Mustafa ÖZCAN
Gönüllere akseden ilahi duyuru!
Hakikat sanki birilerinin oyuncağı olmuş; istedikleri gibi maniple edebileceklerini ve çekip çevirebileceklerini düşlüyorlar. Eğip büküyorlar. Hakikati nefislerine kurban ediyorlar! Sosyal medya böyle şarlatanlarla dolu! Adeta cenaze namazında ekrana ve kadraja girme yarışı yapıyorlar! Hakikat sosyal medyacıların oyuncağı! Bu tatminsiz ve izansız güruh kendilerini tatmin yolu arıyorlar. Hakikate gölge düşürüyorlar. Temelsiz, Türkiye övgülerini de bir kenara bırakalım! Varsa doğrular bize yeter. Ciddiyetsizlikten kaçınalım. Her işi sulandırıyoruz.
İzlanda Başbakanı Kristrún Mjöll Frostadóttir "Türkler beni çok mütevazı bir şekilde karşıladı, onları hayranlıkla izledim" demiştir. Devamında ondan şu sözler (vebali aktarının boynuna, zimmetine) aktarılmıştır: "Artık burası benim ikinci evim. Türkiye’de beni en çok etkileyen şey ezan sesi olmuştur. Ruha hitap eden bir tonlaması ve tınısı vardı."
Bu cümle klişe bir cümledir. Her faniden sadır olabilir. Kimin ağzından çıktığı pek mühim değil. Bu sözler hakikattir ve doğru sözlerdir. Nitekim Yahya Kemal Beyatlı bu hakikati şöyle terennüm etmiştir:
Emr-i bülendsin ey ezân-ı Muhammedî
Kâfî değil sadâna cihân-ı Muhammedî
Ezanı yüceler katından inen bir emir ve ihsan olarak telakki etmektedir. Yücelerden gelen bir seda yine yücelere çıkan bir name ve aksi sedadır. Hakikatin yankısıdır. Ezan özlenmeyecek ve gıpta edilmeyecek basit bir güzellik değildir.
Bir ara Malezya’daki kiliseler Allah sözünün karşılığı olarak Lord yerine İslam’dan devşirme Allah’ı ikame etmek gerektiğini söylemişlerdir. Ezanın yerini ne çan ne de Yahudilerin şofarı tutar. Tenezzülat-ı İlahidir. Onların ki mücerret bir duyurudur. Ezan ise ilahi bir duyurudur. Ezan yekta ve eşsizdir. Nitekim bir tedavi maksadıyla ABD’ye gittiğinde Sakıp Sapancı Türkiye’de en fazla özlem duyduğu şeyin ezan sesi olduğunu söylemiştir. Menendi yani eşi yoktur. Lakin biz kıymetini bilmiyoruz. Ezan gıpta edilmeyecek bir şey değil bizim kültürel ve dini mesajımız ve elçimizdir. Albenisi inkar edilemez.
Birilerinin istismarı yüzünden ezanla ilgili olarak İzlanda Başbakanı Kristrún Mjöll Frostadóttir’in sözlerine gölge düşmüştür. Zira hızını alamayan tatminsizler İzlanda Başbakanını başörtüsüne büründürmüşlerdir. Halbuki himmetleri varsa Türkiye’deki başörtüsü erozyonuna çare bulsunlar. Hayali olarak ona buna başörtüsü takmak kolay. Onu başörtüsünü büründüreceklerine İslam kızlarının başörtüsünü açma furyasını tersine çevirsinler. Eskiden başörtüsü takma yarışı vardı şimdi ise sanki çıkarma yarışı var. İşler tersine döndü! İptidailiğimizle kolaycılığımızla gülünç oluyor ve zamirimizi ortaya koyuyoruz. Bu densizler yüzünden güzellikler heba oluyor ve istismar odağı haline geliyor. Bunlara söylenecek en doğru söz şudur: Hakikate safra oluyorsunuz; hakikatin yakasından düşün! Bu cehaletten kaynaklanan kolaycılığınız hatta hafifliğiniz İslam’a zarar veriyor! Olgunlaşın! Zira olgunluk bu tür hafifliklere engel olur! Çiğ meyveler mideye çiğ insanlar veya ham ervah herkese zarar verir.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.