Dört hâl

Günde kaç hal değiştirir, nice kıvamdan geçer, farklı tavırlar sergileriz... Bitki yönümüz, hayvan yönümüz, beşer yönümüz, insan yönümüz ve boyutumuz var; 24 saatte 4 hal yaşadığımız olur, zıt gibi görünse de vakıa böyle!

Birini beşerden düşük halde görünce şaşarız, gerçekte şaşılacak bir şey yok; olabilecek ve olan şeyler!

"Ve keza, insanın vücudunda, kendi varlık aleminde iç içe mütedahil daireler ve birbirine bağlı müterakib masnuat vardır. Çünkü insan hem bir nebat, hem bir hayvan, hem bir insan, hem bir mü'mindir. Tezkiye muamelesi bazen evvela dördüncü tabaka olan tabaka-i imaniyede olur. Sonra ine ine ta mukavemetin en şiddetlisi olan tabaka-i nebatiyeye iner. Bazan da yirmi dört saat zarfında her dört tabakada muamele vaki olur. İnsanı hata ve galata atan, bu dört tabakadaki farkı riayet etmemektir" diyen Üstad ummadığı bir talebeden gördüğü "vefasızlıktan" bahseder. Kendi dünyamızda ve çevremizde bu ve buna benzer haller yaşamıyor ve şahit olmuyor muyuz?

Zan ediyor, gıybet yapıyor, öteliyorsak "vah" halimize, vahlar "ahlar" ileri giderse, küslük olur, ayrılık olur, ittihat gider, İhlas bozulur, ubudiyet ve hizmetin tadı kaçar!

Tat yok, samimiyet gitmiş, letafet bozulmuşsa; çok lakırtı, çok iş neye yarar?

Settar ismi ne zaman nasıl okunmalı, o ismi üzerinde izhar etmek nasıl olmalı?

Bu 4 hal milletler tarihinde de olmaz mı; 1-2 asırdır Araplar ve Türkler Müslüman oldukları halde ona uymayan nice tavır sergilediler, değişik haller yaşadılar, Mü'min olma vasfını her zaman gösteremediler, kah bitki kah başka hallere büründüler...

İsrail diye bir devlet ne diye çıktı?

Hikmet ciheti okunduğunda kadere buna fetva verdirdiğimiz görülür, 7 Ekimden beri yaşananlar manen güçlü olmadığımızı gösterirken kıpırdamaları da nazara verdi, bıçak kemiğe dayanmaya ramak kala Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan güvenlik anlaşması imzaladı.

Evet sevinelim hamasete girmeden sevinelim; umarız bu hadiselerin getirdiği zorunluluktan öteye geçer; uygulanır, derinleşir genişler...

Ticarete, teknolojiye, kültüre, ekonomiye her alana en önemlisi zihin ve kalplerde yerleşir ve devam eder, varlığımızın ve var kalmamızın başka yolu var mı?

Düşmandan dost olmayacağını çok acı yaşadık, yaşıyoruz; daha ne kadar dövüleceğiz?

"Mü'minler kardeştir" halini umumiyetle gösterme evresi geldi sanırım; 100 yılı 24 saat kabul edersek 4 hal bir şekilde seyir halinde devam ediyor...

Şimdi ittihad-ı İslam zamanı, ümmet olma şuuru vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.