Üzerlerine taştan bir yağmur yağdırdık! Lût kavminin yağmuru ne kötüdür!

Üzerlerine taştan bir yağmur yağdırdık! Lût kavminin yağmuru ne kötüdür!

Ayet meali

A+A-

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Şuara Sûresi 160-175. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor

160 . Lût kavmi (de) peygamberleri yalanladı.

161 . Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı gelmekten) sakınmıyor musunuz?”

162 . “Şübhesiz ki ben, sizin için (gönderilmiş) emîn bir peygamberim.”

163 . “Artık, Allah’dan sakının ve bana itâat edin!”

164 . “(Ben) buna (bu hizmetime) karşılık sizden bir ücret de istemiyorum! Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbine âiddir.”

165,166 . “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, el‘âlemin (bütün insanların) içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır! Siz haddi aşan bir kavimsiniz!” (*)

167 . (Onlar:) “Ey Lût! Eğer (bundan) hakîkaten vazgeçmezsen, mutlakā (memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın!” dediler.

168 . (Lût) dedi ki: “Şübhesiz ki ben, (sizin bu) işinize buğz edenlerdenim!”

169 . “Rabbim! Beni ve âilemi, bunların yapmakta oldukları şeyden kurtar!” (dedi.)

170 . Bunun üzerine onu ve bütün âilesini kurtardık.

171 . Ancak geride kalanlar arasında bulunan (ve o kavmin çirkin âdetlerini hoş gören) bir kocakarı hâriç!

172 . Sonra diğerlerini helâk ettik!

173 . Üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık! Artık o korkutulanların (Lût kavminin) yağmuru ne kötüdür!

174 . Şübhesiz bunda, apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.

175 . Muhakkak ki, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Rahîm (çok merhamet eden) elbette ancak Rabbindir.

(*) “Ma‘lûmdur ki: A‘lâ (kıymetli) bir şey bozulsa, ednâ (kıymetsiz) bir şeyin bozulmasından daha ziyâde bozuk olur. Meselâ: Nasılki süt ve yoğurt bozulsalar, yine yenilebilir. Fakat yağ bozulsa, yenilmez, bazen zehir gibi olur. Öyle de: Mahlûkātın en mükerremi, belki en a‘lâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyâde bozuk olur. Müteaffin (kokuşmuş) maddelerin kokusuyla telezzüz eden (lezzet alan) haşerât gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi, dalâlet bataklığındaki şerlerle ve habis (çirkin) ahlâklarla telezzüz ve iftihâr eder ve zulmün zulümâtındaki (karanlıklarındaki) zararlardan ve cinâyetlerden lezzet alırlar, âdetâ şeytanın mâhiyetine girerler.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 83-84)