Yâ Vedûd! Kalbime Muhammedî muhabbeti yerleştir

Yâ Vedûd! Kalbime Muhammedî muhabbeti yerleştir

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

​Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey vadettiği ebedi cennetiyle müminlerin kalbini ferahlatan Rahmân ve Rahîm, ey mahşer gününde en büyük şefaat yetkisini Habibi'ne veren Malikü'm-Mülk ve Mültece-i asiyân, ​Yâ Allah, Yâ Rahmân, Yâ Habîb! 'Cezâ men qarâ hâžâ şefâátu Aĥmedâ' müjdesinin kalbime verdiği nihayetsiz inşirah, ümit ve vuslat iştiyakıyla huzuruna geldim. Ya Rabbi! Ben bu mukaddes Celcelutiye beytlerini, Senin yüce isimlerini dilime vird, ruhuma kalkan eyledim. Amelim az, sermayem cüzi, günahlarım ise çoktur. Senin bu beytin lisanıyla verdiğin vaat hakkı için, beni Mahşer gününde mahzun ve ümitsiz bırakma.

Yâ Vedûd! Kalbime Muhammedî muhabbeti yerleştir. Beni, ismi göklerde Ahmed, yerde Muhammed olan o silsile-i kâinatın fahr-i ebedisinin (s.a.v.) haşmetli, nurlu ve gani şefaatine mazhar eyle. O’nun hamd sancağı altında toplanmayı bu aciz, fakir, kusur ve noksan kuluna nasip eyle. "Sünnet-i Seniyye, saâdet-i dareynin anahtarıdır." Sevgi, muhabbet; sünnet-i seniyye’ye ittibayı ve güzel ahlâkî gerektirir. Bizi sünnet-i seniyyede ve güzel ahlâkta sabit kıl. Peygamber Efendimiz ﷺ buyurur: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." müjdesiyle Peygamber Efendimiz ﷺ başta olmak üzere peygamberlerin, ashablarının, üstadımın, müceddidlerin, evliyaların sevgisiyle beraber eyle.

​Ya Selâm, Ya Lâtîf, Ya Cemîl! 'Fe yuĥşeru fîl cenneti meá ĥûrin śuffifet' vuslatının özlemiyle kapına iltica ediyorum. Ya Rabbi! Beni dünya zindanından, nefsin vehimlerinden ve şeytanın vesveselerinden kurtarıp, ebedi beka yurdu olan cennetine sarsılmaz bir selametle haşreyle. Dünyadayken kalbini ve gönlünü rızana bağlamış kullarına vaad ettiğin o saf saf dizilmiş nurani cennet nimetlerini ve en mühimi Cemâl-i pâkini müşahede etmeyi ve likâ buluşmasını ihsan eyle. Ruhumu cemâlinin letâfetiyle şimdiden ferahlat.

Ey en gizli amelleri dahi zayi etmeyerek katbekat mükafatlandıran Şekûr ve Kerîm, ey kullarını ebedi saadet yurtlarında saf saf nimetlerle ağırlayacak olan Câmî ve Vehhâb!

Allah’ım! Ahir zamanın dehşetinden nazarları mana-i ismi ile dünyayı bir zindan gibi yaşayan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Şefaat ve Cennet Vuslatı' sırrıyla muazzam bir teselli, iman selameti ve hidayet ihsan eyle. Müslümanların mana- i harfi nazarlarını ve ihlaslarıyla kalplerine bu beytin vaat ettiği o ebedi saadet müjdesini yerleştir ki, fani dünyanın geçici sıkıntıları karşısında sarsılmasınlar. Dünyada çekilen her bir sıkıntının, kalpte taşınan her bir esma nurunun ahirette nihayetsiz birer cennet meyvesine dönüştür.

Yâ Rabbe'l-Âlemîn!

Ümmet-i Muhammed'i affeyle. Mahşerde Habîb-i Ekrem'in ﷺ sancağı altında topla. Günahkârları mağfiretinle kuşat. Ümitsizleri rahmetinle dirilt. Gençleri sünnet-i seniyyeye yönelt. Kalpleri Peygamber sevgisiyle doldur. Din kardeşlerimizi mahşerin dehşetinden emin kıl, sahil-i selamete çıkar. Peygamber Efendimiz ﷺ buyurur:

"Her peygamberin kabul edilmiş bir duası vardır. Ben duamı ümmetime şefaat için sakladım."

Başka bir hadiste:

"Şefaatim ümmetimden büyük günah sahipleri içindir." buyurmuştur. Efendimiz’in (s.a.v.) ümmetine olan şefkatiyle şefaat deryasında temizleyerek hepimizi saf saf cennet saraylarında bir araya getir. Bizleri dünyada sünnet-i seniyye üzere yaşayanlardan eyle. Mahşer günü insanlar korku içinde beklerken,

bizi Habîb-i Ekrem'in sancağı altında topla.

Kevser başında onun cemalini görmeyi nasip et.

Şefaatine mazhar eyle.

Sıratı onun ümmeti olarak geçirmeyi nasip et.

Firdevs'te onun komşuluğunu ihsan eyle.

Ve cennetin bütün nimetlerinden daha üstün olan; Rızâ-yı İlâhîye ve Cemâlullah'a mazhar olmayı nasip eyle.

Çünkü cennetin en büyük nimeti Sen'sin.

En büyük saadet Senin rızandır.

En büyük vuslat Senin cemalini temaşa etmektir.

اَللّٰهُمَّ ارْزُقْنَا شَفَاعَةَ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ ﷺ وَاجْمَعْنَا مَعَهُ فِي الْفِرْدَوْسِ الْأَعْلَى

"Allah'ım! Nebin Muhammed'in ﷺ şefaatini bize nasip et ve bizi onunla birlikte Firdevs-i A'lâ'da topla."

​Ruhumuzu ilâhî lütufla, Ahmedî şefaatle temizle, akıbetimizi ebedi cennet nimetleri ile taçlandır.

​Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu vuslat niyazımız, En Sevgili’nin şefaatine olan sarsılmaz ümidimiz ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.

​Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırri Şefâati'l-Ahmadiyye ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye."

DİPNOT: Celcelutiye’nin 91. beyti; kasidenin başından beri maddî ve manevi fırtınalarla, cihadla, istiğfarlarla ve esma zırhlarıyla yürüyen o çilekeş, sadık müminin nihayet vuslat perdesini araladığı Müjde-i Kübra, Şefaat-ı Muhammediye ve Ebedi Cennet Saadetinin İlanı makamıdır. ​Kulun, bu mukaddes kasideyi ve onun nurlu esrarını kalbine yerleştirip diliyle vird edinmesinin nihai mükafatı olarak Fahr-i Kâinat Efendimiz’in (s.a.v.) o en muazzam şefaatine mazhar olmasını (cezâ men qarâ hâžâ şefâátu Aĥmedâ); mahşerin o dehşetli darlığından çıkarılarak ebedi saadet saraylarında, saf saf dizilmiş, tertemiz huriler ve mukaddes dostlarla birlikte cennet bahçelerine haşredilmesini (fe yuĥşeru fîl cenneti meá ĥûrin śuffifet) müjdeleyen ve ruha en derin inşirahı veren vuslat sırrıdır.

​Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sözler" (On Birinci Söz, Yirmi Sekizinci Söz - Cennet Bahsi ve Otuz İkinci Söz) ile "Mektubat" (On Dokuzuncu Mektup - Mucizat-ı Ahmediye) bünyesinde, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şefaatine dehalet etmenin ve ebedi cennet hayatının ne derece muazzam bir hakikat olduğunu harika bir dille şerh eder. Üstad der ki:

​"Şefaat-ı Muhammediye (s.a.v.), nihayetsiz bir rahmet deryasıdır. Şu dar-ı dünyada esma-i hüsnanın nurlarıyla tahassun eden ve sünnet-i seniyyenin arkasından giden ehl-i iman, o mahşer-i azamda dellâl-ı saltanat-ı ilahiye olan Zat'ın (s.a.v.) sancağı altına sığınır. Cennet ise, insanın bütün cüzi arzu ve istidatlarının nihayetsiz bir surette inkişaf ettiği, fani dünyada ekilen tohumların sümbül verdiği ebedi bir saadet sarayıdır."

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.