İbrahim Kalın: İslam Dünyası’nın savaş, cehalet, fakirlik gibi yaraları var

İbrahim Kalın: İslam Dünyası’nın savaş, cehalet, fakirlik gibi yaraları var

"İslâm dünyası söyleyecek sözünü arıyor"

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İslam Dünyası’nın savaşlar, terör, mezhep gerilimleri, cehalet, fakirlik gibi kanayan çok yarasının olduğunu söyledi.

Yeni kitabı ‘Barbar, Modern, Medeni’ ile ilgili Hürriyet'e konuşan Kalın, Batı medeniyetini eleştirdi. İçinde ahlak olmayan medeniyet'in zararlarına vurgu yapan Kalın, İslam dünyasının hala kendini aradığını belirtti.

Yeni bir tefekkür ameliyesine girişmek zorundayız

Kalın'ın sözleri şöyle:

"Bugün Batı’nın medeniyet adına söyleyecek sözü tükendi, İslâm dünyası ise söyleyecek sözünü arıyor. Batı’da özeleştiri geleneği güçlü bir şekilde devam ediyor. Kendi tarihini, medeniyetini, felsefesini, sanatını eleştiriyor. Bu, yaratıcı bir süreç ve Batı düşüncesini ayakta tutuyor. Fakat medeniyet diye ortaya koyduğumuz değerler manzumesine bir bütün olarak baktığımızda giderek daha mikro alanlara yöneldiğini, ufkunu daralttığını görüyoruz. Buna mukabil İslam dünyası da çok güçlü bir medeniyet geleneğine sahip olduğunun, neredeyse 1000 yıla yakın dünyada kültür, sanat, medeniyet, bilim, şehircilik adına en büyük eserlerin bu coğrafyada verildiğinin farkında. Ama şu anda kendi gerçekliği bundan çok uzak. ‘Bu geleneği doğru okuyup, oradan alacağımız donelerle bugün kendi medeniyetimizi nasıl inşa edebiliriz’ diye bakmamız gerekiyor. Bunu yaparken kendimizi dünyaya kapatmadan ve bir üçüncü dünyacılık psikozuna kapılmadan bugünü, yarını nasıl okuyup, inşa edebiliriz diyerek yeni bir tefekkür ameliyesine girişmek zorundayız.

İslam Dünyası kendi geleneğini yeniden keşfetme gayreti içinde

Bugün İslam Dünyası’nda savaşlar, terör, mezhep gerilimleri, iç sorunlar, cehalet, fakirlik…; kanayan çok yara var. Fakat İslam Dünyası kendi geleneğini yeniden keşfetme gayreti içinde. Çok başarılı olduğunu söyleyemem zira henüz bir geleneğe dayanmanın önemini kavramış değiliz. Oysa tarihte iz bırakmış bütün büyük milletler, bir çınara, bir sabiteye, bir limana bağlı oldukları ölçüde başarılı olmuşlardır. İslam dünyası bir taraftan da bugünün dünyasını anlamaya çalışıyor. Bu, İslam dünyasındaki düşünce hayatını canlı tutabilecek bir yöntem. Ama geleneğin zengin pınarını keşfettiğimizde kendimizi tarih içinde daha iyi konumlandırabileceğiz. Bu bize, daha sağlam temellere dayalı bir gelecek inşa etme imkanı sunacaktır.

Bediüzzaman: İslam dünyasının üç düşmanı var

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de İslam dünyasının en büyük düşmanlarını ve buna karşılık yapılması gerekenleri bir cümlede şöyle özetlemişti:

"Bizim düşmanımız cehalet, zaruret (fakirlik), ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet (eğtim), ittifak silâhıyla cihad edeceğiz." (Risale-i Nur, Divan-ı Harb-i Örfî)

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum