Dr. Selçuk ESKİÇUBUK

Dr. Selçuk ESKİÇUBUK

Yazarın Tüm Yazıları >

Sultanfatih’in kedileri konuşur mu?

A+A-

Şefkat; yardıma, sevgiye, muhtaç olanlara karşılık beklemeden yardım etmek, başkasının üzüntüleriyle ilgilenmek demektir. Bu duygu Allah’tan sonra en çok Peygamberlerde, sonra insanlarda, insanlar içinde ise annelerde ve ihtiyar kadınlarda bulunur.

Bulunma dereceleri farklı farklıdır. Daha alt derecelerde hayvanlarda da bulunur. Mesela filler, belki de en insancıl özellikleri sürülerinden bir filin öldüğü yerden geçerken durup ağlamaları buna örnek gösterilebilir. Bazı hayvanlar da ölen yavrularını uzun bir zaman bırakmazlar, sırtında taşırlar, maymunlar gibi.

Allah; yarattığı bütün mahlûkatına karşı çok merhametlidir, çok şefkatlidir. Kimse ondan fazla şefkatli olamaz. İnsanları diğer hayvanlardan üstün kılıp onu çok farklı bir bedenle yaratması da o şefkatin gereğidir. Kur’an bunu şöyle anlatıyor:

“En iyi koruyucu Allah'tır; merhametlilerin en merhametlisi de Odur." (Yusuf Sûresi, 64)

Bediüzzaman da insan ve hayvanlarda görülen bu duygunun Allah’ın güzel isimlerinden olan “Rahim” isminin yansımaları olduğunu söyler:

“Hem şefkat dahi, aşk gibi, belki daha keskin ve daha geniş bir tarîktir ki, Rahîm ismine îsâl eder”. (Sözler,26.Söz)

“…birgün kedilere baktım. Yalnız yemeklerini yediler, oynadılar, yattılar. Hatırıma geldi: “Nasıl bu vazifesiz canavarcıklara mübarek denilir?” Sonra gece yatmak için uzandım. Baktım, o kedilerden birisi geldi, yastığıma dayandı, ağzını kulağıma getirdi, sarih bir surette “Yâ Rahîm, yâ Rahîm, yâ Rahîm, yâ Rahîm“ diyerek, güya hatırıma gelen itirazı ve tahkiri, taifesi namına reddedip yüzüme çarptı. Aklıma geldi: “Acaba şu zikir bu ferde mi mahsustur, yoksa taifesine mi âmmdır? Ve işitmek yalnız benim gibi haksız bir muterize mi münhasırdır, yoksa herkes dikkat etse bir derece işitebilir mi?” Sonra, sabahleyin başka kedileri dinledim. Çendan onun gibi sarih değil; fakat mütefavit derecede aynı zikri tekrar ediyorlar. Bidâyette hırhırları arkasında “Yâ Rahîm“ fark edilir. Git gide hırhırları, mırmırları aynı “Yâ Rahîm“ olur; mahreçsiz, fasih bir zikr-i hazîn olur. Ağzını kapar, güzel “Yâ Rahîm“ çeker. Yanıma gelen ihvanlara hikâye ettim. Onlar dahi dikkat ettiler, “Bir derece işitiyoruz” dediler. (Sözler,24.Söz)

Bu sene karakış geldi, bazı yollar kapandı, yetkililer gerekli önlemleri alıyorlar, gereğini yapıyorlar. Bu mevsimde en büyük sorun barınma ve ısınma. Bacası tütmeyen evlerde oturanlar var. Bazı şehirlerde sokakta yaşayanlar var, belediyeler onları toplayıp barınacak yer veriyor, karınlarını doyuruyor. Ama bir de sokaklarda yaşayan kedi, köpek gibi canlılar, kuşlar var. Kar yağınca yiyecek bulamıyorlar.

İnsan olarak bize düşen görevler yok mu? Her şeyi devletten mi bekleyelim? Bacası tütmeyen bir eve biz de yardım edemez miyiz? Sokaklardaki kedi, köpek ve kuşlar için neler yapabiliriz?

Bu duygular içinde apartmanımızın otoparkında yaşayan mahallenin kedileri için kasaptan “çorbalık” tabir edilen kemikli tavuk eti parçaları aldım. Bizim buralarda kilosu 2.5 lira. Kedilere verdim afiyetle yediler. Daha sonra bir gün balıkçıdan balık alırken birden aklıma kediler geldi, onlara da orada temizlenmiş balıklardan kalan hamsi kafalarını alayım dedim. Alıp getirdim kedilere verdim ama iki gün geçmesine rağmen yemediler. Anladım ki beni protesto ediyorlar, manen diyorlar ki “Sen bizi önce çorbalığa alıştırdın sonra çok gördün, bedava kanlı hamsi kafaları getirdin. Sana minnet etmiyoruz… Aç kalsak ta onları yemiyoruz… Seni protesto ediyoruz…”

Evet Bediüzzaman kedilerin “Ya Rahim… Ya Rahim“ dediklerini işitmiş, ben duyamadım ama beni beden diliyle, lisan-hal ile protesto ettiklerini sezdim. Bu sana yakışmadı dediklerini duydum.

Hatamı anladım, tövbe ettim. Ben sıcacık apartman dairesinde oturup arabamı kapalı otoparkımıza koyarken mahallenin kedilerine hamsi kafalarını reva görmüştüm. Ama çabuk barıştık, kasaptan çorbalıklarını alıyorum ve her akşam onları doyuruyorum? Şimdi de aklımda kuşlar var, inşallah onların da yemlerini alıp bahçenin çimenleri üzerine atacağım.

Kim demiş ki kediler konuşur mu? Gelin bakın bizim Sultanfatih apartmanının kedileri nasıl konuşuyor ve oturanlara ders veriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum