Nevzat TARHAN

Nevzat TARHAN

12, 14 ve GATA bizden diyenler

A+A-

Silahlı kuvvetlerde görev yaptığım 30 yıllık süreçte yaşadığım ilginç bir olayda bir orgeneralimizin diş tadavisi hatırasıydı.
 
Paşamızın dişini dişhekimi arkadaşımız tedavi etti. Tedavi bittikten sonra arkadaşımız esas duruşa geçip ‘Başka çekilmesini emrettiğiniz dişiniz var mı komutanım’ demişti.
 
O tarihlerde gülüp geçtiğimiz bu olayın, aslında TSK’daki bozuk sistemin bir işareti olduğunu sonradan anladık.
 
TSK’da öyle bir sistem kurulmuş ki bu sistem dünyada başka hiç bir orduda olmayacak kadar ‘Komutancı’ olmayı gerektiriyor. Askeri hâkimler arasında ‘Komutancı’ olan hâkim albaylar kolayca paşa olur. Askeri doktorlar arasında ‘Komutancı’ olan tabip albaylar kolayca paşa olur.
 
Kor ve üzeri bir generalin küçük bir ricası yasaları aşmak ve yasalara rağmen risk almak için yeterli idi. Bunu yapan subay cesur olarak nitelenirdi. Bu cesur fedakârlıklar da bir şekilde terfi sisteminde karşılığını bulurdu.
 
Hatta bu sistemi eleştiren bir paşamız TSK’da hizmete değil hürmete daha çok önem veriliyor diye ‘Yağcılık’ sistemini kibarca eleştirmişti.
 
Aşağıda basına yansımış haberi genelkurmay yalanlamadı veya doğruluğunu araştıracağına dair bir söz vermedi.
 
“Üst düzey görevlerde bulunan birçok generalin oğlunun, yeğeninin, akrabasının, eniştesinin çürük raporu alarak vatani görevini yerine getirmediği ortaya çıktı.
 
Yıllardır on binlerce vatan evladı teröristlerle girdiği çatışmada şehit edilirken/yaralanırken, TSK'da görevli bazı yüksek rütbeli generallerin 1. ve 2. derece yakınlarının çürük raporlu oldukları ortaya çıktı. Vakit'in ulaştığı bilgilere göre, bazı general yakınlarının çürük raporu alarak ya askerlik yapmadıkları, ya da birliğine katıldıktan bir süre sonra rapor alarak evine döndükleri ortaya çıktı.

Bazı generallerin bizzat oğulları hatta kayınbiraderleri çürük raporları alırken, bazılarının ise 5 yeğeninin birden çürük raporu alması dikkatlerden kaçmıyor. Genelkurmay'ın, çürük raporu alınmasında general yakınlarının etkisi olup olmadığı yönündeki sorularımıza sessiz kalması dikkat çekiyor.

KİMİSİNİN 3, KİMİSİNİN 5 YEĞENİ ÇÜRÜK

Gazetemizin ulaştığı bilgilere göre; Jandarma Genel Komutanlığı eski Kurmay Başkanı Korgeneral İbrahim Açıkmeşe'nin 1981 Rize Ardeşen doğumlu yeğeni Volkan Yerebakan, 1970 Rize Ardeşen doğumlu yeğeni Mustafa Yerebakan, 1968 Rize Ardeşen doğumlu yeğeni Osman Yerebakan, 1979 Rize Ardeşen doğumlu yeğeni Mustafa Karabela, 1975 Artvin doğumlu yeğeni Adem Yılmaz; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda Tümamiral olan Haydar Mücahit Şişlioğlu'nun kayınbiraderi Yalın Dirik, teyzesinin oğlu Faik Aydın, dayısının oğlu Şevket Dişkaya; Harp Akademileri Komutan yardımcısı Korgeneral Selahattin Uğurlu'nun 1975 doğumlu Haydar Okay Uğurlu isimli yeğeni ile eşinin 1976 doğumlu akrabası Levent Uludoğan, Şırnak Tümen Komutanı Tümgeneral Ahmet Yavuz'un 1980 Osmaniye Bahçe doğumlu oğlu Çetin Mert Yavuz, 1972 Adana Seyhan doğumlu yeğeni Buğra Selim Ölçen, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın 1975 İzmir Çeşme doğumlu dayısının oğlu İlgi Çora, Ege eski Komutanı Orgeneral Şükrü Sarıışık'ın 1978 Bursa Osmangazi doğumlu oğlu Gökhan Sarıışık, Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi'nin 1970 Ankara Çankaya doğumlu yeğeni Osman Bahadır Mendi, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu'nun eşinin 1982 Ardahan Posof doğumlu yeğeni Doğan Erdoğan, Tekirdağ Şarköy 95. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Nurettin Işık'ın 1984 Balıkesir Erdek doğumlu yeğeni Mustafa Kemal Işık ve Kara Kuvvetleri'nde görevli Tümgeneral Aydemir Cülcüloğlu'nun 1974 Sivas Zara doğumlu oğlu Mehmet Barış Cülcüloğlu çürük raporu almak suretiyle askerlik görevinden muaf tutulmuş.

BAZISI HİÇ KIŞLAYA GİRMEMİŞ

Çürük raporlarının ayrıntılarına göre, Orgeneral Hasan Iğsız'ın dayısının oğlu İlgi Çora hiç askere gitmeden çürük raporu almış. Orgeneral Şükrü Sarıışık'ın oğlu Gökhan Sarıışık da birliğe hiç katılmadan çürük raporu almış. Korgeneral Galip Mendi'nin yeğeni Osman Bahadır Mendi de hiç askere gitmeden çürüğe çıkmış. Korgeneral İbrahim Açıkmeşe'nin yeğeni Volkan Yerebakan da hiç birliğine katılmadan çürük raporu almış. Açıkmeşe'nin diğer yeğeni Mustafa Karabela ise 1999'da İzmir'de bulunan 7'nci Jandarma Komando Er Eğitim Alay Komutanlığı'na katılmış, daha sonra Mardin Savur İlçe Jandarma Komutanlığı'na sevkedilip 18 Şubat 2000 tarihinde de çürük raporu alarak evine dönmüş.
6.2.2009 Anadoluda Vakit”
 
Yukarda ismi geçen kişilere rapor verilirken hiç bir komutanın baskı ve ısrarda bulunduğunu sanmıyorum.
 
Sistemin çürümüşlüğü sistemin ‘havuç’u olan terfilerle insanları kullanıyor.
 
Fakat bu yapay yöntem diktatörlükler de bile göze batmıştır orta vadede açgözlü ve doyumsuzları ayıklama sistemine dönüşmüştür.
 
Diğer taraftan kafa travması nedeniyle GATA Haydarpaşa hastanesinde yatan Ergenekon sanığı E.Orgeneral Şener Eruygur’un tıbbi nedenlerle değil, idari ve hukuki nedenlerle hastanede yattığı bilgisi doğruluk kazanmaya başladı.
 
Aynı şekilde E.Orgeneral Hurşit Tolon hakkında vücut susuz kaldığı için GATA’da üç ay yatması gerekir diye şüpheli bir rapor verildi. Alelacele verilmiş bir rapor izlenimi uyandı.
 
Ergenekon sanıkları yakınlarının ‘Bizden’ dediği 12.Ağır Ceza Mahkemesi hukukçu olmayanların bile göreceği garip bir tutarsızlıkla tahliye kararı verdi. Şimdi de GATA zor durumda kaldı, üç ay paşayı hastanede misafir etmezlerse raporlardaki şaibe açığa çıkacak.
 
Ergenekon sanıklarının kapağı GATA’ya atmak için ‘artistikler’ yaptıklarını gördükçe GATA da görevli doktor arkadaşlara ‘Hitlerin doktorları olma’ riskini hatırlatmak isterim.
 
’Komutancı’ doktor veya hâkimler mesleklerine ihanet ederler. Hiçbir ideolojik uygulama hastane ve mahkeme kapısından girmiyorsa ve uygulamaya yansımıyorsa asker ve yargı çürümemiş demektir.
 
Hastalık insani bir durumdur, sanıkların da aileleri ve çocukları var. Her ne kadar onlar mağdur ettikleri kimselerin aile ve çocuklarını düşünmemişlerse de yanlışa yanlışlıkla karşılık vermek ilkel bir davranıştır. Toplumun hasta sanıklara adil davranmak gibi bir borcu var.
 
Yargılanmaktan kaçan ve hastaneye özellikle GATA’ya sığınmak isteyenlerin saklamak istedikleri çok özel bilgiler var demektir.
 
Asıl bu bilgilere sahip olanlar hastane ortamında ‘tıbbi bir kaza’ya kurban gidebilirler. Hastaneler cezaevlerine göre daha korumasız alanlardır.
 
Herkes bir sınavdan geçiyor vesselam...

Haber 7

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.