Yâ Semî! Kâinattaki bütün sesleri, duaları, tesbihleri ve feryatları işiten Sensin

Yâ Semî! Kâinattaki bütün sesleri, duaları, tesbihleri ve feryatları işiten Sensin

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Ey Celâl ve azamet sahibi Yâ Zelcelâli ve'l-İkrâm! Ey hiçbir şey Kendisine benzemeyen Yâ Vâhid! Ey her şeyi işiten Yâ Semî‘! Ey her şeyi gören Yâ Basîr! Ey bütün noksanlıklardan mukaddes ve münezzeh olan Yâ Kuddûs! Ey insan aklının ve vehminin kuşatamayacağı kadar yüce olan Yâ Kebîr! Ey kalplerin gizlediklerini bilen Yâ Alîm!

Sübhânsın Allah'ım! Sen hiçbir şeye benzemezsin. Biz ise gördüklerimiz, işittiklerimiz ve tasavvur ettiklerimizle sınırlıyız. Senin işitmen bizim işitmemiz gibi değildir; görmen bizim görmemiz gibi değildir. Sen bütün sesleri hiçbir sesi diğerine karıştırmadan işitir, bütün varlıkları hiçbir varlık diğerine engel olmadan görürsün.

Yâ Semî! Kâinattaki bütün sesleri, duaları, tesbihleri ve feryatları işiten Sensin. Bizim dilimiz söyleyemediği hâlde kalbimizin derinliklerinde taşıdığı niyazları da işit.

Yâ Basîr! Karanlıkta gizlenenleri, gecenin içinde saklananları, denizlerin derinliklerini, toprağın altındaki hayatı ve insan kalbinin en gizli hâllerini gören Sensin. Bizim göremediğimiz hakikatleri bize hikmetinle göster.

Yâ Kuddûs! Sınırlı akıllarımızla Seni sınırlamaktan, vehimlerimizle Sana şekil vermekten ve mahlûkatın ölçülerini Senin Zâtına taşımaktan bizi muhafaza eyle.

Yâ Alîm! Bize ilim ver; fakat ilmimizin bizi gurura değil marifete götürmesini nasip eyle. Bilmediğimizi bilme tevazuu, bildiğimizi doğru yerde kullanma hikmeti ve hakikate ulaştıkça Senin azametini daha fazla idrak etme şuuru ver.

Yâ Hakîm! Modern ilimlerin insanlığa açtığı yeni pencereleri hakikatin işaretleri olarak okuyabilmeyi nasip eyle. Mikroskopta küçüklüğün, teleskopta büyüklüğün, ses dalgalarında intizamın, ışıkta nizamın ve canlılığın her tabakasında kudretinin eserlerini görebilmeyi nasip et.

Yâ Basîr! Gelecekte insanlığın geliştireceği bütün görme ve algılama teknolojilerini hakikati araştırmaya vesile kıl; fakat hiçbir teknolojinin Seni kuşatabileceği vehmine düşürme.

Yâ Semî‘! İnsanlığın geliştireceği bütün işitme ve iletişim sistemlerini hayra, adalete ve hikmete vesile eyle; fakat insana mutlak bilgi sahibi olduğu vehmini verme.

Yâ Kuddûs! Bizi, Sana dair zihnimizde meydana gelen her tasavvurun Senin Zâtının hakikati olmadığını bilen kullarından eyle. Seni eserlerinden tanımayı, isimlerinin tecellilerini okumayı, sıfatlarının azametini tefekkür etmeyi ve Zâtını mahlûkatın bütün ölçülerinden tenzih etmeyi nasip eyle. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

ذُو الْجَلَالِ سُبْحَانَ اللهِ الَّذِي لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ الْمُقَدَّسُ الْمُنَزَّهُ عَمَّا تَتَصَوَّرُهُ الْأَوْهَامُ الْقَاصِرَةُ الْخَاطِئَةُ

“Celâl ve azamet sahibi Allah, her türlü noksanlıktan münezzehtir. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi işiten ve her şeyi görendir. O, sınırlı ve hataya düşebilen vehimlerin tasavvur ettiği her türlü eksiklik ve yanlış nitelemelerden mukaddes ve münezzehtir.”

Bu cümlenin hikmeti: İnsanın kendi zihninin sınırlarını fark etmesini sağlamaktır. İnsan şöyle bir yanılgıya düşebilir:

“Ben tasavvur edebiliyorsam, gerçek de böyledir.” Oysa bu doğru değildir. Zihnimizdeki tasavvur hakikatin kendisi değildir. Bu nedenle cümle bize:

“Allah hakkında düşün; fakat Allah'ı zihnindeki tasvirle sınırlama.”şuurunu kazandırır.

Cümlenin gayesi iki aşamalıdır:

Birinci aşama, Allah'ı yaratılmışlara benzetmemek.

İkinci aşama, İnsan aklının sınırını bilerek Allah'ın isim ve sıfatlarını doğru şekilde tanımak.

Böylece teşbih → reddedilir.

ta'til → reddedilir. tenzih + ispat → korunur. Bu, dengeli bir marifetullah metodudur.

Bu cümle özellikle yapay zekâ, nörobilim ve algı teknolojileri çağında daha da anlamlı hâle geliyor. Gelecekte insan; beynin çalışma biçimini, görme sistemini, işitme sistemini, bilinç süreçlerini çok daha ayrıntılı inceleyebilir. Hatta yapay sistemler insanın göremediği dalga boylarını algılayabilir ve insanın işitemediği frekansları tespit edebilir. Fakat bütün bunlar şu hakikati değiştirmez.

Algılamak ile mutlak anlamda bilmek aynı şey değildir.

İnsan teknolojisini ne kadar geliştirirse geliştirsin sonlu bir gözlemci olarak kalacaktır.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.