Şimdi de Mısır, İran'la korkutuluyor
Mısır'da onlarca yıl sonra yapılan ilk özgür oylamanın ardından demokratikleşme sürecini hızlandıracak anayasa değişikliklerinin kabul edilmesi sonrasında ülke basınında 'Mısır, İran olma yolunda' şeklinde yorumlar yapılmaya başlandı.
Müslüman Kardeşler'i hedef alan makaleler, Türkiye'de yıllardır devam eden laiklik tartışmalarını hatırlatıyor.
AK Parti'nin iktidara gelmesini engellemek için yıllarca dile getirilen 'Türkiye İran olacak' sloganlarının bir benzeri şimdi de Mısır'da dillendiriliyor. Önceki gün açıklanan Mısır tarihinin ilk demokratik referandumunun sonucunda anayasa değişikliğine 'evet' oyu çıkması bazı kesimler tarafından 'Mısır, İran olma yolunda' veya 'İslamcı tehlikesi' şeklinde değerlendiriliyor. Referandumda 'hayır' kampının sözcülüğünü yapan Masri el Yom gazetesi yazarlarından Süleyman Guda, "Sahtekarlıklar konusunda özgür olan referandum Müslüman Kardeşler ve diğer dini gruplar tarafından etki altına alındı." iddiasını dile getirdi. Guda, bu amaç için camilerin kullanıldığını da öne sürdü. Şuruk gazetesinin liberal görüşlü yazarlarından Salama Ahmet Salama da insanların 'evet' oyu kullanmaları için ahiretle korkutulduklarını iddia etti.
Kendi içinde de birkaç farklı görüş tarafından temsil edilen Müslüman Kardeşler referandumda 'evet' oyu kullanacaklarını açıklamasına rağmen ülke genelinde hiçbir propaganda faaliyetinde bulunmayarak bu yöndeki ithamları asgariye indirmeye çalışmıştı. Ancak özellikle bazı Selefi grupların yaptığı faaliyetler bazı basın yayın kurumları tarafından Müslüman Kardeşler'in görüşü şeklinde dile getiriliyor. İran tarzı bir yönetime karşı olduğunu ısrarla tekrarlayan Müslüman Kardeşler, Suudi Arabistan menşeli Vahhabi düşünceye de karşı çıkıyor. Özellikle örgüt içindeki yenilikçiler ve gençler Türkiye'yi çok yakından izliyor. Devrik liderler Hüsnü Mübarek ve Zeynel Abidin bin Ali yıllarca 'İslamcı bir tehlike'den bahsederek Batı'dan meşruiyet elde etmişti. Koalisyon güçlerinin saldırısı altındaki Libya lideri Muammer Kaddafi de sık sık muhalifleri El Kaide teröristleri olarak yaftalıyor.
Devrim süresince Mısır'da Müslüman Kardeşler'in iktidara gelmesinin büyük bir tehdit oluşturacağını öne süren ülkelerin başında ise şüphesiz İsrail geliyor. Ancak örgüt şu ana kadar İsrail aleyhtarı sert açıklamalar yapmaktan özenle kaçınıyor. Son referandumda Amr Musa, Muhammed el Baradey, Eymen Nur gibi isimlerin yanı sıra Hıristiyanlar da 'hayır' oyu verecekleri yönünde görüş belirtmişti. Hıristiyanlar özellikle Mısır anayasasındaki 2. maddede yazılı olan 'Devletin dini İslam'dır' ibaresinin çıkarılmasını istiyor. Müslüman Kardeşler ise bu tür isteklere karşı çıkıyor. Ancak Müslüman Kardeşler'in yanı sıra referandumda 'hayır' oyu kullanan pek çok parti ve lider de bu maddenin değiştirilmesine karşı çıkıyor.
BM Genel Sekreteri'ne Mısır'da saldırı
Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Arap Birliği binasının önünde karşılaşan Libya lideri Muammer Kaddafi yanlıları ile muhalifleri arasında çatışma çıktı. Çatışmalar sırasında Arap Birliği'ni ziyaret eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da Kaddafi taraftarlarının fizikî saldırısına uğradı. Göstericiler, Ban Ki-moon'a tepki göstererek "Bizi dinlemeden buradan gitmeyecek.'' şeklinde sloganlar attı. BM Genel Sekreteri, yeterli güvenlik önlemleri sağlandıktan sonra Kahire'deki diğer resmî temaslarını tamamlamak üzere binadan ayrılabildi. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un ayrılmasından sonra Kaddafi taraftarları ile Libyalı muhalifler arasında çatışmalar devam etti. Ban Ki-moon ile basın toplantısı düzenleyen Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, BM'nin Lİbya için sunduğu çözüm ile ilgili herhangi bir sorunlarının olmadığını ve hava operasyonlarının tamamen sivilleri korumaya yönelik olduğunu ifade etti. BM, Libya'da sivillerin korunması için uçuşa yasak bölgenin yanı sıra gerekli tüm askerî tedbirlere onay vermişti.
Cumali Önal - Zaman
