Modern insanın en büyük problemlerinden biri zaman eksikliği değil, dikkat dağınıklığıdır. Gün içinde saatlerimiz var ama o saatlerin içinde ne kadar “gerçekten oradayız”? İşte asıl mesele burada başlıyor.
Çünkü dikkat, sadece bir odaklanma meselesi değildir; aynı zamanda bir anlam meselesidir. İnsan, anlam bulamadığı şeye dikkat veremez. Zorlandığı yer de burasıdır.
Bugün birçoğumuz aynı anda onlarca şeye bakıyor ama hiçbirini gerçekten görmüyoruz. Telefon elimizde, zihin başka yerde, kalp ise tamamen dağınık, eller kaydırmada… Bu parçalanmışlık hali, zamanla insanın iç dünyasında da bir kopuşa sebep oluyor. Dikkati dağılan insanın, iradesi de zayıflar; iradesi zayıflayanın ise hayatı savrulur.
Oysa dikkat, eğitilebilir bir kabiliyettir. Tıpkı eğitimle köpeklerin eğitildiği gibi.
Küçük ama etkili adımlarla yeniden inşa edilebilir.
Mesela insan, aynı anda tek işe odaklanmayı öğrendiğinde zihnini toparlamaya başlar. Basit gibi görünen “25 dakika odaklan, 5 dakika dinlen” sistemi bile, aslında zihne bir disiplin kazandırır. Çünkü zihin, sınır konulduğunda daha verimli çalışır.
Bir diğer önemli mesele de başlamaktır. İnsan çoğu zaman yapamadığı için değil, başlayamadığı için zorlanır. Halbuki işi küçültmek, yükü hafifletir. “Sadece 5 dakika yapacağım” diyen bir insan, çoğu zaman o işi devam ettirir. Çünkü zihin, başlamış olanı bitirme eğilimindedir.
Motivasyon da burada devreye girer.
Sanıldığı gibi motivasyon bir duygu değil, bir yön meselesidir. İnsan neden yaptığını bilmezse, nasıl yapacağını da bulamaz. Bu yüzden kendimize şu üç soruyu sormamız gerekir:
“Bunu neden yapıyorum?”
“Nasıl yapacağım?”
“Şu an ne yapmalıyım?”
Bu sorular, zihni dağınıklıktan kurtarıp istikamete sokar.
Fakat meselenin daha derin bir boyutu da var: İnsan, dikkatini en çok neye veriyorsa aslında hayatını da oraya yönlendirir. Sürekli ekranlara bakan bir zihin, derinleşemez. Sürekli uyarılan bir kalp, sükûnet bulamaz.
Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır. [1]
Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rü'ya görür. Güzel rü'ya, gören, hayatından lezzet alır. [2]
Bu yüzden bazen yapılacak en büyük hamle, boşu boşuna hiçbir şey yapmamaktır. Çünkü yaptığımız her şey zihnimizi dolduracak ve rüyamızda bile kendiyle meşgul edecektir.
Telefonu kapatmak. Sessiz kalmak. Nefes almak. Su içmek.
İnsan, dikkatini topladıkça kendine yaklaşır. Kendine yaklaştıkça da hayatını daha bilinçli yaşamaya başlar.
Sonuç olarak şunu söylemek gerekir:
Dikkat, sadece bir verimlilik aracı değil; aynı zamanda bir hayat kalitesi meselesidir.
Dikkatini kaybeden insan, zamanını kaybeder.
Zamanını kaybeden ise, hayatını fark etmeden tüketir.
Belki de bugün yapılacak en önemli şey şudur:
Biraz yavaşlamak…
Bir işe gerçekten odaklanmak…
Ve o anda kalabilmek…
Çünkü bazen insanın en büyük kazanımı, sadece orada olmasıdır.
Selâm ve duâ ile.
Düşüncenin İstikameti Bozulunca...
https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-dusuncenin-istikameti-bozulunca-28552yy.htm
Bezginlik: Modern Zamanın Görünmez Yükü
https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-bezginlik-modern-zamanin-gorunmez-yuku-28379yy.htm
Zihin Fesadı’na Karşı 33 Çözüm Yolu
https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-zihin-fesadina-karsi-33-cozum-yolu-28594yy.htm
1 Mektûbat (473)
2 Asar-ı Bediiyye (323)