Türkiye, ordunun söz sahibi olduğu bir devirden modern bir döneme geçiyor
Avrupa Birliği Dönem Başkanı İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos, Türkiye'de Ergenekon davası ve darbe planlarıyla ilgili gelişmeleri, "ordunun güçlü söz hakkına sahip olduğu dönemden modern bir ülkeye geçiş dönemi" şeklinde yorumladı.
İtalya'daki Gladio davası nedeniyle Avrupa'nın Ergenekon'u gayet iyi bildiğini ifade eden Büyükelçi Clos, "Ordu, diğer demokratik Avrupa toplumlarında olduğu gibi sivil otoriteye bağlı olmalı." ifadelerini kullandı.
Darbe planlarına ilişkin gelişmeler Avrupa tarafından yakından izleniyor. AB Dönem Başkanı İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos, yaşanan süreci, "Türkiye, ordu sözünün güçlü olduğu dönemden, modern bir ülkeye geçişi yaşıyor." şeklinde özetliyor. Soğuk Savaş sonrası Avrupa'da sivil-asker ilişkilerinin yeniden düzenlendiğine dikkat çeken İspanyol Büyükelçi, Türkiye'de de bu rol değişiminin gerektiğini düşünüyor. Askerlerin yargılanması konusunda ise, "Demokratik toplumlarda orduda birilerinden şüphelenme ve bunların yargılanması gayet mantıklı." değerlendirmesinde bulunuyor. İtalya'daki Gladio örneğini veren İspanyol Büyükelçi, "(Ergenekon) Avrupa'da gayet iyi bilinen bir şey." diyor.
Avrupa'dan gelen turistlerin Türkiye'yi ve Türk halkını gördükten sonra fikirlerinin değiştiğini vurgulayan Büyükelçi, "Demek ki Avrupalıların yüzde 90'ı Türkiye'yi tanımıyor. Kendinizi anlatmalısınız." tavsiyesinde bulundu. Hükümetin reformlara devam etmesi gerektiğini tekrarlayan Clos, müzakere başlıklarının da kesintiye uğramadan açılmaya devam etmesi gerektiğini söyledi. İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Clos, gündeme ilişkin Zaman'ın sorularını cevaplandırdı.
İspanya, Türkiye'nin AB üyeliğine açık destek veriyor. Müzakerelerin tıkanma riskinin yaşandığı bu dönemde Madrid'in AB dönem başkanlığı Ankara açısından şans olarak değerlendiriliyor. İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos da "Açabildiğimiz kadar başlığın açılması için çalışacağız. Dört başlık (gıda güvenliği, sosyal politika ve istihdam, rekabet, kamu alımları) üzerinde görüşmeler sürüyor." diyerek hedefi yüksek tutuyor. Clos, siyasi engele takılan enerji ile eğitim başlıklarının bile bu dönemde açılabileceğini kaydetti. Joan Clos, enerji başlığının açılması için Akdeniz'de münhasır ekonomik bölge tanımı için AB'nin bir bildiri yayınlaması ve Türkiye'nin bunu kabul etmesi gerektiğini aktardı. Bu başlığın açılmamasını çelişki olarak nitelendiren Clos, eğer Türkiye bu bildiriye olumlu cevap verirse Kıbrıs Rum Kesimi'nin vetosunun aşılacağını söyledi. Büyükelçi, sadece stratejik önemi için değil, liberal demokrasi gibi ortak değerleri paylaştığı için Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediklerine ısrarla değindi. Kıbrıs'ta iki tarafın pozisyonlarını iyi bildiklerini belirten İspanyol Büyükelçi, "Meselenin olumlu yönde gelişmesi için tüm diplomatik çabalarımızı ortaya koyacağız." dedi. Ancak devam eden görüşmeler için 'mühlet' belirlenmesine karşı çıktı.
Clos, müzakere sürecini "bisiklete binmeye" benzetti. "Bir pedal müzakere başlıkları, bir pedal reformlar." diyen Büyükelçi, Ankara'nın fasılların açılması için reform yapması gerektiğini, değişiklikler yapılınca da AB'nin fasılları müzakereye açması gerektiğini anlattı. Clos, "Koşul, bisikletin durmaması, yoksa düşersiniz." dedi. İspanyol Büyükelçi, sivil-asker ilişkileri konusundaki sorulara ise şu cevapları verdi:
Ergenekon davası sürüyor. Kafes Eylem Planı çok tartışıldı. Planlara inananlar var, inanmayanlar var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu, sizin toplum hayatınızdaki bir dönüşüm. Ordunun ülkenin yönetiminde güçlü bir sözünün olduğu devirden, idarenin tamamen sivillerin eline geçtiği modern bir ülkeye geçiş süreci. Türkiye, hükümetin askerî otorite üzerinde hakim olması gerçeğine uyum sürecinden geçiyor. Bu süreçten bilgelikle ve barışçıl yeni düzenlemelerle geçeceğinizi umuyorum.
Türk demokrasisinin seviyesi artıyor mu? Buna bağlı olarak ordunun yönetimdeki etkisi azalıyor mu?
Bir Türk olmadığımız için tüm şartları idrak etmemiz zor. Ama muhtemelen evet. Soğuk Savaş sonrası ordunun rolünün azalması ve sivil hükümetin etkisinin artması mantıklı bir durum. Bu geçmekte olduğunuz bir süreç. Biz neticenin liberal ve tam bir demokrasi olmasını umuyoruz. Ama bu, demokrat olanlarla olmayanlar arasında bir savaş değil. Hükümet ile ordunun rollerinde değişiklik olmalı.
Orduda demokrasi anlayışı ile kastınız nedir?
Politik demokratikleşme yeterli değil, orduda da demokrasi anlayışı gelişmeli. Değişik grup ve dinlerden insanlara demokratik haklar verilmesi, refah sağlanması önemli. Ama ikinci önemli boyut, ordunun seçimle gelmiş sivil hükümete tabi olarak ülke içinde demokratik bir rol üstlenmesi. Diğer demokratik Avrupa toplumlarında olduğu gibi sivil otoriteye bağlı olmalılar. Türkiye'nin yaptığı da bu. Bu yöndeki süreç devam ediyor.
Ergenekon davasını ülkenizdeki arkadaşlarınıza ya da ortalama halka nasıl anlatırdınız?
Bu, Avrupa'da gayet iyi bilinen bir şey. İtalya'da Gladio örneği var. Yargılanması gerekiyor ama hâkimlerin ne karar vereceğini bilmeden bir tek cümle bile söyleyemeyiz. Yargı böyle işliyor. Ama demokratik bir toplumda ordunun bazı üyelerinin suç işlemiş olabileceğinden şüphelenmek gayet mantıklı. Bunlar yargılanmalı ve her şey açıklığa kavuşturulmalı. Biz İspanya'da bunu yaptık.
Bu yaşananlar normal mi diyorsunuz?
Normal değil ama böyle şeyler olabilir. Soğuk Savaş döneminde komünizm ile mücadele için kurulan silahlı gizli örgütler, vazifeleri sonra erince Avrupa'da bazı suçlara karıştılar. Ama gerçeğin ne olduğunu kovuşturmadan sonra göreceğiz. İtalya'da bunlar yaşandı, Türkiye'ye has bir şey değil.
Avrupa'nın yüzde 90'ı sizi tanımıyor, kendinizi anlatın
İspanyol Büyükelçi, röportaj esnasında Türkiye'nin Avrupa ile iletişim sorununa dikkat çekti. "Halkla ilişkiler ihtiyacı çok açık görünüyor." diyen Clos, Avrupa'dan bir arkadaşı gelince, "Türkiye ne kadar gelişmiş bir ülke ve halk ne kadar iyi." dediğini aktardı. Gelen turistlerin yüzde 90'ının böyle dediğini ifade eden Büyükelçi, "Eğer Türkiye'ye gelen her Avrupalı 'ne kadar güzel ülkeymiş' diyorsa, bu Türkiye'yi bilmediklerini gösterir." diye konuştu. Clos, "Türkiye gerçek yüzünü Avrupa halkına sunmanın yollarını bulmalı." tavsiyesinde bulundu.
Joan Clos, uzun seneler Barcelona Belediye başkanlığı yapmış birisi. THY'nin Barcelona'ya sponsor olmasını memnuniyetle karşılamış. Barcelona'nın maçlarını hiç kaçırmıyor. İstanbul'da bazı maçlara gitmiş.
BOĞAZ'DA YELKEN YARIŞI ÇOK KEYİFLİ
İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos oldukça renkli bir hayat tarzına sahip. Profesyonel pilot olan Clos, bazen Ankara semalarında uçuyor. Aynı zamanda profesyonel yelkenci. Boğaz'da düzenlenen yarışta İspanya takımı adına yarışmış. Clos, "Boğaz'da yelkenin keyfi başkaydı." diyerek Türkiye'de birçok güzellik olduğunu vurguluyor.
Zaman
