Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru değişiyor mu?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru değişiyor mu?

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'tan önemli açıklamalar.


TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop "AYM'nin, anayasaya, kanunlara uyması lazım. Mahkeme bunlara uymuyorsa, bu konuyu değerlendirmek yeniden yasama organının görevidir" dedi

AK Parti'de, Anayasa Mahkemesinin (AYM), "bireysel başvuru" düzenlemesinin gözden geçirilmesi tartışılıyor. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, AYM'nin, Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül konusunda verdiği kararla ilgili tutumunu eleştirdiklerini belirtti.

AYM Başkanı Zühtü Arslan'ın "daha önce kararlarımızı alkışlayanlar, övenler bugün kararı eleştiriyor" sözleriyle siyasi bir yanıt verdiğini belirten Şentop, "AYM'nin doğru kararları da var, yanlış kararları da var. Doğru bir kararını övdüğümüz için bundan sonra vereceği eleştiremeyecek miyiz? Böyle bir şey olabilir mi? Başkan'ın açıklamasını tuhaf buldum" dedi.

AYM'nin Dündar ve Gül ile ilgili bireysel başvuruda, iki hususta karar verdiğine dikkati çeken Şentop, şöyle devam etti:

"Biri, tutukluluğun hak ihlali olduğunu karar verdi. Bu da tartışılabilir. Ben bunun da doğru olduğu kanaatinde değilim. Evet ifade hürriyetiyle ilgili bu kadar uzun tutukluluk süresi olmaz ama bu yargılama ifade hürriyetiyle ilgili yargılama değil. İsnat edilen suç ve çerçevesi, tutukluluk süresini bu bağlamda değerlendirmeyi gerektiriyor. Bu ayrı bir tartışma konusu... Bu konuda mahkeme karar verebilir mi, verebilir. Ama mahkemenin karar veremeyeceği ikinci alan; ifade ve basın hürriyetinin ihlaliyle ilgili. Bu konuda yargılama yapılıyor, henüz mahkeme karar vermiş değil. Belki mahkeme beraat ettirecek. Yargıtay aşaması var, orada beraat ettirecek. Burada tutuklulukla ilgili karar ayrı, ifade ve basın hürriyetinin ihlaliyle ilgili karar ayrı... Bu tamamen mahkemenin gördüğü davayla ilgili karardır. AYM, karar verdikten sonra mahkeme davaya nasıl devam edecek? Burada AYM, bireysel başvuru çerçevesinde kendi hakkını, yetkisini aşmıştır, yerel mahkemenin yetkisini gasp etmiştir. AYM, bireysel başvuru hakkından sonra süper mahkeme, bütün mahkemelerin üstü bir mahkeme, hepsinin kararına müdahale eden ve kararlarını yeniden değerlendiren bir mahkeme değil... Bireysel başvuruyla, sadece sınırlı alanda karar veriyor. Ama bu kararla ilgili olarak da bireysel başvurunun normal yargısal prosedürlerin tamamlanması gerekiyor. Mahkemenin karar vermesi, temyiz yolları bitmişse bireysel başvuruya gidilebilir. İfade ve basın hürriyetiyle ilgili olarak mahkeme daha karar vermiş değil ki AYM bir değerlendirme yapabilsin. Burada mahkeme, hukuken yetkisi olmayan bir alana girmiş oluyor. Devam eden davaya müdahale ederek yerel mahkemenin yetkisini gasp ediyor.Tartışılan, bizim itiraz ettiğimiz esas konu bu..."

"HERKESE EŞİT MUAMELE YAPILMASI LAZIM"

AYM'nin önünde tutuklulukla ilgili kaç dosya olduğunu soran Şentop, Başkan Arslan'ın bunu açıklamasını istedi.

Şentop, "Tutuklulukla, hak ihlaliyle ilgili kaç dosya var, bu dosyalar ne kadar zamandır bekliyor? Bu dosyanın, başvurudan itibaren ne kadar zamanda sonuçlandırıldığını söylesin. Bizim bildiğimize göre burada daha uzun süredir orada bekleyen hak ihlali iddiasıyla ilgili dosyalar var. Bunlarla ilgili lehinde ya da aleyhinde karar verir. Mahkeme nezdinde bu dosyanın onlara önceliği nedir? Bazı kişilerin tutukluluğu başkalarına göre daha önemli midir?" dedi.

Mahkeme Başkanı'nın "geliş sırasına, tutukluluk sürelerine göre bakıyoruz, ona göre değerlendiriyoruz, işte elimizdeki dosyalar bunlardır" diyebileceğine işaret eden Şentop, "Biz de ikna oluruz. Ama ben böyle olmadığını düşünüyorum. Oradaki başvuruların çerçevesine, dosyaların numaralarına ve başvuru tarihlerine bakarak söylüyorum. Burada da tuhaf bir durum var. Herkes birer vatandaş olarak bireysel hakkını kullanacak ve herkese eşit muamele yapılması lazım. Mahkeme burada eşitlik ilkesine riayet etmeden, bazı dosyaları kendisine göre öne çekip bazılarını bekleterek karar veriyorsa hukuki tavır olmadığını söylemek de bizim hakkımız" ifadesini kullandı.

"MAHKEMENİN BU AKTİVİST TUTUMU..."

Şentop, bazı AYM üyelerinin "gerekçesini görmeden niye konuşuluyor" dediğini belirterek, "Kararı açıkladığınız için konuşuyoruz. Siz gerekçesiyle beraber kararı açıklamış olsaydınız... Anayasada gerekçesi yazılmadan açıklanamaz diyor. Herkes rahatsız. eleştiriyorsunuz o diyor ki 'gerekçemiz var' diyor. Gerekçenizi yazmamışsınız. Kararınızı o zaman gerekçeyle yazıp beraber açıklayacaksınız ki biz de onu görerek eleştirelim. Bu da tuhaf bir şey. Ama gerekçenin de toparlamayacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Bireysel başvuru konusunda yapılmış akademik çalışmalar olduğuna dikkati çeken Şentop, "AYM biraz başka mahkemelerin, temyiz ve yerel mahkemelerin yerine geçerek kararlar alma eğilimi göstermeye başlıyor bazı konularda. Mahkemenin bu aktivist tutumu, uzun süredir başka alanlarda eleştirilen bir şey. Bireysel başvuruyla ilgili de öyle. Burada mahkeme, AİHM gibi hareket etmek durumunda. Süreçler tamamlandıktan, olağan yargı yolları tüketildikten sonra bu yola başvurulabilir" karşılığını verdi.

Şentop, bireysel başvuruyla ilgili yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusuna, "Doğrusu mahkemenin kendi kendine işin anlamını, sınırlarını, kanunda belirtilen çerçeveyi dikkat alarak kendi kendine hareket etmesidir. AYM'nin, anayasaya, kanunlara uyması lazım. Mahkeme bunlara uymuyorsa bu konuyu değerlendirmek yeniden yasama organının görevidir. Aksi durum, Türkiye'deki bütün yargı düzenini bozabilecek bir harekettir. O zaman Türkiye'de bırakalım diğer mahkemeleri kapatalım, AYM bütün davalara baksın" dedi.

"AYM VERDİĞİ KARARLA ANAYASA VE YASAYI PERİŞAN ETMİŞTİR"

Eski TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu da "AYM verdiği kararla anayasa ve yasayı perişan etmiştir. Sen ceza mahkemesi misin? Daha önce de tweter kararında da aynı şeyi yaptı. Anayasada bireysel başvuru düzenlemesi yapılırken "AYM usulle alakalı karar verebilir, öteki mahkemelerin yetki alanına giremez' dedik. Görüşmelerde Danıştay ve Yargıtay üyeleri geldi, 'AYM bizi ezer, tepemize biner' dedi. Adamlar haklı çıktı. 'Bu mahkeme bizi ezer' dedi, ezdi" ifadesini kullandı.

Bireysel başvuruyla ilgili mevcut düzenlemenin yeterli olduğunu ancak Mahkemenin bunu anlamaması halinde yeni düzenleme yapmak gerektiğini savunan Kuzu, AYM'nin davanın özüyle ilgili karar verdiğini söyledi.

AYM'nin ifade ve basın özgürlüğüne hiç girmemesi gerektiğini belirterek Kuzu, "Sadece diyecek ki 'tutukluluk 3 ay olmuştur, yeterlidir, tutuksuz yargılama esastır, burada bir hak ihlali olabilir, bırakalım.' Çünkü beraat de edebilir. Ama davanın özüne girerek, 'bu vardır, şu yoktur' demek ve bunlara girmenin gereği yok" görüşünü kaydetti.

Kuzu, AYM'nin kararı bireysel başvuru sonucu verildiğini hatırlatarak, "Cumhurbaşkanı'nın bununla ilgili sözü, tepki göstermedir. Bu karara isyandır. Böyle bir karar olamaz diyor. Kararın bir bölümü yok hükmündedir. Mahkeme uymazsa ne yapacaksın? Mahkeme 'şu kadar sene' derse, ne yapacaksın? Kararın bir bölümüne zaten kimsenin bir şey dediği yok, bir bölümü yok hükmündedir. Bu alana giremez. Adam girmiş. Girdi diye ben o kararı tanıyacak mıyım?" diye sordu.

Kuzu, düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusuna, "Bireysel başvuru konusunda bu kadar açık hükme rağmen, anayasaya uymaması durumunda bir zorunluluk ortaya çıkıyor. Teknik olarak ne yazılabileceğini görüşüp daha belirleyici bir şey yapmak lazım. Zaten tweeter kararından sonra demiştik. Anlaşılan o ki ona çeki düzen vermek lazım" yanıtını verdi.

AA

 

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.