atûf, Yâ Musavvir, Yâ Münevvir, Yâ Muhsin, Yâ Müzeyyin" gibi çok esmayı işiteceksin. Ve insan olan bir insandan sor. Bak, nasıl bütün esma-i hüsnayı okuyor ve cephesinde yazılı. Sen de dikkat etsen okuyabilirsin." Sözler /358
"يَا غَافِرَ الْخَطٖٓيئَاتِ Ey hataları bağışlayan (2.Ukde 6.Satır)
"يَا غُفْرَانُ Ey bağışlaması bol olan Ğufrân (5.Ukde 4.Satır)
"يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَتُهُ Ey rahmeti her şeyi kuşatmış olan (19.Ukde 8.Satır)
يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِهٖ Ey rahmeti gazabını geçmiş olan (19.Ukde 9. Satır)
"يَا غَافِرَ الذَّنْبِ Ey günahı affeden (20.Ukde 3.Satır)
"يَا رَؤُفُ Ey kullarına çok şefkat edip esirgeyen Raûf (56.Ukde 6.Satır)
"يَا عَطُوفُ Ey kullarına karşı pek merhametli olan Atûf (56.Ukde 7.Satır)
"يَا عَفُوُّ Ey kullarını çok çok affeden
"يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ Ey bütün şefkatlilerden daha Raûf (44.Ukde 8. Satır)
"يَا غَافِرَ الْخَطَٓاءِ Ey hatâları bağışlayan (63.Ukde,2.Satır)
"يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ Ey bağışlayan ve tövbeleri kabul eden (99.Ukde 10.satır)
"يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الْغُفْرَانِ Ey af ve mağfiret sahibi (15.Ukde 9.satır)
"يَا عَظٖيمَ الْعَفْوِ Ey affı büyük olan (22.Ukde 5.satır)
Yâ Gafûr, Yâ Gaffâr, Yâ Gafîr, Yâ Ğufrân, Yâ Rauf, Yâ Atuf annemizin rahiminde bizi besleyip büyüttüğün gibi dünyada, berzahta ve ahirette bizden merhametini ve şefkatini esirgeme. Mağfiret ayı Ramazana girerken günahlarımızdan bizleri arındır.
Kaynaklar
1.RNK neşriyatın Android Risale-i Nur Külliyeti
2.Mealli Cevşen (Android Rnk Neşriyat Evrad)
3.Mealli Kur’an-ı Kerim (Android Rnk Neşriyat Evrad)
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.