Muhammed Numan ÖZEL
Herze mi Mizah mı?
Bu yazımda "herze" neden mizahın konusu olamaz üzerine yazmak istedim.
Mizahın sınırları ve neyin komik olup olamayacağı tartışması modern dünyada genellikle ahlâkî, politik veya kültürel tabular üzerinden yürütülür. Ancak klasik dil mirasımızın bize sunduğu "herze" (saçma, yersiz, anlamsız söz ve davranış) kavramı, konuyu bambaşka bir zemine taşır.
Herze'nin mizahının yapılamayacağı iddiası, ahlâkî bir yasaklamadan veya sansür arzusundan değil; saf bir mantık süzgecinin ve dil felsefesinin zorunlu bir sonucudur. Çünkü niteliksiz saçmalık, doğası gereği mizahın yapıtaşlarını barındırmaz.
Herze kavramı ele alınarak mizah üretilemeyeceğinin aklî ve mantıkî gerekçeleri:
1. Yapısal Boşluk ve Taklit Yanılgısı
Mizah, mevcut bir gerçekliği alıp zekîce bükme, tersyüz etme ve oradan yeni bir algı çıkarma faaliyetidir. Bu yönüyle entelektüel bir zemin ve hammadde gerektirir. Oysa herze, niteliksizlik ve anlamsızlıktır. İçinde eleştirilecek bir öz, yapısal bir mantık hatası veya zihni kışkırtacak bir tezat barındırmaz.
Burada ince bir ayrım devreye girer ki; Bir komedyen sahnede boşboğaz, câhil veya saçmalayan bir karakteri canlandırarak bizi güldürebilir. Ancak komedyenin yaptığı şey herze'nin mizahı değil, herzeyi üreten cehâletin taklididir. Komedyen, o saçmalığa dışarıdan bir akıl ve estetik enjekte ederek onu komik kılar.
Eğer o aklı aradan çeker ve herze'nin kendisini olduğu gibi bırakırsanız, geriye sadece tahammül edilmesi gereken bir gürültü kalır. Hammaddesi hiçlik olan bir şeyden, dışarıdan akıl eklenmedikçe mizah çıkmaz. Böyle olunca da herze'ye zırva ve martaval da eklenir iyice saçmalamak olur.
2. "Absürt" ile "Herze" Arasındaki Kategorik Fark
"Dünyada absürt mizah diye koskoca bir külliyat var, saçmalık neden komik olmasın?" sorusu, mantıksal bir kafa karışıklığından doğar.
Absürt sanat ile herze taban tabana zıttır:
Absürt Mizah: Dünyanın, sistemin veya insanın mantıksızlığını göstermek için bilinçli ve tasarlanmış bir kuralsızlıktır. Bir amaca hizmet eder; düzenin içindeki gizli çelişkiyi absürtlük büyüteciyle gösterir.
Herze: Bilinçli bir tasarım değil; cehâletten, had bilmezlikten veya rastlantısal boşboğazlıktan doğan istemsiz bir yetersizliktir. C. Yılmaz ve D. Göktaş gibi kimseler buna çok rahat misal verilebilir.
Bir sosyal medya kullanıcısının hiçbir uzmanlığı olmadığı karmaşık bir bilimsel konuda mutlak bir cehâlet ve ciddiyetle iddialarda bulunması (yani herze yemesi) kendi başına komik değildir. Komik olan, insanın kendi sınırlarını bilmemesindeki trajikomik trajedidir. Herze'de zekîce kurgulanmış bir "anlamsızlık oyunu" yoktur, sadece düz anlamsızlık vardır.
3. Hedefin Yok Olması ve "Havayı Yumruklamak"
Mantıksal olarak mizahın işleyebilmesi için bir özneye (bakış açısına) ve nesneye (hedefe) ihtiyacı vardır.
Mizah bir fikre, kuruma veya duruma ok fırlatır. Ancak bir eylem "herze" seviyesine indiğinde, ortada ciddiye alınabilecek, tartışılabilecek veya hicvedilebilecek yapısal bir "düşünce" kalmamıştır.
Bir tartışma programında taraflardan birinin argüman üretmek yerine tamamen mantık dışı, hezeyan dolu cümleler kurduğunu düşünelim. Karşı tarafın bu sözlere mizahla bile olsa cevap vermesi mantîken imkânsızdır. Çünkü ortada çarpışabilecek, tersyüz edilebilecek bir mantık iskeleti yoktur. Ortada net bir şablon olmadığı için konuşmaya değer de bir şey yoktur kısacası.
Herze üzerine mizah yapmaya çalışmak, havayı yumruklamaya benzer; boşa düşen her hamle, ortaya mizah değil, sadece o saçmalığı büyüterek alanı daha da kirleten katmerli bir anlamsızlık çıkarır. Ya müstehcenlik, ya bel altı konuşmak veya alay vardır.
Mizah, aklın kendi sınırlarını esnetmek, dünyayı daha katlanılır kılmak için kullandığı kıvrak bir enstrümandır.
Herze ise, aklın ve anlamın tamamen devre dışı kaldığı, zihni beslemek bir yana dursun onu körelten çorak bir topraktır.
Akıl, anlam üretebilmek için mizahî yöntemlerle kuralları bozabilir; ancak mantığın tamamen yok olduğu herze zeminine bastığında üretebileceği tek şey yine anlamsızlıktır.
Bu yüzden, mantıksal bir zorunluluk olarak: Herze'nin kendisinden mizah devşirilemez; herze ancak aklın ışığıyla işaret edilip elenecek bir gürültü nesnesidir.
Herze varsa mizahtsn bahsedilmesi imkânsızdır. Komik olan her şey de mizah değildir.
Kutsal değerler ise, mizah başlığı altında saldırı, itham, suçlama, alaya kapalıdır. Bu sadece İslâmî olarak değer atfedilen değil toplumda değer atfedilen her şey buna dâhildir. Sen söversen o da sana söver.
Şu hadîs-i şerif de bu konuda rehberimizdir.
“Bir kimsenin kendi ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır.”
- Ashab-ı Kirâm: “Bir kimse ebeveynine nasıl söver?” deyince,
- Efendimiz (asv): "Biri başkasına kötü bir söz söyler, o da tutar bunun ebeveynine söver." diye cevap verdi. [1]
Selâm ve duâ ile.
[1] Buhârî, Edeb, 4
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.