'Arap dünyası, bugün tarihi hataları tamir ediyor'
El Cezire Genel Müdürü Vaddah Kanfar, Arap dünyasının tarihi hatalarını tamir etmekte olduğunu belirterek, El Cezire'nin de bu bilinçlenmenin sağlamasında önemli rol oynadığını söyledi.
Kanfar yaptığı açıklamada, El Cezire olarak 1996 yılında bölgede "özgür gazeteciliği" başlattıklarını kaydederek, "El Cezire'den önce medya sadece hükümetler tarafından kontrol edilmekteydi. Onlar da özgür gazeteciliğe izin vermiyordu. El Cezire, bölgeye haber alma, ifade ve diyalog özgürlüğünü tanıttı" dedi.
Son 15 yılda Arap dünyasında halkların anlayışının değiştiğini belirten Kanfar, yeni neslin artık bilgiye ulaşma hakları bulunduğunu düşündüklerini ve şeffaflık istediklerini bildirdi.
Bölge halkının da artık ifade özgürlüğü, demokrasi ve temsil hakkı istediğini söyleyen Kanfar, "Biz bugün Arap dünyasında bir başkaldırı ve devrim görüyoruz. Ancak bunlar dünden bugüne gerçekleşen gelişmeler değil, yılların birikimi. Arap dünyası, bugün tarihi hataları tamir ediyor. Bunun bir parçası da bilinçlenme. İnternet ve El Cezire, bu bilinçlenmede rol oynadı. Dünya değişti. Rejimlerimiz yaşlandı. Değişimi anlayamadıkları için şimdi yıkılıyorlar. Şimdi evrensel değerleri benimseyen ve değişime güvenen gençler tarafından tanıtılan yeni bir dönemin kapısındayız. Gençlerden gelen bu talepleri anlayamayan rejimler yıkılıyor" diye konuştu.
Bölgede halkın ve sokakların baskısıyla karşı karşıya kalan bütün yönetimlerin, El Cezire'yi kendilerine karşı oluşan hareketlerde rol oynamakla suçladığını belirten Kanfar şunları söyledi:
"Çünkü gerçeklerin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Bunun yerine kendilerini gerçek olmayan bir biçimde, iyi şekilde tanıtmamızı istiyorlar. İzleyicilerimizi kandıramayız. Bildiğiniz gibi Tunus'ta haber yapmamıza izin vermediler. Kahire'de büromuz kapatıldı. Libya ve Mısır yönetimleri tarafından uydu sinyallerimiz bile kesildi ya da engellendi. Onlar El Cezire'nin sesini kesince gerçekleri halklarından saklayabileceklerini zannettiler. Tabii bu imkansız. Biz de bunlara karşı yeni medya aktivistleriyle işbirliği yaptık. Profesyonel gazetecilerimiz engellenince biz de halkın Youtube, Facebook, Twitter gibi sosyal ortamlardan gönderdiği fotoğraf ve görüntüleri yayımladık. Tahrir meydanında resmi temsilcimiz olmadan halkın desteğiyle canlı yayın yaptık. Halkla ortaklık kurduk. Bu çok önemli. Böylece bizim sesimizi kesemediler. Ne pahasına olursa olsun misyonumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Libya'da kameramanımız öldürüldü. Bütün El Cezire çalışanları, kameramanımızın öldürülmesine rağmen, ne pahasına olursa olsun Libya'da olanları dünyaya gösterme kararında."
-TÜRKİYE'NİN BÖLGEDE ARTAN ROLÜ-
Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolüne ilişkin düşüncelerini de anlatan Kanfar, Türkiye'nin son yıllarda bölgede yeni ve daha aktif bir rol oynadığının herkes tarafından görüldüğünü kaydetti.
Türkiye'nin Irak ve Suriye gibi ülkelerle ticaret anlaşmaları imzaladığına işaret eden Kanfar, Filistin ve diğer sorunlarda Türkiye'nin artık daha fazla sorumluluk aldığını belirterek şöyle dedi:
"Genel olarak Türkiye'nin bölgede daha aktif olması memnuniyetle karşılanıyor. Türkiye'nin bölgedeki gruplar arasında iletişim ve diyaloğu artırma çabaları ve bu amaçla yapılan ziyaretler insanların birbirlerini daha iyi anlamasını sağlıyor. Onlarca yıl Araplar ile Türkler arasında tarihi ve başka bazı nedenlerle karşılıklı yanlış anlamalar oldu. Ancak şimdi Arapların ve Türklerin çıkarlarının ortak olduğu anlaşıldı. Ekonomik, kültürel ve siyasi olarak muhteşem bir bölge inşa edebiliriz. Karşılıklı saygı, anlayış ve diyaloğa dayalı istikrarlı bir ortamı birlikte meydana getirebiliriz."
Son birkaç yılda Arap ülkelerinden milyonlarca kişinin turistik amaçla İstanbul'a gittiğini, Türkiye'nin dost ve kardeş bir ülke olduğunu yeniden keşfettiklerini söyleyen Kanfar, "Bu, tarihin bir kesintinin ardından yeniden devam etmesidir. Bence birbirimizi yeniden keşfediyoruz. Türkler kendilerini keşfediyor, Araplar kendilerini keşfediyor ve kolektif bir bölgesel aidiyet beliriyor" diye konuştu.
-İSRAİL-FİLİSTİN MÜZAKERE BELGELERİ-
İsrail-Filistin görüşmelerine ilişkin belgeleri yayımlamalarıyla ilgili bilgiler de veren Kanfar, gazetecinin en önemli misyonlarından birinin şeffaflık olduğunu belirterek, İsrail Filistin görüşmelerinin de kamuoyuna duyurulması gerektiğini kaydetti.
"İnsanlar iyi iş yapıyorsa niçin bilinmesinden rahatsızlık duysun" diye soran Kanfar, "İnsanlar, ne kadar büyük iş yaptıklarının bilinmesinden memnun olmalı. Bu sayede halk onlara teşekkür eder. Kötü bir iş yapıyorlarsa da insanlar bunu bilmeli ve yanlış düzeltilebilmeli" dedi.
Kendilerinin mükemmel gazetecilik örneği sergileyerek görüşmelerin arka planını kamuoyuna yansıttıklarını ifade eden Kanfar, Arap halklarının ve uluslararası toplumun, El Cezire'nin en çetin konularda bile gerçekleri yayımlamaktan çekinmemesi dolayısıyla kendilerini takdir ettiğini belirtti.
-EL CEZİRE'NİN YAYIN POLİTİKASI-
Vaddah Kanfar, Katar devletinin El Cezire'nin yayın politikalarına asla karışmadığını ve kendilerine her türlü desteği verdiğini kaydederek, hükümetin, yayın politikasına karışması halinde yatırımın boşa gideceğini ilk günden kabul ettiğini belirtti.
Halkı kandırmanın mümkün olmadığını da ifade eden Kanfar, izleyicilerin çok zeki olduğunu kaydederek şunları söyledi:
"Kamuoyu El Cezire'nin Katar propagandası yaptığını görürse El Cezire biter. Bazı Arap ülkelerinin Katar ile iyi ilişkileri var, ama El Cezire ile yok. Çünkü biz Katar'ın dış politikasını temsil etmiyoruz. Biz profesyonel yayın politikası izliyoruz. İfade özgürlüğünü destekleyen ülkeler, bizim özgürce yayın yapmamıza izin veriyor. Ama otoriter rejimler, bürolarımızı kapatarak, uydu yayınımızı engelleyerek bizi susturmaya çalışıyor" ifadesini kullandı.
El Cezire'nin hedeflerini de anlatan Kanfar, 2011 yılındaki en önemli hedeflerinin El Cezire Türkçe ve Saraybosna merkezli El Cezire Balkan kanallarının yayına başlaması olduğunu bildirdi.
Henüz kamuoyuna duyurmadıkları başka dillerde yayın hedefleri de bulunduğunu kaydeden Kanfar, "Türk izleyicilerimiz, birkaç ay içinde El Cezire Türkçe kanalında 24 saat haber izlemeye başlayacak. El Cezire Türkçe, bölgedeki gelişmelerin anlaşılması konusunda Türk izleyicilere büyük katkı sağlayacak" dedi.
-EL CEZİRE NETWORK-
Katar'ın başkenti Doha'da 1996 yılında Katar Emiri'nin mali desteğiyle Arapça haber yayınına başlayan El Cezire, daha sonra İngilizce haber, belgesel ve spor kanallarıyla yayın ağını genişleterek, "El Cezire Network" adını aldı.
Etki alanını 2006 yılında kurulan İngilizce haber kanalıyla genişleten El Cezire, Katar Emiri'nin mali desteği ve yayın politikasını yöneticilere bırakmasıyla önce Ortadoğu'da, ardından da dünya çapında öne çıktı.
Dünya genelinde 60'tan fazla bürosu ve yaklaşık 50 farklı milletten çalışanlarıyla uluslararası bir kuruluş haline gelen El Cezire, Ortadoğu'daki çatışmalardan yaptığı yayınlar ve El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in kasetlerini yayımlamasıyla sesini duyurdu.
Kameraman Hasan El Cabir'in Libya'da öldürülmesiyle El Cezire'nin çatışma alanlarında kaybettiği çalışan sayısı 4'e çıktı. Kanalın Doha'daki merkezinde, görevdeyken öldürülen gazetecilerin anısına bir köşe oluşturulmuş. Bu köşede, "şehit gazetecilerin" fotoğrafları, ekipmanları ve hayat hikayeleri yer alıyor.
Köşede, Guantanamo'daki kampta bir süre tutulan bir gazetecinin ise kampta giydiği kıyafetler sergileniyor.
Binanın dışında da 1996-2006 yılları arasında öldürülen 630 gazeteci anısına dikilen bir anıt bulunuyor.
El Cezire, gelecek yıllarda yayın yaptığı dil sayısını ve temsilciliklerini artırarak, etki alanını daha da büyütmeyi planlıyor.
Zaman
