Prof. Dr. Yasin ÇİÇEK
Kur’an, Cevşen ve Risale-i Nur Külliyatı Işığında El-Latîf
El-Latîf; nazik ve nazenin bir şekilde çok lütuf ve ikram eden. Bütün inceliklere vakıf olan ihsan sahibi. Her şeyin iç yüzüne nüfuz edecek şekilde nurani olan.
Kur'an-ı Kerîm de Enam suresi 10, Hacc suresi 63, Lokman suresi 16, Ahzab suresi 34, Mülk Suresi 14 de Habîr ve Latîf olarak geçmektedir. اِنَّ اللّٰهَ لَطٖيفٌ خَبٖيرٌ (Lokman 16)
"يَا لَطٖيفُ
Yâ Latîf; Ey mahlûkatına lütuf ve kerem ve rıfk ve mülâyemetle muamele eden Zât-ı Kerim (Cevşen 13. Ukde 8.Satır)
"Mevcudat, etvar-ı hayatıyla müteaddid enva-ı tesbihat-ı Rabbaniyeyi yapıyor. Hem esma-i İlahiyenin iktiza ve istilzam ettikleri hâlâtı gösteriyor ki mesela Rahîm ismi şefkat etmek ister, Rezzak ismi rızık vermek iktiza eder, Latîf ismi lütfetmek istilzam eder ve hâkeza bütün esmanın birer birer muktezası vardır. " Mektubat /323
Rahman, Rahîm, Kerîm olan Allah şefkatli ve latif bir surette mahlukata rızıkları ikram ediyor. Sütü yavrulara latif bir şekilde veriyor. Süt nazik ve nazenin bir lütuftur.
Cenab-ı Hakk'ın bazı isimleri ahirete daha çok bakıyor. İsmi Hakîm bu dünyada bazı isimlerini kayıtlıyor. Kadir ismi bu dünyada tedrici bir surette tecelli ediyor. Ahirette ani ve defi bir surette tecelli edecek. İmtihan sırrı bu dünyada Hakîm ismi muktezasından dolayı Kadir ismine kayıt koyuyor. Aynı bunun gibi Rahîm ve Latif isminin tecellisi Cennette müminlerde tezahürü daha fazla bir şekilde görünecek.
"Öyle de âlem-i kesif olan dünya, âlem-i latîf olan âhiret hesabına, hayat makinesinin işlemesiyle şeffaflaşır, latîfleşir. Kudret-i Fâtıra, gayet hayret verici bir faaliyetle kesif, camid, sönmüş, ölmüş eczalarda nur‑u hayatı serpmesi, bir remz-i kudrettir ki âlem-i latîf hesabına şu âlem-i kesifi nur‑u hayat ile eritiyor, yandırıyor, ışıklandırıyor, hakikatini kuvvetleştiriyor." Sözler / s.584
Tekâmül kanuna göre her bir mahluk sürekli kemale doğru gider. İmanlı bir insan kemale erdikçe latifleşir. Bütün meyve ve çekirdekler latiftir. En latifi ise çekirdeğin içerisindeki bulunan hayat ukdesidir. "Kışır ve suret ise eskileşir, inceleşir, parçalanır." Kabuk hayat hesabına parçalanır. Cismaniyet inceldikçe latîfleşir. Ceset, ruh hesabına inceleşir.
"Evet, kâinatın şehadetiyle, nihayet derecede Rahman, Rahîm ve Latîf ve Kerîm olan Hâlık-ı Zülcelali ve'l-ikram, çocukları dünyaya gönderdiği vakit, arkalarından rızıklarını gayet latîf bir surette gönderip ve memeler musluğundan ağızlarına akıttığı gibi; çocuk hükmüne gelen ve çocuklardan daha ziyade merhamete lâyık ve şefkate muhtaç olan ihtiyarların rızıklarını dahi bereket suretinde gönderir. Onların iaşelerini, tama'kâr ve bahil insanlara yükletmez." Mektubat /286
Cenab-ı Hak insanlara kendini bildirmek ve sevdirmek istiyor. Bu kudsi sevgisini çeşitli lütuf ve ikramlarla gösteriyor. Bu geçici alemde insanlara bu kadar ikram eden Zat cennette ebedi bir surette mükemmel lütuflarda bulunacağını Vaad ediyor.
"Sonra sanatın yed-i beyzasıyla, inayetin fırçasıyla o suretin –eğer bir tek insan ve bir tek çiçek ise– göz, kulak, yaprak, püskül gibi azalarına bir hüsün, bir ziynet renkleri veriyor. Eğer zemin ise maadin, nebatat ve hayvanatına bir hüsün ve ziynet renkleri veriyor. Eğer cennet ise bağlarına, kasırlarına, hurilerine bir hüsün ve ziynet renkleri veriyor ve hâkeza… Başkalarını kıyas et. Hem öyle bir tarzda tezyin ve tenvir eder ki lütuf ve kerem manaları, onda o derece hükmediyor ki âdeta o mevcud‑u müzeyyen, o masnû‑u münevver; bir lütf‑u mücessem, bir kerem-i mütecessid hükmüne geçer. Latîf ve Kerîm ismini zikreder.
Sonra o lütuf ve keremi şu cilveye sevk eden, elbette teveddüd ve taarrüftür, yani kendini zîhayata sevdirmek ve zîşuura bildirmek şe'nleridir ki Latîf, Kerîm isimlerinin arkalarında Vedud ve Maruf isimlerini okutuyor ve masnuun lisan-ı halinden işitiliyor."Sözler / s.693
"Öyle de mahlukatını ve ibadını sair zîşuurlara güzel göstermek istiyor. Çirkin vaziyetlerde görünmeleri, Cemil ve Müzeyyin ve Latîf ve Hakîm gibi isimlerine karşı bir nevi isyan ve hilaf-ı edep oluyor." Lem'alar / s.61
Günahlardan sakınan yani takva sahibi insanlar latifleşir. Salih ameller, insanların zahiri ve batini hislerini latifleştirir. Takva sahibi ve güzel ameller işleyen insanlar latif ve zariftirler. İnce düşünürler. Feraset sahibidirler. İnce ve nazik konuşurlar yani sözleri latiftir.
"Öyle de Sâni'-i Zülcelal'in çok esması var. Her bir ismin ayrı bir cilvesi var. Mesela "Gaffar" ismi, günahların vücudunu ve "Settar" ismi, kusuratın bulunmasını iktiza ettikleri gibi "Cemil" ismi de çirkinliği görmek istemez. "Latîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm" gibi esma-i cemaliye ve kemaliye, mevcudatın güzel bir surette ve mümkün vaziyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktiza ederler." Lem'alar / s.62
"Fakat nur ve nurani şeyler, ne kadar nuraniyette terakki ederse o nisbette ince ve gizli şeylere nüfuzu tam ve keskin olur. Ve keza ne kadar latîf olursa o derecede maddiyatın içlerini keşfeder (Röntgen şuâı gibi)." Mesnevi-i Nuriye /195
"يَا لَطٖيفُ
Ey mahlûkatına lütuf ve kerem ve rıfk ve mülâyemetle muamele eden Zât-ı Kerim (13. Ukde 8.Satır)
"يَا مَنْ هُوَ فٖى حُكْمِهٖ لَطٖيفٌ
Ey ilm-i ezelîyesinde ve hikmet-i bediisinde hoş, makbul ve mergub muamelesiyle minnettar buyuran Zât-ı Rauf (18.ukde 9. Satır)
"يَا مَنْ هُوَ فٖى لُطْفِهٖ قَدٖيرٌ
Ey kerem ve rıfk ve mülâyemetle beraber bilcümle maksud olan umur ve ef'alin icrasına kâdir ve muktedir olan Hak Celle ve A'la Hazretleri (18.ukde 10.Satır)
"يَا لَطٖيفَ الصُّنْعِ
Ey her iş ve icadı hoş ve zarif ve çok hikmetli olan Mevla-yı Müteâl (31.Ukde 5.Satır)
"يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ
Ey ebedî ve nihayetsiz lütuf ve keremi olan Hayy ve Bâki (31.Ukde 6.Satır).
"يَا لَطٖيفًا لَا يُرَامُ
Ey azamet ve kibriyası ile perdelenen, daim olan Zât-ı Kerim (32.ukde 2.Satır)
"يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَطٖيفٍ
Ey lütuf ve ihsankârlıkta misli olmayan ve rıfk ve kerem sahibi olan Fâtır-ı Akdes (34.ukde 10.Satır)
"يَا مَنْ هُوَ فٖى قُرْبِهٖ لَطٖيفٌ
Ey her bir mahlûkatına şah damarından daha yakın, daima kerem ve rıfk-ı mülâyemet ve hoş terbiye eden Kadîr-i Bînazir (35.Ukde 5.Satır)
"يَا مَنْ هُوَ فٖى لُطْفِهٖ شَرٖيفٌ
Ey hadsiz ihsan ve nihayetsiz atiyyelerine izzet ve keremi dahi inzimam eden Zât-ı Âlişan (35.ukde 6.Satır)
"يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَطٖيفٍ
Ey mülayim ve linetli ve hoş olanların eaz ve eltafı Erham-ur Rahimin, kerem ve rıfk ile muamelen eltaf-ı sübhaniyenin zahir alametlerindir (44.ukde 10. Satır)
"يَا مَنْ فِعْلُهُ لَطٖيفٌ
Ey her bir ef'al ve iradesi hoş ve mergub olan Zât-ı Keremkâr (48.ukde 2.satır)
"يَا مَنْ لُطْفُهُ مُقٖيمٌ
Ey tevfik ve inayet ve re'feti daim ve berkarar olan Rabb-i Rahîm (48.ukde 3.Satır)
"يَا مَنْ ظَهَرَ فٖى كُلِّ شَىْءٍ لُطْفُهُ
Ey mevcudattan her bir nev ve taifede ve keremi rıfkı mülayimi meşhud ve mer’i olan Zâtı Keremkâr (57.Ukde 9.satır)
"يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِهٖ
Ey fevt olup fenaya gidenleri yevm-i haşirde muhasebe için lütuf ve inayetiyle haşr gününe iade ve ihrac eden (81.ukde 3.satır)
"يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ
Ey eltaf-ı sübhaniye ve inayat ve ihsanat-ı daimesi zahir ve aşikâr olan Mün'im-i Hakîkî (98.ukde 3. Satır)
“Ey lütuf ve keremi bol olan Latîf, Ey hükmünde lütuf sahibi olan, Ey lütfünde kadîr olan, Ey sanatı güzel olan, Ey lütfü dâim olan, Ey kendisinden uzaklaşılmayan Lâtîf, Ey yakınlığında latîf, Ey lütfünde şerîf, Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Lâtif, Ey bütün latiflerden daha latif, Ey fiili latîf olan, Ey lütfü dâim olan, Ey her şeyde lütfü açıkça görünen, Ey tekrar tekrar lütufta bulunan, Ey lütfü açık olan(Mealli Cevşen).” Cenneti bize lütfuyla ve fazlıyla veren Allah’ım, bize cennette makamımızı artıracak ameller işlemeyi nasip et. Amin
Kaynaklar
1.RNK Neşriyatın Android Risale-i Nur Külliyeti
2.Mealli Cevşen (Android Rnk Neşriyat Evrad)
3.Hoca Sabri Abinin Cevşen Meali(Android Risale-i Nur Okuma)
4.Mealli Kur’an-ı Kerim (Android Rnk Neşriyat Evrad)
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.