Uluslararası kavga niçin Afrika'ya kayıyor?
Türkiye'de yaşanan provakatif olaylar, bütün niçin, "derin Avrupa" bağlantılı? Niçin kavga Afrika'ya kayıyor?
Bazı şeylerin yokluğunun yapacağı tahribat, o şeyin maddi değerinin binlerce kat üzerinde olabilir. Örneğin bir ekmek, sadece 40-50 kuruştur ama onun yokluğunun yaratacağı tahribat, 40-50 kuruşluk olmaz, ölüm olabilir.
Bugüne kadar dünyayı yönetim aracı petroldü, ama artık petrol, yavaş yavaş tasfiye olacak, bunun yerini gıda alacak. ABD Başkanı Obama'nın, kriz nedeniyle iflas noktasına gelen iki Amerikan otomotiv şirketine, kendilerini kurtarmak için, petrol dışı alternatif yakıt teknolojilerine yönelmeleri şartını koşması oldukça anlamlıdır. Bir süre önce de Avrupa Komisyonu "40 Yıl içinde dizel ve benzinli araçların yasaklanması"nı ele almıştır.
Günümüzde, dünya üzerinde hakimiyetini sürdürmek ya da bunu oluşturmak isteyen güçler arasında, tohumu ve tarım alanlarını kontrol etme amaçlı mücadelelere tanıklık ediyoruz. Ancak, günümüzün en stratejik maddesi algısı halen "petrol" üzerine olduğu için, verilen mücadelenin aslında "gıda" üzerine olduğu henüz zihinlerde tam şekillenmiş değil.
Çok zengin bir ülke olsa dahi, kargaşa ve terör; bir ülkeye en fazla üç öğün yemek uzaklığındadır. Arap ülkelerindeki olayların yakıtı gıda krizidir.
Hazar ve Orta Doğu enerji bölgesinin ve Arap ülkelerinde son aylarda meydana gelen olaylarla Cebelitarık Boğazı, Süveyş Kanalı ve Hürmüz'ün "siyasi" açıdan ABD-Rusya-Türkiye Triosu tarafından kontrolü üzerine, Avrupa ve Çin için, Afrika'ya yönelmekten başka yol kalmamaktadır.
Dünya solunun en önemli entellektüel isimlerinden dilbilimci Profesör Noam Chomsky'nin de ifade ettiği (bbc, 9 Mart 2011) gibi; "Kuzey Afrika'nın geleceği Türkiye'nin tutumuna bağlıdır." Fransa ve İngiltere'nin Paris'te alelacele biraraya gelip, Libya'ya müdahalelerinin sebebi, Ankara'nın bölgedeki ağırlığından ve insiyatifi ele almasından duyulan rahatszılıktır.
İngiltere ve Fransa'nın bölgeye verdikleri "fiili önem", ABD'yi; Afganistan ve Irak'tan sonra Libya'nın üçüncü bir direniş noktası olma ihtimali üzerine, daha temkinli olmaya zorlamıştır. ABD, Libya'ya ilişkin çalışmalarına bundan sonra bir süre "örtülü" devam edecektir. İngiltere ve Fransa'nın bu hamlesi üzerine şimdi, Genelkurmay Başkanlığı'nın Teşkilat-ı Mahsusa'nın arşivlerini açıp, Afrika kıtasındaki Türkiye'ye "sadık" aileleri bulması gerekmektedir.
Geniş tarım arazileri ve enerji bölgesi olmasının yanısıra Afrika'nın, ABD-Rusya-Türkiye Üçlüsü için bir önemi daha bulunmaktadır. Kukla liderler tarafından petrol ve "nadir" element gelirlerinin "Derin Avrupa" bankalarına aktrarılması, yavaş yavaş kontrol altına alınacak, kıta halkı, parayla tanışacak. Bu durum, satın alma gücü biraz daha yüksek dev bir pazarın ortaya çıkması demektir.
Önümüzdeki yıllarda, bazı Arap ve Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye'ye büyük sermaye girişi olacak, ABD teknoloji verecek ve Türkiye; Kafkasların ve Afrika'nın üretim üssü haline gelecek. Amaç, "Derin Avrupa"nın pazarlarını ele geçirmek ve böylece Küresel Sermaye'nin hakimiyetini sınırlamaktır.
Türkiye'de yaşanan provakatif olaylar, bütün bu sebeplerle, "derin Avrupa" bağlantılıdır.
Türkiye diplomatik yönetmeni Ömer Özkaya
haber7
