Risale-i Nur şimşek ve yıldırımı konuşturuyor

Risale-i Nur şimşek ve yıldırımı konuşturuyor

Son 1 ayda 11 kişi yıldırım çarpması sonucu vefat etti ama bu yönü hiç konuşulmadı

Ahmet Bilgi'nin haberi:

RİSALEHABER-Küresel iklim değişikliği, yaz aylarında dolu ve yağışları olduğu kadar yıldırımları da arttırdı. Son 1 ayda 11 kişi yıldırım çarpması sonucu vefat etti.

ŞEMSİYEDEN KAÇININ

Uzmanlar, yıldırım çarpmasına bağlı can kaybının en çok ilkbahar ve yaz aylarında yaşandığına dikkat çekiyor. Fırtınalı havada metal eşyalardan uzak durmak gerektiğini belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik- Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Cansız, “Yıldırım yüksek miktarda elektrik akımından oluşması sebebiyle, akımın kolay iletildiği ortamda yayılma eğilimindedir. Yıldırımın isabet ettiği metalin temas ettiği her şey akıma kapılır. Üzerimizde taşıdığımız metal eşyanın büyüklüğüne göre de risk artar. Yıldırım düşme olasılığı yüksek yerlerde şemsiye kullanmayın” dedi. 

Cep telefonu, bluetooth kulaklıkların da yıldırıma davetiye çıkarttığı iddialarla ilgili uzmanlar, fırtınalı havalarda metal aksamlı telefon kullanılmamasını öneriyor. 

DURAKLARDAN UZAK DURUN 

Fırtınalı havada metal olduğu için şehir içinde bulunan otobüs durakları ve benzer küçük yapılardan uzak durmak gerektiğini kaydeden Cansız sözlerine şöyle devam etti: “Fırtınada nemin veya suyun bulunduğu yüzeylerde veya yerlerde durmayın. Elektrik akımı suyun bulunduğu yüzeyle temas edeni çarpabilir.” 

ŞİMŞEK, YILDIRIM VE GÖK GÜRÜLTÜSÜ NE DİYOR? RİSALE-İ NUR KONUŞTURDU

Şimşeklere karşı gerekli tedbirler alınmakla birlikte manevi yönü de ihmal edilmemeli. Şimşek, yıldırım ve gökgürültüsü de Cenab-ı Hakkın vazifeli memurları. Kur'an-ı Kerim'deki ilgili ayetleri tefsir eden Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, gökyüzünden gelen mesajları Risale-i Nur'da şöyle anlatıyor:

Sonra ra’dı (gök gürültüsü) dinler ve berke (şimşeğe) bakar, görür ki: Bu iki hâdise-i acîbe-i cevviye (havadaki acayip olay) tam tamına وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ (“Gök gürültüsü Onu hamd ederek, tesbih eder.” Ra’d Sûresi, 13:13.) ve
 يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِاْلاَبْصَارِ (“Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alıverir.” Nur Sûresi, 24:43.) âyetlerini maddeten tefsir etmekle beraber, yağmurun gelmesini haber verip, muhtaçlara müjde ediyorlar.

Evet, hiçten, birden harika bir gürültüyle cevvi konuşturmak ve fevkalâde bir nur ve nar (ateş) ile zulmetli (karanlık) cevvi (hava boşluğu) ışıkla doldurmak ve dağvarî pamukmisâl ve dolu ve kar ve su tulumbası hükmünde olan bulutları ateşlendirmek gibi hikmetli ve garabetli vaziyetlerle baş aşağı gafil insanın başına tokmak gibi vuruyor, “Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa’al ve kudretli bir Zâtın hârika işlerine bak. Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar. Herbirisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm tarafından istihdam olunuyorlar” diye ihtar ediyorlar.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum