Deccalın mühim bir kuvveti Yahudîler olacak

Deccalın mühim bir kuvveti Yahudîler olacak

Deccal en büyük desteği Yahudîlerden alır. Ekseriyetle ona uyanlar Yahudîlerdir. Bu Yahudîlerin dedeleri, daha Asr-ı Saadetteyken Resûlullaha (a.s.m.) gelip, "Deccal âhirzamanda bizden çıkacaktır" diyerek övünmemişler miydi?

DECCALA TÂBİ OLMAK, DESTEK VERMEK

Deccalın tâbîleri çoktur. Kendisine birçok kimse iltihak eder. (1) Bunların çoğunluğunu münafıklar, Yahudîler ve birkısım kadınlar teşkil eder. Kadın erkek nice münafık ve birçok kadın ona tâbî olur. Onun için bazı kişilerin kızını, kızkardeşini, yakın kadın akrabalarını ona tâbî olur korkusuyla eve bağladıkları rivayet edilir. (2)

YAHUDÎLERİN DESTEĞİ

Deccal en büyük desteği Yahudîlerden alır. Ekseriyetle ona uyanlar Yahudîlerdir. (3)

Bu Yahudîlerin dedeleri, daha Asr-ı Saadetteyken, Resûlullaha (a.s.m.) gelip, "Deccal âhirzamanda bizden çıkacaktır" (4) diyerek övünmemişler miydi? Elbette o nesil, Deccal çıktığında da onu tanımakta gecikmeyecek, hemen destek vereceklerdir.

Bir hadis-i şeriften, Isfahan Yahudîlerinden üzerlerinde (eşrafın giyindiği) yeşil şallar bulunan yetmiş bin Yahudînin Deccalın peşinden gideceği bildirilmektedir. (5)

Arapçadaki yedi, yetmiş gibi kelimelerin çokluğu ifade ettiğini, bundan kastın da birçok Yahudînin ona destek vereceğini anlamamız gerekir.

Büyük Deccalın sisteminin fikir babalığını yapan Marks, komünizmi belli hedeflere sevk eden Lenin, son darbeyi indiren Troçki ve onu uygulamaya koyan Stalin Yahudî kökenliydiler.

Muhammed Gazalî, Yahudîlerin yine Yahudî olan, haktan sapan ve Yahudîlerin vicdanını temsil eden Deccalın etrafında toplanarak hâkimiyet kurmak için mücadele vereceklerini söyler.

Geçmişten günümüze bir kısım meşhur Yahudîleri Deccalın yardımcıları olarak gören Mısırlı yazar Said Eyyüb ise siyonizmi, Deccalın bir halkası olarak değerlendirir. Ona göre toplumda ekmek, şehvet ve korku gibi üç mücadele tipini başlatan Yahudîler Deccallık yapmaktadırlar. (6)

BEDİÜZZAMAN: DECCALIN MÜHİM BİR KUVVETİ YAHUDÎLER OLACAK

Bediüzzaman Said Nursi ise "Deccalın mühim bir kuvvetinin Yahudîler olduğu ve Yahudîlerin severek ona tâbi olacakları” (7) şeklindeki rivayetin bir tevilinin şöyle çıktığını anlatır:

"Allahü a'lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya'da çıkmış. Çünkü, her hükümetin zulmünü gören Yahudîler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, Komünist Komitesinin tesisinde mühim bir rol ile Yahudî milletinden olan Troçki namında dehşetli bir adamı, Rusya'nın başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin'den sonra Rus hükümetinin başına geçirerek Rusya'nın başını patlatıp bin senelik mahsûlâtını yaktırdılar. Büyük Deccalın komitesini ve bir kısım icraatlarını gösterdiler. Ve sâir hükümetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar." (8)

Ayrıca her iki Deccal da, İslâm ve Hıristiyanlığa şiddetli bir intikam besleyen gizli bir Yahudî komitesinin, İslâm Deccalı da masonların komitelerini aldatıp desteklerini alırlar. (9)

Deccalın Kur'ân'da da bahsedilen fesat grubu Ye'cüc ve Me'cücla da irtibatı vardır. (10) Deccalın en büyük yardımcılarından biri de hiç şüphesiz bu anarşist gruptur.

BİR KISIM İYİLİKLERİNİ BÜYÜTÜP, DAĞLAR GİBİ KÖTÜLÜKLERİNİ GÖRMEZDEN GELMEK

Şuursuz ehl-i îmanın da, onun bir kısım iyiliklerini büyütüp, dağlar gibi kötülüklerini görmezden gelerek Deccala taraftar olacaklarını da burada belirtelim.

Kastamonu Lâhikası’nda belirtildiğine göre, bu tip ehl-i îman, fevkalâde safderûnlukları sebebiyle dehşetli cânîleri âlicenabâne affedebilmektedirler. Binlerce kötülük işleyen ve binlerce maddî ve mânevî hukuku mahveden bu adamdan birtek iyilik görseler, ona bir nevi taraftar çıkarlar. Bundan dolayı azın azı durumundaki ehl-i dalâlet ve tuğyan; safdil taraftarlar ile ekseriyet teşkil ederek, ekseriyetin hatası neticesinde meydana gelen umumî musibetin devamına, hatta şiddetlenmesine kader-i İlâhiyeye fetvâ verdirir; biz buna müstehakız derler. İnsan ancak kendine karşı işlenen bir cinayeti âlicenabâne affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var. Yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen canilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme ortak olmuş olur. (11)

1. et-Tebrizî, Veliyüddin Muhammed bin Abdillahel-Hatibi’l-Ömerî, Mişkâtü'l-Mesabih, (Dımaşk: 1382/1962), 3: 38.2
2. Müsned, 2:67.
3. Müslim, 11:362.
4. Elmalılı, a.g.e., VI:4172-4173.
5. Müslim, Kitabü'l-Fiten: 124.
6. Sarıtoprak, a.g.e., s. 121.
7. Müslim, Fiten: 124; Müsned, 3:224, 292, 4:216-217; Kenzü’l-Ummal, 14:582, 618.
8. Nursî, Şuâlar, s. 507.
9. Nursî, a.g.e., s. 513.
10. Ebû Davud, Melahim: 14; Tirmizî, Fiten: 57-59.
11. Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 25.

Sorularla İslamiyet

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.