İki gündür yağan göktaşlarının Risale-i Nur'daki anlamı: Yerdeki ve gökteki şeytanlar taşlanıyor

İki gündür yağan göktaşlarının Risale-i Nur'daki anlamı: Yerdeki ve gökteki şeytanlar taşlanıyor

İlim, olayları değerlendirirken, daha ziyede zahire bakarak değerlendirir. Ancak bir de olayın arka boyutu vardır

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

İki gündür gökyüzünde Kudret-i İlahinin sanatı izleniyor. Saatte 60'a yakın meteor yanmasının çıplak gözle bile görülebildiği, hadise tefekkür için önemli bir fırsat.

Halk arasında "yıldız kayması" olarak bilinen göktaşı yağmurunun en yoğun olanlarından Perseid, dün ve bugün maksimum seviyeye ulaşacak.

Yıldız kaymaları, şeytanlara atılan gök taşları

Peki, Risale-i Nur'da göktaşlarının hikmeti nasıl açıklanıyor? Bununla ilgili Sorularla Risale sitesindeki bir soru şöyle açıklanıyor.

Yıldız kaymaları, şeytanlara atılan gök taşları diye anlatılmakta, fakat bugünkü ilim gözlüğüyle bunu açıklamak zor. Belli zamanlarda göktaşı yağmurları yaşanmakta; o zamanlarda şeytanlar daha mı çok gelmekte ki daha çok gök taşı atılmaktadır?

Her varlık ve hadisenin, biri zahir diğeri, batın olamak üzere iki yönü vardır. Yavrusuna zorla acı bir ilacı içiren bir anne, zahiren acımasızlık örneğini gösterir iken, hakikatta ise tam bir şefkat manzarası sergilemektedir.

İlim, olayları değerlendirirken, daha ziyede zahire bakarak değerlendirir. Ancak bir de olayın arka boyutu vardır. Zahiren gök taşları düşmektedir; hakikatte ise, her bir gök taşı, düşmanı uzaklaştırmak için atılan bir mermi gibidir. Ve bir hakikatin insanlar tarafaından anlaşılması için kullanılmaktadır.

Diğer taraftan, ihtiyarlanan gök cisimleri ömürlerini doldurdukları için düşmüş olsa bile, Allah, onları israf etmemekte ve aşağıda izah edilen hakikatin tahakkukuna vesile kılmaktadır. Peki nedir insanlar tarafından anlaşılması gerekek hakikat? On Beşinci Söz'de bu hakikat şöyle izah edilmektedir:

Arzlı şerirler

"İşte bu recm-i şeyâtîn için atılan şahapların üç mânâsı olabilir:

Birincisi: Kanun-u mübâreze, en geniş dairede dahi cereyan ettiğine remz ve alâmettir.

İkincisi: Semâvâtta hüşyar nöbettarlar, mutî sekeneler var. Arzlı şerirlerin ihtilâtından ve istimâlarından hoşlanmayan cünûdullah bulunduğuna ilân ve işarettir.

Üçüncüsü: Müzahrafât-ı arzıyenin mümessilât-ı habîseleri olan câsus şeytanları, temiz ve temizlerin meskeni olan semâyı telvîs etmemek ve nüfûs-u habîse hesâbına tecessüs ettirmemek için, edebsiz câsusları korkutmak için atılan mancınıklar ve işaret fişekleri misillü, o şeytanları ebvâb-ı semâdan o şahaplarla red ve tarddır.

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum