Gençlerin Uyuşturucu Merakı

Gençlerin Uyuşturucu Merakı

Gençlerde hatta çocuklarda alkol ve uyuşturucu tüketimi, artık tahmin edilenden çok yüksek oranlarda. Giderek artan bu eğilimin nedenlerini sorduk, Yrd. Doç. Dr. Şule Kaya yanıtladı.

Gençlerde hatta çocuklarda alkol ve uyuşturucu tüketimi ile başlayalım mı? Sizce niye çok küçük yaşlara indi bu sorun?

Kitle iletişim araçlarının bu sorunu artırdığını düşünüyorum ben. Eskiden de vardı bu sorunlar ama günümüzde gençler ailelerinden uzaklaştıkça, televizyonda gördükleri bir takım müzisyenlerin ya da film yıldızlarının ekrandaki görüntüsünü taklide başlıyorlar. Kendilerine rol modeli aldığı, uzaktan gördüğü kadarıyla çok “cool” yaşadığını düşündüğü bir müzisyen konseri esnasında sigara içiyorsa, ergen de ona yaklaşabilmek, “onun gibi cool olabilmek” için doğru yanlış bir takım davranışları benimsemeye başlıyor.

Gençlerin kafasında ideal olarak gördüğü insanlar alkol ve sigara kullanıyorsa, gençler de kullanmaya başlıyor. Çünkü bu yaşlarda farklı ve orijinal olmak önemli ve farklı olmanın yolu bunlarmış gibi bir anlayış var. Özetle bu sorunun ilk ayağı olarak kitle iletişim araçlarının özendirici bir yanı diyebilirim.

İkinci olarak, gençler kendilerini boşlukta hissediyor. Günümüzde anne baba ve çocuk ilişkileri çok sağlıklı değil. Eğitimli anneler çocuğun üzerine çok düşüyor ve çocuğun kendi haline kalamaması gibi bir durum söz konusu oluyor. Ya da bireyselleştiğimiz aileler çocuk olsa da kendi hayatını yaşamak istiyor, kimse çocuk için kendini kasmak istemediği anda da çocuk fazlasıyla boşlukta kaldığı anda da sapmalar başlayabiliyor.

Çocuğun 12 yaşına kadar anne - baba ile hareket etmeye çok ihtiyacı var ve bu dönemde bu ihtiyaç karşılanmazsa çocuk içine düştüğü duygusal boşluğu farklı şeylerle doldurmaya çalışabiliyor. Geçici ve yapay mutluluk hissine sebep olduğu ve ne yazık ki, artık ulaşılması da çok kolay olduğu için ailenin yarattığı boşluktan kaynaklanan mutsuzluk, uyuşturucu kullanımı ile sahte bir mutlu hissetme haline dönüştürülmeye çalışılıyor.

Şunu iyice anlamak lazım bence: Çocuğun mutlu olabilmesi için düzen önemli ve gereklidir. Evde olabilmek, anneyle vakit geçirebilmek, akşam babanın gelmesi, hep beraber yemek yenmesi, babaya mızıkçılık yapabilmesi, çocuğun bunların hepsine çok ihtiyacı vardır. Bu düzen olmadığı zaman çocukta boşluk duygusu oluşuyor. Çocuğa “Ben burada varım ya da yokum, kimin umrunda, ne fark eder?” ruh haline sokmamak gerekiyor.

Nasıl yaklaşsın aileler?

“Ne yapıyor? Arkadaşları kimler? Nereye gidiyor okuldan çıkınca?” gibi soruların cevaplarını bilir halde olsunlar ama hafiye gibi çocuğu takip anlamında demiyorum bunu. Çocuklarla ilgili olmak lazım o anlamda söylüyorum. Çocuklar zaten okulda olan biteni evde anlatmak anne-babalarıyla konuşmak istiyorlar. Dolayısıyla anne ve baba da dinlesin çocuğunu. Eğer aile “Ben de hayata bir kere geldim” havasındaysa, çocuğun ne yaptığını bilmek daha da zorlaşıyor. Türk aile yapısında ciddi çözülmeler var. Ailelerimiz aynı evin içinde bireysel hayatlar yaşamaya başladı, belirgin bir bencilleşme var ilişkilerde. Hal böyle olunca çocuklarda kendi başlarının çaresine bakıyor. Önemseyen, ilgilenen, okul çıkışı “çocuğum ne yaptın?” diyen ailelerin çocukları bu duruma gelmiyor. Öyle dışardan göründüğü kadar kolay bir şey değil çocuğun madde kullanmaya karar vermesi. Şöyle düşünün tamam belki televizyonlarda özendirici haller var ama diğer taraftan her dakika madde kullanan kişilerin düştüğü durumlarda anlatılıyor.

Gençlerde aptal değil, görüyor hem vücuda hem sosyal hayata verdiği zararı ama buna rağmen uyuşturucu kullanıyorsa bu çocuğun aile hayatında bir şeyler kesinlikle yolunda değil demektir. Biz şimdiye kadar aile çok mutlu mesut, çocukta gitti madde kullanıyor gibi bir örnek görmedik daha. Ailelerin “Biz yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. Bizim bu şartlarımız yoktu” kompleksinden sıyrılıp çocuğun duygularına değer vermeye başlaması gerekiyor.

Peki –hani her ihtimale karşı- çocuk evde yokken çekmecelere ya da dolaplara göz gezdirmek olabilir mi?

Ergenlik dönemindeki bir gencin eşyalarını karıştırmak kadar yanlış bir şey olamaz herhalde. Bu çocukta ciddi bir öfke birikmesine sebep olacak bir davranış. Bunu yaptığınız anda çocuğun aldığı mesaj “Sen kendi başına biri kişi değilsin, benim parçamsın, ben sana sahibim, benim kontrolümdesin” oluyor ki, ergenler bu duruma çok itiraz ediyorlar. Çocukların özel alanına saygı göstermek zorundayız. Nasıl bizim yatak odamız bizim özel alanımızsa odası da çocuğun özel alanı ve tabi ki, odasındaki her şeyi bizimle paylaşmak istemeyecek.

Tamamen anne mantığıyla soruyorum. “Çaktırmadan bakmak” modeli var mı? Anne bakar da çocuğun ruhu duymaz.

İyi anne baba, doğru anne baba çocuğun özel alanına saygısızlık etmemeli. Bunu yaptığınız anda çocuğunuzun da başkalarının özel alanına tecavüzüne izin vermiş, yanlış bir davranışı yapılabilir olarak öğretmiş oluyorsunuz. Dolabına değil çocuğunuzun yüzüne bakın bence.

Hazırlayan: Mehtap Erel
Hürriyet Aile