Uygur Türklerine yönelik baskı 'soykırım' boyutunda

Uygur Türklerine yönelik baskı 'soykırım' boyutunda

Dünya genelindeki dini özgürlük ihlallerini izleyen, bağımsız bir kurum olan Birleşik Devletler Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonu (USCIRF), 4 Mart 2026 tarihinde merakla beklenen yıllık raporunu kamuoyuyla paylaştı

2025 yılındaki küresel dini özgürlük koşullarını belgeleyen raporun en çarpıcı bölümlerinden birini Çin Halk Cumhuriyeti'nin Uygur Türklerine yönelik politikaları oluşturdu.

Raporda, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) Doğu Türkistan'da yürüttüğü politikalar "sistematik, devam eden ve ağır" dini özgürlük ihlalleri olarak tanımlandı. Çin'in yeniden Ülke Özel İlgi Alanı (Country of Particular Concern - CPC) statüsüne alınması tavsiye edilirken; kitlesel gözaltı kampları, zorla asimilasyon (sinizasyon/Çinlileştirme politikaları), İslami dini mekanların yıkımı, zorla çalıştırma ve kültürel yok etme çabalarının hız kesmeden sürdüğü vurgulandı.

USCIRF, Çin yönetiminin tüm bu insan hakları ihlallerini örtbas etmek ve soykırımı inkar etmek amacıyla küresel çapta yoğun bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğüne de dikkat çekti.

TAYLAND'DAN İADE EDİLEN 40 UYGUR'UN DURUMU

Raporun öne çıkan uluslararası kriz başlıklarından biri de sığınmacıların durumu oldu. Tayland'dan Çin'e iade edilen 40 Uygur erkeğin durumuna özel bir parantez açılan raporda, bu kişilerin Çin'de ciddi zulüm görme ve işkence riski taşıdığı belirtilerek, uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin açıkça ihlal edildiği ifade edildi.

ABD HÜKÜMETİNE 5 KRİTİK TAVSİYE

Komisyon, yaşanan ihlallere karşı ABD yönetimine ve Kongre'ye şu somut politika tavsiyelerinde bulundu:

Çin'in derhal yeniden Özel İlgi Gerektiren Ülke (CPC) olarak sınıflandırılması.

Çin'deki dini özgürlük ihlallerini belgeleyip dünyaya duyurmak için Radio Free Asia (Özgür Asya Radyosu) gibi yayın kuruluşlarına ek fon sağlanması.

ABD Adalet Bakanlığı'nın, Çinli yetkililerin ABD ve diğer ülkelerdeki muhaliflere yönelik "yurtdışı baskı (transnational repression)" eylemlerini soruşturması ve kovuşturması.

Dini zulümden kaçan sığınmacılara destek verecek ve koruma sağlayacak yeni yasaların çıkarılması.

Tedarik zincirlerindeki Uygur zorla çalıştırma uygulamalarını tamamen ortadan kaldırmak için ihracat ve ithalat kontrollerinin daha da sıkılaştırılması.

2025'TE ATILAN ADIMLAR VE SİYASİ GELİŞMELER

Raporda, eleştirilerin yanı sıra 2025 yılı boyunca ABD iç siyasetinde Uygur meselesine dair kaydedilen ilerlemeler de listelendi. Trump yönetiminin Uygur soykırımına karşı yaptığı resmi açıklamalar ve Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen, bölgedeki insan haklarını ele alan kapsamlı strateji belgesi Uyghur Policy Act of 2025 (H.R. 2635) bu adımlar arasında gösterildi.

Ayrıca, Senatör Dan Sullivan ile Temsilciler Chris Smith ve John Moolenaar'ın Kongre-Çin Yürütme Komitesi adına Başkan Trump'a yazdıkları mektup da rapora yansıdı. Söz konusu mektupta, USCIRF'in Dini Özgürlük Mağdurları Listesi'nde yer alan tutuklu akademisyen Dr. Gulshan Abbas gibi isimlerin kurtarılmasına öncelik verilmesi talep edilmişti.

RUSHAN ABBAS: "TAVSİYELERİN HAYATA GEÇİRİLMESİ ZORUNLUDUR"

Raporun yayımlanmasının ardından Uygur Hareketi (Campaign for Uyghurs) cephesinden de açıklamalar geldi. Aynı zamanda Çin'de tutuklu bulunan Dr. Gulshan Abbas'ın kız kardeşi olan Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, raporu şu sözlerle değerlendirdi:

"2026 USCIRF raporu, Uygur vatanında devam eden soykırıma çok önemli bir ışık tutmaktadır. ABD hükümetinin bu rapordaki tavsiyeleri hızla hayata geçirmesi, Uygur soykırımının sona ermesi için artık bir seçenek değil, zorunluluktur."

Uygur Hareketi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, 2025 yılında ABD ve uluslararası arenada kaydedilen yasal başarılara rağmen soykırımın sahada fiilen devam ettiği hatırlatılarak, tüm ulusların ve hükümetlerin bu insanlık suçunu durdurmak için ortak sorumluluk taşıdığı vurgulandı.

Karar

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.