İstifa ya da yargılanma seçeneği

Tunceli saldırısında dört askerimiz şehit oldu. Umarım bu son saldırı ve arkasından oluşan tartışma ortamı bardağı taşıran son damla olur.

Bu yazımda meselenin daha az tartışılan bir boyutunu ele almaya çalışacağım; bu yapıcı ve en küçük bir art niyet içermeyen tartışmalara “hain, mütareke basını artıkları” diyenleri de ciddiye almıyoruz.

Son karakol saldırısı sonrası daha önce aynı karakolda görev yapan bir asker, askerliğini kısa dönem yapan bir asker, Taraf gazetesinden Yasemin Çongar ile konuşuyor.

Yazıda daha ziyade vurgulanan konular karakolun konumu, belirli hava koşullarında taşıdığı riskler, askerlerin teçhizatının yetersizliği, karakol komutanlarının cesareti, bağlı bulundukları komutanlığın ise olaya yaklaşımındaki tuhaflık.

Bu konuşmanın Taraf gazetesinde yayınlanmasından sonra ise Jandarma Genel Komutanlığı bir açıklama yapıyor ve Taraf gazetesinde yayınlanan konuşmada ifade edilen noktaların doğruları yansıtmadığını belirtiyor.

Bu konular çok teknik konular ve mevcut bilgi düzeyimizde bir yorum getirmek bile kolay değil.

Bir vatandaşın gönlü ve vicdanı eski bir erden çok Jandarma Genel Komutanı’na inanmak ister ama tecrübe ve akıl bunu biraz zorlaştırıyor.

Gelelim bugünkü esas konumuza.

Yasemin Çongar’ın konuştuğu kişi askerliğini kısa dönem ve o karakolda yapmış.

Konuşmadan da anladığımız kadarıyla karakolda başka kısa dönem askerlik yapan gençler de var; bu çocuklardan birisi de bilgisayar mühendisi ve siperde bacaklarından yaralanıyor. 

Çok gerçekçi olmayacağını kuvvetle tahmin etmeme rağmen bir varsayım yapıyorum ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın söylediklerinin tümüyle doğru, Çongar ile konuşan eski erin söylediklerinin ise tümüyle yanlış olduğunu kabul ediyorum.

AMA, bir nokta var ki, Jandarma Komutanlığı bu noktayı hiç reddetmiyor, yalanlamıyor.

Bu nokta da karakoldaki askerlerin bir bölümünün kısa dönem askerlik yapan çocuklar olduğu.

Tunceli’de saldırıya uğrayan karakolun çok ama çok tehlikeli bir bölgede olduğu biliniyor.

Böyle bir karakolda kısa dönem askerlik yapan askerlerin ne işi var?

Eruh saldırısından 26 sene sonra insan planlamasında bu kadar acemilik, bu kadar beceriksizlik nasıl açıklanabilir?

Eruh baskını dün olmuş olsa anlayacağız, ama 26 sene sonra hala TSK en tehlikeli noktalarda acemi askerlerle güvenlik (!) sağlıyorsa, yeterli profesyonel kadrolar kurmada bu kadar gecikmiş, hatta niyetsiz ise, eleştiriler karşısında Genelkurmay Başkanı’nın doğrusu “mütareke basını, hainler” demekten başka çaresi olmadığını da teslim etmek gerekebilir.

Biz yurttaşlar PKK meselesi ortada iken TSK’nın ne zaman gerçek bir profesyonel yapılanmaya geçeceğini doğrusu merak ediyoruz.

Milli Savunma Bakanı’nın bu konuda neler düşündüğünü daha da çok merak ediyoruz.

2010 senesinde bu önemli kararı artık mutlaka siyasal iktidar vermek zorunda zira iş TSK’ya kalırsa onların bir adım atmaya niyeti pek gözükmüyor.

Umarım Genelkurmay Başkanı Sayın Başbuğ basının bir kısmına hakaret etmek yerine hepimize Erup baskınından 26 sene sonra kısa dönem askerlik yapan gençlerin bu tehlikeli karakollarda varlık sebeplerini açıklar.

Açıklayamaz ise ortada istifa denen bir seçenek de vardır.

Yargılanma da başka bir seçenektir.

Star

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.