Üniversiteliler İlkadımlarını Attılar!

Üniversiteliler İlkadımlarını Attılar!

Ortaya koyduğu kuşatıcı çalışmalarla dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan Anadolu Gençlik Derneği'nin İstanbul Şubesi Üniversite Komisyonu, geçtiğimiz hafta sonu 26-27 Ekim'de yine ses getirecek bir çalışmaya imza attı.

Risale Haber - Haber Merkezi

"İlk Adım Eğitim ve Tanışma Kampı" olarak nitelendirilen programın davetlileri, İstanbul'da ki üniversiteleri yeni kazanan öğrencilerdi.

Yedi ayrı coğrafyadan yedi tepeli şehre okumaya gelen binlerce kişiden kamp yerinin imkânı dâhilinde ancak 500'ünün katılabildiği program, muhatap kitlesi gençler olan AGD'nin üstlendiği "çatı" görevin bir kez daha tescillemiş oldu. Katılımcılar özellikle üniversite ortamında etraflarını saran küresel ifsattan korunmak için, Rablerinin Hadis-i Kudsi'de geçen "Kim bana bir adım yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım" buyruğu üzerine bu çalışmaya katılarak "ilk adımlarını" attılar. Bir yandan Muammer Bilgiç, M. Baki Öztürk, Ahmet Bulut, Mahmut Toptaş, Ümit Baz, gibi değerli isimleri dinleme fırsatı yakalarken, diğer yandan programın gerçekleştirildiği Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'nün sosyal-sportif imkânlarından yararlanarak dinlenme fırsatı buldu.

AGD Genel Başkanı Salih Turan, Üniversiteler Komisyonu Başkanı Mehmet Savaş ve İstanbul İl Başkanı Ali Uğur Bulut’un da teşrif ettiği program, Üniversite Komisyonu Başkanı Abdurrahim Şen’in açılış ve selamlama konuşmalarıyla başladı. Yeniden büyük Türkiye'yi ve adil düzenin hâkim olduğu yeni bir dünyayı sizlerle beraber kuracağız diyerek katılımcılara seslenen Şen, gösterdikleri bu yoğun ilgiden dolayı da kendilerine bizzat teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Selamlama konuşmalarından sonra programın normal seyrine devam edilirken hocalar 60'ar dakikalık seminerlerine başladılar.

Seminer konusu "Davetten Devlete İslam Okulları" olan ilk hatip Muammer Bilgiç, konuşmasında, İslam Devleti Kurulmadan da yapılması gereken beş madde olduğunu söyleyerek şu şekilde sıraladı; kapısını vurmadan arkadaşınızın odasına girmeyin, otobüste, minibüste, metrobüste bayanlara yer verin, kimsenin özel hayatını araştırmayın, telefonunuza gelen cevapsız aramalara geri dönün, namazı dosdoğru kılmak sadece rükûya eğildiğinde sırtında su dolu tasın durması değil aynı zamanda bu dördünü de uygulamaktır. Diğer konuşmacı Mahmut TOPTAŞ ise genel itibariyle Kur'an'ın anlaşılarak okunması ve hayata tatbik edilmesi üzerinde durarak; bunların yanı sıra müminlerin genel vasıflarından ve Kur'an'ın evrenselliğinden de kısaca bahsetti. Konuşması sırasında ayet ve hadislerden örnekler veren Toptaş, katılımcılardan bazılarını kesinlikle ezberlemelerini ve hayatlarına tatbik etmelerini istedi. Bunlar: Vezinu bil gısdasil mustegim (Ayeti kerime) - Doğru terazi ile tartın, El mu'minu ken nahleti(Hadis-i Şerif) - Mu'min arı gibidir, El mu'minu mir'atul mu'min( Hadis-i Şerif) - Mümin müminin aynasıdır. Ahmet BULUT'un konusu ise Namaz ve Toplumdu. Namazın toplumdaki önemine ve toplumda bulunması gereken mevkie dikkat çeken Bulut, namaz hususunda bizzat yaşadığı hadiselerden de ibretlik öyküler sundu. Ahmet Bulut'un konuşmasından ise akıllarda şu sözü kaldı: "Namaz ruhun gıdasıdır.” Programın 2. günü ise AGD Genel Başkanı Salih Turhan’ın semineri ile başladı. Dünya üzerindeki Müslümanlara uygulanan zulüm ve işkence’den söz eden Turhan, bütün bunlarla beraber Yalta Konferans’ının mahiyetiyle ve buradan alınması gereken derslerle ilgili bilgiler de verdi. “Allah rızası için çalışırsanız, Allah sizin sıkıntılarınızı satın alır” diyen genel başkan, tüm katılımcılara teşekkür ederek, tebriklerini iletti. Bir diğer konuşmacı olan M. Baki ÖZTÜRK, "Davanın Kutsiyeti ve Kişisel Gelişim" konusunu anlatarak davasına sahip çıkan bir neslin nasıl oluşturulabileceğinden ve tebliğde başarıya götürecek metotlardan bahsetti. AGD'nin ise kişisel gelişimde bulunmaz bir nimet olduğunu ifade ederek, katılımcılara burada bulunduklarından dolayı şanslı olduklarını ifade etti. Temel esasları anlatan ve üniversitede genç profilinden bahseden Ümit BAZ ise ifsadın hakim olduğu üniversitelerde bir gencin yalnız hareket etmesinin doğuracağı tehlikelere vurgu yaparak bilahare teşkilat içerisinde bulunmanın yaralarına değindi. Gençlerin kazanacağı bilginin de kaynağının çok önemli olduğundan ve yanlış kaynaklardan alınan bilginin kişiyi yanlış yollara sürükleneceğinden bahseden Baz, temel bilgi kaynaklarını Akıl, Vahiy ve beş duyu organı şeklinde üçe ayırmış ve İslam'ın akıl dini değil nakil dini olduğunu ifade etti.

Programın sonunda ise kampa katılan tüm katılımcılara katılım sertifikası verilerek toplu fotoğraf çekildi.