'Suriyeliler için fazladan 1 milyon istihdam alanı gerekli'

'Suriyeliler için fazladan 1 milyon istihdam alanı gerekli'

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan, 'Türkiye'de aktif çalışma nüfusu yüzde 55 civarında, Suriyelilerde bu oranın yüzde 45-50 civarında olacağı tahmin ediliyor.

A+A-

Erdoğan, Ipsos tarafından düzenlenen "Araştırmada Yenilikler Konferansı" kapsamındaki "Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler ve Bunların Topluma, Ekonomiye ve Pazarlamaya Olan Gelecek Etkileri" başlıklı panelde yaptığı konuşmada, Suriye'deki savaş sürecinde Türkiye'nin uyguladığı açık kapı politikası sonucunda 5 yılda 5 milyondan fazla insanın Türkiye'ye geldiğini ve bunun 1,5 milyonunun başka ülkelere gittiğini kaydetti.

Türkiye'de 2011'de mülteci sayısı 40 bin civarında iken, şu anda ise 3 milyon 13 bin geçici koruma altında, ön kayıt yapılan 320 bin civarında Suriyeli ile büyük bölümü Afgan ve Iraklı olmak üzere 300 bin diğer mülteci bulunduğunu anlatan Erdoğan, "Bu 3,6 milyon sayısı, Türkiye nüfusunun yüzde 4,6'sına denk geliyor. Türkiye, 2014'ten bu yana dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesi haline geldi. Türkiye, Suriye'den kaçan Suriyelilerin yüzde 52'sinden fazlasını tek başına barındırıyor. İkinci sırada Lübnan geliyor. Lübnan'ın nüfusu 3,7 milyon, 1 milyondan fazla mülteci barındırıyor." diye konuştu.

Erdoğan, aktif çalışma durumundaki Suriyelilere değinirken, "Türkiye'de aktif çalışma nüfusu yüzde 55 civarında, Suriyelilerde bu oranın yüzde 45-50 civarında olacağı tahmin ediliyor. Türkiye'nin Suriyeliler için fazladan 1 milyon istihdam alanı yaratması gerektiği açık." dedi.

Türkiye'ye gelen Suriyelilerin yüzde 33'ünün okur-yazar olmadığını, yüzde 13'ün okula gitmediğini ancak okur-yazar olduğunu beyan ettiğini aktaran Erdoğan, hesaplamalarına göre Türkiye'de üniversite mezunu olan veya üniversiteye giden Suriyelilerin yüzde 2 civarında olduğunu söyledi.

Erdoğan, toplumsal entegrasyon konusuna işaret ederken, Türkiye'nin 3,6 milyon sığınmacıyı düşünerek "Sosyal Politikalar ve Uyum Bakanlığı" şeklinde yeni bir bakanlık yapılanması ihtiyacı olduğu görüşünü dile getirdi ve "Daha sağlıklı, huzur içinde yaşayacak bir toplumun mekanizmasını ancak bu şekilde geliştirebiliriz diye düşünüyorum." diye konuştu.

"TELEVİZYON EV YAŞAMINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR İLETİŞİM, EĞLENCE ARACI HALİNE DÖNÜŞMÜŞ"

Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nden Semiha Feyzioğlu, Türkiye'de yaşayan 15 yaş ve üzeri bin 282 Suriyeli sığınmacıyla yapılan "Mülteci Hayatlar Araştırması"nın sonuçlarını paylaştı.

Görüşmelerin dilinin Arapça olduğunu aktaran Feyzioğlu, şu bilgileri verdi:

"Çalışma, Suriyeli nüfusun yüzde 79'unu kapsayan 10 ilde yapıldı. Bugün Türkiye'de resmi kayıtlı 3 milyon Suriyeli yaşıyor. Özellikle 2013-2014'te Suriye'den Türkiye'ye göçün daha yoğun yaşandığı görülüyor. Savaşın ilk yıllarında ağırlıklı olarak kamplarda yaşayan Suriyeli nüfus, bugün kent merkezlerinde ve kırsal alanlarda yaşıyor. Bugün kamplarda yaşayan Suriyelilerin oranı yüzde 8. İstanbul 483 bin kişi ile en fazla Suriyelinin ikamet ettiği şehir. İstanbul'u, Hatay, Gaziantep, Kilis gibi sınır illeri takip ediyor. Araştırmamız toplamında 10 ilde 2 milyon 373 bin Suriyeli yaşıyor. Yasal tanım olarak Türkiye'de bulunan Suriyeliler geçici koruma altında haklara sahipler."

Feyzioğlu, araştırma için görüştükleri Suriyelilerin hepsini geçici koruma altında olmadığını belirterek, "Yüzde 89'u kayıt altında ve geçici kimlik kartına sahip, yüzde 11'in de kayıt dışı olduğunu söylemek mümkün. Kabaca hesapla Türkiye'de kayıtdışı ve kayıt altında olan Suriyeli sayısının 3 milyon 400 bin civarında olduğunu araştırma sonuçlarına göre tahmin edebiliyoruz." dedi.

Geçici kimlik kartının en temel ihtiyaçlara erişim için gerektiğini vurgulayan Feyzioğlu, şunları anlattı:

"Araştırma gösteriyor ki bugün yüzde 13'lük kesim, kamudan, sivil toplumdan, uluslararası organizasyonlardan sosyal yardım alıyor. Geri kalanı hayatını işgücünden elde ettiği kazançla, maaşla, ücretle devam ettiriyor. Aslında Suriyeliler hanelerini kendi çabaları, kendi emekleriyle geçindiriyor. Suriyelilerin yüzde 95'i aylık hane geliriyle kendi ihtiyaçlarını, ailesinin ihtiyaçlarını zorlukla karşıladığını söylüyor. Televizyonun bu hanelerde önemli bir aktör olduğunu görüyoruz. Hanelerde televizyon sahipliği oranının yüzde 74 olduğunu görüyoruz. Televizyon tüm finansal sıkıntılara, sosyal yaşama katılımdaki kısıtlılıkla ilişkili olarak ev yaşamında çok önemli bir iletişim, eğlence aracı haline dönüşmüş. Görüştüğümüz 15 yaş üzeri Suriyeli bireylerin yüzde 78'inin akıllı telefonu olduğunu görüyoruz. Bu kadar yüksek olma nedeni iletişim ihtiyacına işaret ediyor. Türkiye'deki yakın çevresiyle iletişim, Suriye'de geri bıraktığı akrabalarıyla, arkadaşlarıyla iletişim Suriyeliler açısından olmazsa olmaz. Genel olarak Suriyeli mülteciler hakkında bilgi alma kanalı olarak da sosyal mecra yaygın kullanılıyor."

Feyzioğlu, araştırmaya göre Türkiye'deki Suriyelilerin üçte birinin bir işte çalıştığının görüldüğünü aktararak, Suriyeli erkeklerin yüzde 50'si çalışma hayatına katılırken, bu oranın kadınlarda yüzde 8'de kaldığını kaydetti.

Suriyeli nüfusun yüzde 17'sinin iş aradığını ve erkeklerde bu oranın yüzde 24'e çıktığını dile getiren Feyzioğlu, her 4 Suriyeliden 3'ünün, "Türkiye'de düzenli gelir getiren bir iş bulamıyorum" dediğini aktardı.

Feyzioğlu, "Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin yarısından fazlası Türkiyeli bir çevre edinmekte zorlanıyor. Araştırmada gördük ki Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin yüzde 47'si hiç Türkçe konuşamıyor, yüzde 39'u hiçbir şekilde Türkçe anlamıyor. Türkçe dil eğitiminin, en önemli ihtiyaç alanı olduğunu tespit ettik. Katılımcıların yüzde 92'si, Türkçe eğitim almanın, hayatlarını Türkiye'de devam ettirmek için çok önemli olduğunu söyledi." diye konuştu.

AA

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.