Meryem Saîde GÜNEBAKAN

Meryem Saîde GÜNEBAKAN

Tevekkül Gemisi-6

İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinâtın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfurûşluktan ve maskaralıktan ve şekāvet-i uhreviyeden ve tazyîkāt-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.

Aklı başa almak. İman gibi tevekkülün de kapısını açan anahtar akıl. Akıl bir şey ama her şey değil; vahyi semaviyi dinlemeyen enaniyet emrinde akıl başa bela nitekim (cep feneri gibi). Karanlık bakan, olduğundan farklı gösteren, evhamlarla dolu bu akıl gemi de yük taşıttıracak derekeye kadar düşürüyor sahibini. Akıl vekilini bulmazsa; bulup güven duymazsa; duygularda teslim olmuyor.

Dilencilik fakra bakan yön; istemeye ihtiyaçlar sevk eder, ihtiyaç; sureten hiç istemese bile hakikaten muntazırdır, tabiatı dilemeye dönüktür. Kainatın dilenciliği demesi ihtiyacın çapını bildirir. Üstadın ifadesiyle;

Hatta, hayal nereye gitse, ihtiyaç dairesi dahi oraya gider; orada da hâcet vardır. Belki, her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır.”

Titremek acze bakan yön, korkular acz kaynaklıdır, tehlikeyi savuşturamayacağına inanmaktan doğar. Daha çok hadiseler sebebiyle hissedilir. Olaylarda hareket ve irade bariz görünür. Durağan bir kainat fakra bakar ama olaylarla deveran eden kainat acze bakar. Üstadın ifadesiyle; “İnsandaki acz, kudret ve kibriyasına bir mizandır.”

Hodfürûşluk fakra bakan yön; kendini niye satar insan? Sevilme ihtiyacı için, kabul görmek için. Kabul gördüğünde ona açılacak kapılardan çeşitli ihtiyaçlarını temin için (saygınlık, sevgi, fiziksel ihtiyaçlar vs. birbiri ile ilintili).

Maskaralık acze bakan yön; zaten ‘hem herkese maskara olursun’ kısmında acz kaynaklı illetleri saydı Üstad (tekebbüründen gururuna).

Şekavet-i uhreviye; fakrın yara alması; çünkü ahirete iman, fakra bakan iman esası, özellikle Allah’a iman ve ahirete iman kategorizasyonunda. Allah’a iman acz cihetimize, ahiret ise ihtiyaçların karşılanacağı yeni bir alem olmasıyla fakr cihetimize bakar.

Tazyikat-ı dünyeviye hapsi; aczin yara alması. Baskı ve hapis aczin, çaresizliğin hissedildiği noktalardır.

İki kolun, iki kanadın olan aczin ve fakrın yara alıp kanayıp seni öldürmesin, seni ebedlere uçuran kanatların sağlam kalsın istiyorsan aczini Allah’ın kudretine, fakrını onun geniş rahmetine bağla, tevekkülün tadına var, işte akıllılık budur diyor adeta Üstad.

Zannediyorlar ki Allah’a kulluk insanı kısıtlar, hürriyetini selbeder, korku ile bir güce sığınmak onursuzca bir eylemdir.

Oysa Allah’a kulluk, nefslere böyle görünse de işin özünü, aslını bilen bilir ki; insan öyle ya da böyle bağlıdır, mahkumdur. Allaha bağlanmayan hevasına bağlı, ona eğilmeyen nefsin arzularının önünde eğiliyor, kullukla kendinin üstüne çıkmayan benliğinin altında kalıyor.

Asıl hürriyet imanla mümkündür oysa. Nefsinin ve benliğinin üstüne çıkmış, kendi mahkumiyetinden kurtulmuş kişi; kabiliyetlerinin neşv-ü neması için geniş bir saha bulur, korkuları emniyete, hüzünleri sevince, aczi kuvvete, fakrı rahmete bağlanmış, kulluğu içinde bir sultandır.

Ve böyle bir insanın hali, tavrı, sözleri davranışları tutarlılık içindedir. Ancak böyle bir insan güvenilecek haysiyetli ve onurlu bir kimsedir. İmanla imar, islamla inşa, ihsanla tezyin olmuş bir kul bütün sahteliklerden sahiliğe doğru selametli bir hal üzeredir.

İmanın tevhid boyutu, iman-islam- ihsan sistematiğinde imana, gaybî cepheye tekabül eder ve akla bakan yöndür;

Teslim boyutu ise, islam olarak hayata yansır, emir ve yasaklar, dinin teklif kısmı, kalbe bakan yön;

Tevekkül de bu durumda ihsan cephesi, artık kişide her anlamda güzel ahlakın zuhur edişi, imanın aklı kalbi geçerek sırra işlemesi oluyor.

Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığında kalpleri titrer, kendilerine O’nun ayetleri okunduğunda bu, onların imanlarını artırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler." (Enfâl Suresi, 2)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.