Yâ Müdebbir! İşlerimizi rızana uygun şekilde tedbir ve tanzim eyle

Yâ Müdebbir! İşlerimizi rızana uygun şekilde tedbir ve tanzim eyle

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Ey bütün varlıkların ölçüsünü ve miktarını ezelî ilminle takdir eden Yâ Mukaddir! Ey gökleri ve yeri kusursuz bir nizamla idare eden Yâ Müdebbir! Ey yıldızları ve ayları hikmetli yörüngelerinde döndüren Yâ Müdebbir, Yâ Müdevvir! Ey karanlık gecelerde nurunu tecelli ettiren Yâ Nûr! Ey her hareketinde sonsuz hikmet bulunan Yâ Hakîm!

Ey Rabbimiz! Göklerin hareketlerine baktığımızda Senin takdirini, düzenlerine baktığımızda tedbirini, dönüşlerine baktığımızda tedvirini ve nurlarına baktığımızda tenvirini okuyabilen bir kalp ve basiret ihsan eyle.

Ayın hareketini başıboş bir dönüş olarak değil, Senin koyduğun ölçünün bir işareti olarak görmeyi; gecenin nurunu sıradan bir ışık olarak değil, Senin kudret ve hikmetinin bir tecellisi olarak okumayı bize öğret.

Yâ Mukaddir! Hayatımızın ölçüsünü de hikmetinle güzelleştir.

Yâ Müdebbir! İşlerimizi rızana uygun şekilde tedbir ve tanzim eyle.

Yâ Müdevvir! Kalplerimizi gafletten marifete, karanlıktan nura doğru döndür.

Yâ Nûr! İmanımızı, aklımızı ve basiretimizi hakikatin nuruyla aydınlat.

Bizi gökyüzüne baktığında yalnız uzaklıkları ve büyüklükleri görenlerden değil, onların arkasındaki İlâhî isimleri okuyabilen ehl-i tefekkürden eyle. İlmimizi Seni tanımaya, astronomiyi kudretini düşünmeye, kâinatı okumayı marifetullaha vesile kıl.

Allah'ım! Ey Mukaddir, ey Müdebbir, ey Müdevvir, ey Münevvir! Ayların hareketlerinde takdirinin hikmetlerini, düzenlerinde tedbirinin ayetlerini, nurlarında tenvirinin eserlerini bize göster. Bize Seni tanıma ve Seni sevme kapısını aç. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

تَتَحَرَّكُ الْأَقْمَارُ بِشَهَادَةِ حِكَمِ حَرَكَاتِهَا مِنْ تَقْدِيرِكَ، تَدْبِيرِكَ، تَدْوِيرِكَ، تَنْوِيرِكَ.

"Aylar, hareketlerindeki hikmetlerin şehadetiyle Senin takdirini, tedbirini, tedvirini ve tenvirini göstererek hareket ederler."

29. Lem'a'nın bu bölümünde varlıklar yalnızca tek tek incelenmiyor; hareket, takdir, tedbir, tedvir ve tenvir üzerinden kâinatın bütüncül bir idare altında bulunduğu gösteriliyor.

Burada dört kelime özellikle dikkat çekmektedir:

تقديرك → Takdirin

تدبيرك → Tedbirin

تدويرك → Tedvirin

تنويرك → Tenvirin

Bu dört kavram, cümlenin adeta dört basamaklı tefekkür merdivenidir.

تقديرك — Takdîruke "Senin takdirin." Her hareketin: miktarı,

zamanı, yönü, hızı, konumu

belirlenmiştir.

تدبيرك — Tedbîruke "Senin tedbirin." Takdir edilmiş düzenin yürütülmesi ve yönetilmesidir.

تدويرك — Tedvîruke "Senin döndürmen, devrettirmen." Burada gök cisimlerinin yörüngesel hareketleri ve dönüşleri hatıra gelir.

تنويرك — Tenviruke "Senin aydınlatman." Ayın ışığı bağlamında özellikle dikkat çekicidir. Ayın kendisine ait olmayan ışığın ona nispet edilmesi, nurun kaynağı ile nurun yansıtıcısını birbirinden ayırmayı öğretir.

Bu cümlenin en dikkat çekici taraflarından biri ses ve anlam arasındaki uyumdur.

تَقْدِيرِكَ

تَدْبِيرِكَ

تَدْوِيرِكَ

تَنْوِيرِكَ

Kelime sonlarının birbirine yakın olması, anlam bakımından da birbirini tamamlayan bir zincir oluşturur.

1. Takdir. Plan ve ölçü.

2. Tedbir. Yönetim ve sevk.

3. Tedvir. Döndürme ve dolaştırma.

4. Tenvir. Aydınlatma.

Böylece dört kelimede adeta bir kozmik yönetim modeli kuruluyor:

Ölç → yönet → döndür → aydınlat.

Kur'ân'da gök cisimlerinin hareketleri sık sık tefekkür konusu yapılır:

"Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder." (Rahmân, 5)

Buradaki hesap, metindeki takdir kavramıyla yakından ilişkilidir. Yine:

"Güneş kendisi için belirlenmiş bir yörüngede akar." (Yâsîn, 38)

Bu, gök cisimlerinin hareketlerinin başıboş olmadığını gösterir.

Ayrıca: "Güneşi bir ışık, ayı da bir nur kılan..." (Yûnus, 5)

ifadesi, metindeki:

تَنْوِيرِكَ — Tenvirin kavramıyla doğrudan bağlantılıdır.

Burada çok ince bir ayrım vardır:

Güneş → ضياء

Ay → نور

Kur'ân'ın bu ayrımı, gök cisimlerinin ışıkla ilişkisini tefekkür etmeye açılan önemli bir kapıdır.

Risale-i Nur Âyetü'l-Kübrâ risalesinde bu cümle, özellikle Âyetü'l-Kübrâ'daki semavat tefekkürünü hatırlatmaktadır.

Bediüzzaman, gökyüzüne bakan seyyahın yalnız yıldızların büyüklüğüne hayran kalmasını istemez. Asıl soru şudur:

Bu muazzam gök cisimleri hangi kanunla hareket ediyor?

Ve cevap: İlim, irade, kudret ve hikmet sahibi bir Müdebbir tarafından. Bu bakımdan 29. Lem'a'daki:

"حِكَمِ حَرَكَاتِهَا"

ifadesi, Âyetü'l-Kübrâ'nın kozmik tefekkür yöntemiyle doğrudan örtüşmektedir. İşte tefekkürle;

görmekten → sormaya → hikmeti aramaya → fiili tanımaya → isme ulaşmaya → marifetullaha yükselir.

Gök cisimlerinin hareketleri, kâinatta kaos değil kozmos bulunduğunu gösterir. Hareket vardır fakat düzensizlik yoktur.

Değişim vardır fakat ölçüsüzlük yoktur. Bu, Yâ Hakîm ve Yâ Mukaddir isimlerinin tecellisidir.

İnsana gökyüzünü yalnız seyrettirmek değil, okutmak.

Ay artık yalnız astronomik bir cisim değildir. O: "Takdirin, tedbirin, tedvirin ve tenvirin bir ayeti" hâline gelir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.