Cemaatlerin şeffaf olmamasının asıl sorumlusu Kemalist yasaklar
Akademisyen yazar Berat Özipek, Türkiye’de cemaatlerin şeffaf olmamasının asıl sorumlusunun Kemalist yasaklar olduğunu söyledi.
Özipek, Serbestiyet'teki "Adalete erişim engellenmemeli" başlıklı yazısında NTV’de bir yorumcunun kendisine fazlasıyla güvenerek “Mustafa Kemal boşuna ‘Türkiye şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz’ dememiş, biz bu sözü şimdi anlıyoruz” mealinde bir şeyler söylediğini hatırlattı.
Bu sözü eleştiren Özipek, yazısında şu görüşlere yer verdi:
"Yaklaşımının ne kadar totaliter olduğunun farkında değil. İnsan haklarının örgütlenme özgürlüğünü de içerdiğinin, din ve vicdan özgürlüğünün dini cemaat hakkını da kapsadığının da. Bunun evrensel olarak böyle olduğunun da.
Devletin kurucusu da olsa bir kişinin yaklaşımının insan haklarının önüne geçemeyeceğinin de. Türkiye’de cemaatlerin şeffaf olmamasının asıl sorumlusunun tam da o Kemalist yasaklar olduğunun da.
Çözümün daha çok yasak veya eski yasaklara dönmek değil, onların tek kuruşun hesabını verebilecekleri şekilde hareket etmelerinin ahlaki zeminini oluşturacak şekilde sivil haklarının tanınmasından geçtiğinin de. Hem de tüm inanç grupları, tüm gruplar bakımından.
Dini veya seküler tüm örgütlü topluluklardan suça karışanlar olabilir. Siyasi partiler, yerel yönetimler, vakıflar ve sendikalardan da. Nasıl ki bir yerel yönetimde yolsuzluk olduğunda yapan grup seküler bir kimlik özelliğiyle temayüz etmişse, “demek ki laiklik böyleymiş, yasaklamalı” dememek gerekiyorsa din için de getirmemeli böyle saçma yaklaşımları.
Ben din ve vicdan özgürlüğümü ve bu kapsamda dinimi veya inancımı Evrensel Beyannamede de yer aldığı gibi “tek başına veya topluca, özel veya kamusal biçimde” kullanmak istiyorum ama birileri bu hakkı kötüye kullanıyor veya birileri bunu istemiyor diye kullanamayacağım! Bu mantıkla sadece din ve vicdan özgürlüğü değil, ortada kullanılabilecek başka herhangi bir hak kalır mı?
Çözüm hakkı kullanmayı mı yasaklamak veya onu budamak değil, onun kullanımı için koyulan engelleri kaldırıp, gizli kapaklı faaliyet göstermenin meşruluk zeminini ortadan kaldırmak ve aynı zamanda hukukun gereklerini de uygulamaktan ibaret. Dini veya seküler tüm gruplar bakımından hem de.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.