Yazarlar
Manşetler
Günün Haberleri
Arşiv
Sitene Ekle
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
İstanbul
27 °C
24
16:00
Her insanda olan sıra dışı, 'parapsikolojik' haller
15:30
Soykırımcı israil Gazze'de 300 günde en az 300 çocuğu katletti
14:30
Anayasa Mahkemesi, kadınların erkeğin kütüğüne kaydolmasına yönelik itirazı reddetti
14:00
Çatıda yağmur suyu hasadı: Sıcaklarda klima kullanımını azaltabilir
13:30
İspanya için 21. yüzyılda eşi benzeri görülmemiş 90 saniye
10:36
Mehmet Görmez Emevi Camii'nde cemaate hitap etti: Bediüzzaman'ın çağrılarını yenileme imkânı buldum
09:32
Peygamberimizin (asm), Hz. Hatice ile evliliği: İlk teklif ve düğün süreci
09:01
Dünya Müslüman Alimler Birliği: Mekke Anlaşması'na diğer İslam ülkeleri de dahil olmalı
08:55
Yeni haftada kuzeyde sağanak, batıda etkili sıcak
08:53
Yunanistan’da 106 farklı noktada Filistin’e Özgürlük mitingleri yapıldı
Günün tüm
haberleri
Anasayfa
Risale-i Nur
Risale-i Nur
'İhtiyar (irade) benim elimde değil, fıtratımda adâvet var' diyorsan!
Mü'min kardeşinden sana gelen fenalıkta kaderin, nefsin ve şeytanın hissesi var
Haset evvelâ hâsidi ezer, mahveder, yandırır, hasedin çaresi ise
Hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et
Her dediğin doğru olmalı fakat her doğruyu demek doğru değildir
'Yalnız hak benim mesleğimdir' demeye hakkın yok!
Sevmediğin bir adamın mâsum bir kardeşine adâvet etmek!
Hâlıkınız bir, Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir, memleketiniz bir, bine kadar bir, bir
Ey insafsız adam! Şimdi bak ki, mü'min kardeşine kin ve adâvet ne kadar zulümdür
Bir hane-i Rabbâniye ve bir sefine-i İlâhiye olan bir mü'minin vücudu
İşte sana mühim bir define: Anne-babaya hizmet et, rızalarını tahsil eyle
İhtiyarların ne derece sebeb-i def-i musibet olduklarını sen kıyas eyle
İhlâsın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız
Canavara inkılâp etmemiş herbir veled, ana-babanın kalblerini hoşnut etmeli
Kur'ân ve ehl-i iman, hadsiz masnuatı bir Sâni-i Vâhide verir
İki arkadaş memleketin ahvâline dair istatistikli bir nevi coğrafya yazmak istiyorlar
O intisap kuvvetiyle karınca Firavun'un sarayını başına yıkar, sinek Nemrut'u gebertip Cehenneme atar
Herbir zerre O'na intisap etse nihayetsiz bir ilim ve kudrete istinad eder
İnsanların Hâlık-ı Rahîmi, saadet-i ebediyeyi nev-i beşerin ehl-i imanına vaad etmiştir
Dünyadan âhirete geçilecek, merciiniz O'nun dergâhıdır, rahmetidir
Cennetler, baharlar kadar; baharlar, bahçeler kadar; bahçeler, çiçekler kadar kolay
Çok küçük cüz'iyatlar var, mu'cizât-ı san'atça külliyattan üstündür
Maddeden mücerreddir, misli, misali, mesîli yoktur
O'nun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümtenidir, zevâli muhaldir
Allah'ın hiçbir yerde olmadığı halde, her yerde hazır ve nazır olmasının sırrı
Vahdetle iş gördüğü için, bütün eşya birtek şey kadar kolay olur
Şu kâinatta, nihayet derecede san'atça ve kıymetçe yüksek ve âli bir keyfiyet görünüyor
Kudret-i İlâhiye için en büyük şey en küçük şey kadar kolaydır
Herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlâsı kazanmaya mecbur ve mükellefiz
Cenneti halk etmek, bir bahar kadar kolaydır
Hiçbir şey O'na ağır gelemez yalnız emreder, yapılır
Bütün mevcudat ilm-i muhît sahibinin irade-i külliyesine delâlet eder
Ey insan! Aklını başına al, dikkat et, nasıl bir Zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!
Hayır isteyen O'ndan istemeli, iyilik arzu eden O'na yalvarmalı
Yâ İlâhenâ! Sensin Hâlık çünkü biz mahlûkuz, yapılıyoruz
Mevcudat vücutlarıyla, o Hayy-ı Lâyemûtun hayatına şehadet ederler
Şu mahlûkat, izn-i İlâhî ile âlem-i gaybdan gönderiliyor
Hayatı veren kim ise, bütün kâinatın Hâlıkı da O'dur
Bir elmayı halk eden kim ise, bütün dünyaya gelen elmaları icad eden yine O olabilir
Biz birtek Sâni-i Hakîmin san'atından birer mu'cizesi, birer harikasıyız
İnsanın herbir âzâsında birer mühr-ü vahdeti vardır
Hâlık-ı Vâhidden başka kim güneşi arzlılara musahhar bir hizmetkâr eder?
Güneş haşmet lisanıyla 'Yâ Celîl, yâ Kebîr, yâ Azîm' dediği vakit
Gayet ağır, büyük, umumî ve kudsî bir hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş
Sâni-i Zülcelâlin âlem-i ekberdeki san'atı o derece mânidardır ki
Malikü'l-Mülk-i Zülcelâl, herşeyi birer model hükmünde inşa ederek mensucat-ı san'atını onlara giydirir
Sâni-i Hakîm, kâinatı bir mescid-i kebir şekline döndürmüş
İnsan, gayet mânidar bir mektub-u Rabbânîdir, muntazam bir kaside-i kaderdir
9
10
11
12
13
14
15
Haberler
Son Haberler
Manşetler
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
Güncel
Dünya
Nur Talebeleri
Aile
Ayasofya
Eğitim
Tefekkür
Osmanlıca
Röportaj
Risale-i Nur'u Sadeleştirme Tartışması
Hayat
Otomobil
Bilim - Teknoloji
Kültür Sanat
Edebiyat
Ekonomi
Toplum
Sosyal - Medya
Sağlık
Kitaplık
Spor
Kariyer
Ajanda
İlan - Tanıtım
Kutlu Doğum Etkinlikleri
العربية
Bilgi Bankası
Diğer İçerikler
Foto Galeri
Web Tv
Yazarlar
Kurumsal
Künye
İletişim
Gizlilik İlkeleri
Kullanım Şartları
Geliştiriciler İçin