Kur’ân gelince onu inkâr ettiler ama inkârlarının âkıbetini ileride bilecekler
Ayet meali
Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Saffat Suresi 158-170. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
158,159 . Bir de (Allah’ın) kendisi ile cinler arasında bir neseb (bağı) uydurdular. And olsun cinler de bilirler ki, gerçekten onlar (bu sözü uyduranlar) elbette (o gün Cehennemde) hazır bulundurulacak olan kimselerdir. Allah, (onların) vasıflandırmakta olduklarından pek münezzehtir!
160 . Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâdır (onlar Cehennemden kurtulurlar ve böyle iftirâ etmezler).
161,162,163 . Artık gerçekten siz ve tapmakta olduklarınız, siz (hiç kimseyi) O’na (Allah’a) karşı fitneye düşürecek kimseler değilsiniz! Ancak (kendi ameli ile hak ederek) Cehenneme girecek olan o kimse hâriç.
164 . (Melekler şöyle derler:) “Bizden bir kimse yoktur ki mutlakā onun için, bilinen bir makam olmasın!”
165,166 . “Ve şübhesiz ki, (emrolunacağımız herşey için) saf saf duranlar elbette ancak biziz. Hem muhakkak ki, tesbîh edenler gerçekten ancak biziz.”
167,168,169,170 . Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: “Eğer şübhesiz bizim yanımızda (da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.” Fakat (Kur’ân gelince) onu inkâr ettiler. Ama (inkârlarının âkıbetini) ileride bilecekler.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.