İnsanî yardımlar engelleniyor, uluslararası müdahale gerekebilir
Son iki aydır Müslümanların şiddete maruz kaldığı Güney Asya ülkesi Myanmar'daki olayları izleyen Arakan projesi başkanı Chris Lewa, Budist rahiplerin uluslararası yardımların Rohingya Müslümanlarına ulaştırılmasını engellediğini söyledi.
Minhac Çelik'in haberi;
Lewa, "Bu tip adımlar etnik temizlik işareti sayılabilir. Uluslararası müdahale gündeme gelebilir." dedi.
İslam âlemi Ramazan ayını idrak ederken, son iki aydır Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının görüldüğü Güney Asya ülkesi Myanmar'da Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Arakan eyaletindeki camiler kapatıldı. Karar, protestolar için toplanma mekânı olduğunu savunan Budist rahiplerin talebi üzerine alındı. BM ve insani yardım kuruluşları dışında yabancıların alınmadığı bölgede yerel kaynaklar aracılığıyla olayları izleyen Arakan Projesi başkanı Chris Lewa, Zaman'a yaptığı değerlendirmede, Budist rahiplerin uluslararası kuruluşların yardımlarını Rohingya Müslümanlarına ulaştırılmasını da engellediğini bildirdi. Lewa, "Bu tip adımlar etnik temizlik işareti sayılabilir. Uluslararası müdahale gerekliliği gündeme gelebilir." ifadelerini kullandı. Lewa, Rohingya Müslümanlarının yaşadığı şartların her geçen gün daha ağırlaştığını belirterek, uluslararası kamuoyunu, Burma hükümetine baskı yapmaya çağırdı.
"Rohingya Müslümanlarının Burma'da dostu yok. Zulme karşı yalnızlar." diyen insan hakları savunucusu, şiddet olaylarının ardından mağdur oldukları halde Rohingyalıların tutuklandığını ve işkenceyle sorgulandıktan sonra ağır şartlar altındaki hapishanelere götürüldüklerini anlattı. Chris Lewa, "Tutuklananlar Buthidaung şehrindeki aşırı kalabalık hapishanelere sevk ediliyorlar. İşkenceden yaralananlara tıbbi yardım sunulmuyor. Çıplak halde getirilenlere, daha önceden hapsedilmiş Rohingyalılar elbiselerini yırtarak yardım etmeye çalışıyorlar. İki günde bir yemek verilen tutuklulara Rakhin mahkûmlarının saldırılarına da göz yumuluyor." dedi.
Afganistan'dan sonra Asya'nın en fakir ülkesi olan Myanmar'da nüfusun yüzde 89'u Budistlerden oluşurken, sadece yüzde 4'ünü Müslümanlar oluşturuyor. Müslümanlar ve Budistler farklı etnik kökenlere sahipler. Müslümanlar Rohingya etnik kimliğine bağlıyken, Budistlerden bir kısmı Rakhine adı verilen etnik grubun bünyesinde bulunuyorlar. Arakan Projesi'nin başkanı Lewa, şiddet olaylarının etnik ve dini sebeplerinin bulunduğunu belirterek, "Çatışmanın sadece dini nedeni olduğunu söyleyemeyiz. Hatta bence etnik unsur daha ağır basıyor." şeklinde konuştu. Rohingya Müslümanlarını hedef alan şiddet, baskı ve zulüm yeni bir hadise değil. Burma'nın bağımsızlığını kazandığı 1948'den beri Rohingyalılar zulüm görüyor. Vatandaşlığın etnik kimlik üzerinden tanımlandığı ülkede Rohingyalılara vatandaşlık verilmiyor. Arakan eyalet meclisinde toplumun geniş çoğunluğu Rohingya olmasına rağmen Arakan meclisinin çoğunluğunu Rakhineler oluşturuyor.
SALDIRILARA ASKERLER DE KATILIYOR
Arakan eyaletinin 6 ilinde hükümetin ilan ettiği olağanüstü halin sürdüğünü söyleyen Lewa, buna rağmen tecavüzlerin, ev yangınlarının, baskınların ve ölümlerin devam ettiğini belirtti. Lewa'nın Arakan'dan aldığı bilgilere göre ordu, ev kundaklama olaylarına karışmazken, askerler toplu tutuklamalar, cinayetler ve tecavüz gibi suçları işlemekten çekinmiyor.
9 Haziran sabahı ordu birlikleri Arakan'ın büyük şehirlerinden Maungdwa şehrine girmiş ve 24 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Gelişmelere dünyanın dikkatini çeken olaylar, bu yasaktan sonra yaşandı. Rohingyalıların dışarı çıkması yasaklanırken, intikam fırsatı bulan Rakhinler evleri ateş verdiler. Rohingyalılar bu zulme karşılık verince şiddet sarmalı Arakan eyaletinin başkenti Sittwe'ye sıçradı. Rohingyalılar buradan Bangladeş'e kaçmak isterken sınırın kapatılması, vahşetin boyutlarını artırdı. Olaylar nedeniyle 100 bin insan evini terk etti.
Burma ile ilgili merak edilen konulardan biri, yıllarca askerî diktatörlük altında yaşayan ülkede son iki yıldır demokratikleşme adımları görülürken, böyle bir katliamın nasıl başladığı. Lewa bu duruma gerekçe olarak demokratik reformların icraata yansımadığını söylese de, bu adımlar ABD ve Avrupalı ülkelerin 1988'den bu yana Burma'ya yönelik yaptırımlarını gevşetmesine sebep olmuş. Arakan'da gerilimin yükselişe geçtiği günlerde ABD'den içerisinde Coca-Cola ve General Electric gibi 38 büyük firmanın bulunduğu geniş bir işadamı grubu ülkeyi ziyaret ederek önemli iş anlaşmaları imzaladı.
Zaman
