Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Bekir Berk Biyografisi-4

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Üstad Bediüzzaman Said Nursi 23 Mart 1960'ta (25 Ramazan gecesi) Şanlıurfa'da vefat edip ardından 27 Mayıs 1960 ihtilali olunca, Nur talebeleri kısa süreli inziva ve dağılma yaşadılar.

En erken toparlanan ve vekilleri derleyen Zübeyr Gündüzalp oldu.

Baba ocağında bir kaç ay kalıp, önce Aydın sonra Nazilli'ye gitti.

Nazilli'de Hizmet Rehberi ile Beyanat ve Tenvirler adıyla Risale-i Nur'dan ilk şerh/tanzimleri yaptı.

Çünkü vaziyet ve yaşadıkları, hizmet tarzı, kardeşlik ve sosyal birlikteliğin zaruretini ortaya koymuştu.

İhtilalden sonra Karabük'te camcılık yapan Bayram Yüksel Abi'yi, Zübeyr Gündüzalp'in isteği üzerine Hacı Bayram 27 numaralı dersaneye getiren de Bekir Berk'ti. (Muhammed Nur Sungur Hatırası/Y.Asya-Dursun Sivri/ Risale Haber)

Bekir Berk'in Kiğılı Pasaj'daki yazıhanesinin başyardımcıları Mehmet Fırıncı ve Mehmet Birinci Abilerdi.

Zübeyr Abi de zaman zaman yazıhaneye gelir, çalışmaları takip ederdi.

Birgün Zübyr Abi Bekir Abi'nin yazıhanesinde çay, şeker ve tuzunu kullanıp bir kağıda şunları yazar:

"Hürriyet başımızdan yıldızlar kadar yüksek
Önümüzde bir masa, karşımızda Bekir Berk!"

Altına da;
"Aziz kardeşim,
Şeker, çay, tuz, kağıt hırsızladım. Hakkını helal et.
Lütfen kendinize ve burdaki fedailere deyiverin ki:
'Zübeyr, benim medrese-i Nuriyemde ne yemişse, yerse ve ne içerse, istimal etmiş ve ederse, hak ve hukukumu helal ettim ve ediyorum.

Zübeyr Gündüzalp

Bunu okuyan Bekir Berk ise, "Helal olsun aziz ağabeyim..." dedi.
(Nur'un Büyük Kumandanı s, 97- 98)

Bekir Berk bir yandan Nur talebelerinin Türkiye'deki davalarını takip ederken, bir yandan da 27 Mayıs İhtilali ile devrilen Demokrat Parti milletvekillerinin davalarını takip ediyordu.

BEKİR BERK YASSIADA MAHKEMESİ DAVALARINDA!

Bekir Berk, Erzurum milletvekili Reşit Salim Burçak'ın avukatı olarak Yassıada davasına katıldı.

4 Ağustos 1961'de 17 sayfalık savunmasını Yassıada İhtilal Mahkemesi'nde yaptı.

5 Ağustos 1961'de ada komutanı albay Tarık Güryay savunma saati gelmeden R. Salim Burçak'ı odasına çağırır ve "Dün sizin avukat fena şeyler söyledi. Sözleri hakim ve savcılar üzerinde çok kötü tesir bırakmış. Duruşmada kendi savunmanızı yapıp, avukatınızın dün söylediklerine katılmadığınızı söylerseniz sizin için çok iyi olur!" dedi.

DP milletvekili R.Salim Burçak:

"Avukatım dürüst samimi ve ahlaklı bir insandır. Avukatımı yalanlayamam!"

Komutan Tarık Güryay:

"Adam Menderes'in diktatör olmadığını söyledi.

Burçak:

Ona diktatörlük damgası vurmak istediler.

Komutan:

Adnan Bey diktatör değildi ama diktaya götürüyordu."

Komutan son olarak avukatını değiştirmesini söyledi, ret cevabını alınca da ayrıldı. (Erol Erşenkal 4 Ağustos 1978 Y. Asya)

***

BEKİR BERK YASSIADA SAVCISI ALTAY Ö. EGESEL'E KEFEN GÖSTERDİ! - 1964

Hamdi Sağlamer anlatıyor:

Ankara Temyiz'de Bekir Berk'in duruşması vardı. Mustafa Özsoy ve bana bir çanta, bir dosya vererek yuvarlak masanın etrafında oturduk.

Yassıada İhtilal Mahkemesi Başkanı Salim Başol ve Yassıada Başsavcısı Altay Ö. Egesel de vardı.

İhtilaldeki başarıları (!) yüzünden yüksek mahkemeye/Yargıtaya atanmışlardı.

Bekir Abi'yi Yassıada Mahkemeleri'nden tanıyorlardı.

Bekir Abi Temyiz Mahkemesi'nde 40 dakika savunma yaptı!

A. Ö. Egesel dinlemez görünüyor, eliyle masaya tıkırdatıp duruyordu.

Sonunda Bekir Abi savunmasının zapta geçmesini istedi.

Savcı Egesel adeta patladı, iki eliyle masayı kavrayıp yüksek sesle, "Neye güveniyorsun Bekir Bey!" diyerek açıkça tehdit etti.

Bekir Abi elimden çantayı kaptı, kefenini çıkartıp hışımla masanın ortasına fırlattı!

"İşte buna güveniyorum" dedi ve salonu çınlatırcasına konuşmaya başladı.

Vallahi billahi adamların ellerine baktım tir tir titriyordu!

O anda sanki 'Bir Kumandana' dönüşmüştü.

berk1.jpg
Bekir Berk Yassıada Savcısı Altay Ö. Egesel'e, Ankara Temyiz Mahkemesinde Kefen Gösterirken! - 1964

27 MAYIS İHTİLALİ'NDE KAPISI KIRILIP YAZIHANESİ ARANIYOR!

Halil Yürür Anlatıyor:

"Bekir Ağabey'i 1958 Ankara davasından sonra tanıdım. O günlerde çok sıkı takip ve tehdit altındaydık.
Çoğu kez bürosuna kadar kendisine eşlik ederdim.

Odasına girip ışıkları yakıp pencereden el sallayınca giderdim.

27 Mayıs 60 İhtilalinden sonra bir gün, kapısına kadar vardım tam ayrılacakken, "Halil! Halil!" diye bağırdı.

Dönüp bakınca kapısının kırıldığını gördüm. İçerden sigara kokuları geliyordu.

"Ağabey sen dur!" deyip ileri atıldım.

"Ya Allah! deyip içeri daldım. 1. odaya baktım kimse yok, 2. odaya baktım kimse yok. 3. odaya da bakıp kimseyi görmeyince ışıkları yakıp, "abi buyur gel, kimse yok gitmişler" dedim.

Nuruosmaniye'deki yazıhanenin kapısını kırıp içeri girerek, didik didik arayıp, alt üst ettikten sonra çekip gitmişlerdi.

resim.jpg
(Sağ üstte merhum Hamdi Sağlamer, sol üstte merhum Mustafa Özsoy, sağ altta merhum Halil Yürür, sol altta merhum Refet Kavukçu.)

KEFENİNİ DAİMA YANINDA TAŞIRDI!

Refet Kavukçu anlatıyor:

Muhterem Kırkıncı ve Demirci hocalara biçtirip zemzemle yıkattığı kefenini daima çantasında taşırdı!

ANAYASAYI KORUMA KANUNUNU ÇIKARTTIRMADI!

Hasan Sağlamer anlatıyor:

1968'de Süleyman Demirel başbakandı. Anayasayı koruma kanunu diye bir kanun çıkarmak istiyorlardı.
Bu kanun müslümanlara tuzak bir kanundu.

Bekir Abi Demirel ile görüşüp bu kanunun çıkartılmamasını istedi.

Demirel, "Asker istiyor mutlaka çıkaracağız" deyince, Bekir Abi kızarak, "ben gidiyorum" deyip Demirel'in yanından ayrıldı.

Bir gurup kurup meclise gittik bu kanunu milletvekillerine anlattık.

Hiç unutmam sarhoş bir milletvekili Bekir Abiyi dinleyince, "Vay canına! Demek bize yutturuyorlar!" deyip Bekir Abi'nin boynuna sarıldı.

Sonra milletvekillerini gurup gurup Bekir Abi'nin yanına getirtti ve onları ikna ettikten sonra, muhalif bir gurup oluştu.

Ayrıca Anadolu'ya haber salıp, TBMM'yi telefon ve telgraf yağmuruna tutturdu!

Demirel Bunun Üzerine Bekir Abi'yi Meclise Davet etti!

"Yapmayın Bekir Bey bu kanuna engel olmayın" dedi.

Bekir Abi bunun üzerine protesto ederek meclisten ayrıldı.

Esenboğa Havaalanı yolunda Demirel, Bekir Abi'nin ardından yetişti.

Kanunun çıkmaması için ne gibi bir yol izlemeleri gerektiğini sordu.

Bekir Abi komisyona havale edip rafa kaldırılmasını istedi ve yola devam etti.

Kanun komisyona havale edildi ve çıkmadı..

BİNAENALEYH!..

Refet Kavukçu anlatıyor:

1967/68 yılları olmalı.

O zaman çıkarılacak bir kanunla; Fatih ve Akif'i bile övmenin suç olacağı belirtiliyordu. Derin yapı bu kanunu mutlaka başbakana çıkarttırmak istiyormuş.

Bekir Abi telefon ve telgraf kampanyası başlatmıştı.

Derken; Başbakan Demirel Ankara Radyosu'ndan şunu söyledi:

"Bu madde aleyhinde vatandaşlarımdan; 100 bin imzalı tepki ve 30 bin telgraf aldım. Binaenaleyh yeni düzenlemeler yapmak üzere bu kanun tasarısını geri çekiyorum!"

AYASOFYA DAVASI; HER ZAMAN VE HER YERDE!

Yahya ve Süleyman Demirel'e çektiği telgraflar!

Anadolu'yu dolaşırken yolu Isparta'ya düştü. İslamköy'den babası Yahya Demirel adına oğluna şu telgrafı çektirmişti:

Süleyman Demirel Başbakan/ Ankara

Oğlum! Allah rızasına uygun işlerde muvaffak olman için sana dua ediyorum.

Ayasofya'nın senin elinle camiye çevrildiğini görmek, benim için en büyük bahtiyarlıktır.

Beni ahirete gözü açık gönderme!

Baban Yahya Demirel Isparta/ İslamköy

8 Ağustos Cuma günü 1980'de, Ayasofya Camii'nde 5 vakit namaz kılınmaya başladı.

***

Cidde'de de Ayasofya'nın peşini bırakmadı. (1972/ 1989 arası).

Süleyman Demirel'e şu telgrafı çekti.

Muhterem Süleyman Demirel
Başbakan/ Ankara

Allah'ın sizleri korumasını niyazla, Ayasofya'yı ibadete açmanızı dilerim.

Bekir Berk, P.O.Boks 5718 Jeddah-Arabia

***

Bekir Abi'nin çocukken anasına verdiği söz ve bu gayretler sonucu, Ayasofya Hünkar Mahfili ibadete açıldı. (8 Ağustos Cuma 1980)

Bugünse tüm camide 5 vakit namaz kılınmaya devam ediyor.

Ne Bekir Bekir Berk, ne annesi ne Yahya Demirel gözü arkada ölmediler...
(Avukat Bekir Berk,Necmettin Şahiner, Anahtar Yayıncılık 1995.s, 162 163)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum