Mehmet Selim MARDİN

Mehmet Selim MARDİN

Nursi Hanedanın üçüncü kuşak son temsilcisi: Vahdeti Suat Sipahioğlu

A+A-

Sofi Mirza’nın büyük oğlu alim ve fazıl bir kişiliğe sahip olan Molla Abdullah’ın doğum tarihi ile ilgili bir bilgi yoktur. Ancak vefat tarihi 1914’tür. Bediüzzaman’ın yeğeni ve manevi evladı ve talebesi olan merhûm Abdurrahman’ın babasıdır. Abdurrahman dışında Bedia adında kız çocuğunun olduğu da biliniyor. 

1902 doğumlu olan oğlu Abdurrahman Hatice hanımla evlenmiş ve Vahdeti Suat adında10.08.1928 tarihinde tek erkek evladı olmuştur. Hanımı Hatice hanım ikinci evladının doğumu esnasında bebeği ile beraber vefat etmiştir. 

Abdurrahman Nursi’nin hayatta kalan tek evladı Vahdeti Suat Sipahioğlu’dur. Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi’nin aynı zamanda yeğenin oğludur. Ancak bu aile hakkında yeterli bir bilgiye sahip değiliz. Çünkü Bediüzzaman’ın yeğeni Abdurrahman Nursi, 1923 yılında amcasına muvafakat etmeyerek onun ile Van’a gitmemiş, Ankara’da kalmak istemiştir.

Ankara’da Meclis katipliğinde bir süre çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığında memuriyet hayatını sürdürmüş ve Ankara’da vefat etmiştir. Vahdeti Suat henüz bebekken kaybettiği babasını tanıyamadığından bir kadirşinaslık ve vefa borcu olarak, babasının adını 1956 doğumlu olan oğlu Abdurrahman Selçuk’ta yaşatmıştır.

Aile 1934 yılında çıkan Soyadı Kanunu’ndan sonra Sipahioğlu soyadını kullanmaya başlamıştır. Böylece Nursî ailesine Okur ve Ünlükul soyadının yanına Sipahioğlu da ilâve edilmiş oluyor. Bilindiği üzere Bediüzzaman’ın resmî kayıtlarda soyadı “Okur” diye geçmektedir. Küçük kardeşi Abdülmecid Nursî’nin soyadı ise Ünlükul’dur. Molla Abdullah Ağabeyinin de soyağacı Sipahioğlu soyadı ile devam etmektedir.

Vahdeti Suat, yazar, ressam ve karikatürist kimliği ile basında yer almış olup İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi mezunudur. Aynı devrede ünlü karikatüristlerden Semih Balcıoğlu ve Eflatun Nuri Erkoç’la aynı sınıfta okumuştur.

1943 senesinden itibaren İstanbul ve Ankara basınında karikatürleri ve resimleri yayınlanmıştır. 

İstanbul basınındaki yayınlar: Boşboğaz, Hakem, Öz Fenerbahçe, Hemşeri, Şaka, Karikatür, Akbaba, Devran, Kahkaba, Her Gün, Çakmak, Pardon, Papağan vs.

Ankara basınındaki yayınlar: Çankaya Öğrenci, Battalgazi, Pazar Postası, Ulus, Akşam Haberleri, Medeniyet Hürses ve daha bir çok aylık dergilerde karikatürleri yayınlanmıştır.

1950 yılında yayınlanan sanat dergilerinde makaleleri neşredilmiştir. “Aylık Fikir ve San’at Dergisi” olarak Nisan 1953’te çıkmaya başlayan Çadır, Millî Kütüphane’deki kayıtlara göre Mayıs 1953’te 2. sayısıyla kapanmıştır. Dergiyi “çıkaranlar” Şemsi Belli ve Vahdet Sipahioğlu’dur. Ayrıca 1954 senesinde kendisine ait bir karikatür kitabı yayınlanmıştır.

Abdurrahman Nursi’nin oğlu Vahdeti Suat, halen Ankara’da hayatını devam ettirmektedir. 1956 doğumlu Abdurrahman Selçuk ve 1969 doğumlu Hatice Elçin adında iki çocuğu vardır. Abdurrahman Selçuk Ankara’da TRT’de tambur sanatçısı ve aynı zamanda ODTÜ’de Güzel Sanatlar bölümünde öğretim görevlisidir. Kızı Hatice Elçin ise ABD Teksas eyaleti Houston’da yaşamaktadır. 

vahdetisuat_sipahioglu.jpg

Abdullah A'nın TimeTürk'teki 5 Ekim 2009 tarihli yazısında Vahdeti Suat’tan bahsederek onun Bediüzzaman’la nasıl görüştüğünü, Suad Ünlükul’un İsviçre’de yaşayan kızı Semra Hanıma şöyle anlatır: “Amcanız Nihat Ünlükul, dedeniz Abdülmecid Nursî’den izin almadan Kastamonu’da Bediüzzaman Hazretleri’nin çok ağır hasta olduğu bir zamanda, Ankara’ya gidip Abdurrahman Nursî’nin oğlu Vahdet’i yanına alarak ‘Gel amcanıza gidelim’ diyerek yanına götürmüş. Bediüzzaman Hazretleri onları görünce, ‘Cenâb-ı Hak, bana, bu dehşetli hastalığımdan sonra, en ziyade alâkadar olduğum iki biraderzâdem, belki eski zamanda Abdülmecid ve Abdurrahman sisteminde bir küçük Abdülmecid ve bir küçük Abdurrahman’ı teselliye vesile kılmak için ihsan etti!’ demiş.”

Bu hatıradan henüz çok genç yaşında görüştüğünü tespit edebildiğimiz Vahdeti Suat Sipahioğlu'nu büyük amcası Bediüzzaman'ın yeğeninin biricik evladını Abdullah Yeğin ağabey ile Ankara’da korumaya çalıştığını Risale-i Nur'daki bu ifadeden anlayabiliyoruz:

“Kastamonu'da mektep gençlerinden en evvel Nurlara giren ve Ankara'daki Abdurrahman'ın oğlu Vahdet'i himaye ve muhafazaya çalışan Araçlı Abdullah..." (Emirdağ Lahikası – 1 Sh.465 YAY)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
11 Yorum