Türk kökenli İsveçli vekil: Toplama kampı gibiydi

Türk kökenli İsveçli vekil: Toplama kampı gibiydi

İsrail'in sınırdışı ettiği Türk kökenli İsveçli vekil Mehmet Kaplan, maruz kaldıkları kötü muameleyi anlattı.

Baskını korsanlık olarak nitelendiren Kaplan, gözaltına alınan aktivistlerin götürüldüğü limandaki manzarayı şöyle anlattı: "Yüzlerce insan bir alana toplanmıştı. Limanda çok sayıda asker, köpekler eşliğinde dolaşıyordu. Kendi kendime rüyada mıyım, diye sordum. Çünkü adeta bir toplama kampındaydım.

İsrail'in Gazze'ye yardıma giden gemilere silahlı müdahalesi sonunda İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan Türkiye kökenli İsveç milletvekili Mehmet Kaplan dün Stockholm'e döndü. Büyük bir medya ordusu ve sevenleri tarafından karşılanan Kaplan, yaşadıklarını Cihan'a anlattı.

Kaplan, "Gece yarısını biraz geçmişti. İki İsrail kruvazörü gemimizin etrafında dolaşmaya başladı. Daha sonra helikopterler de geldi. Bir süre sonra 'Mavi Marmara' gemisine doğru yöneldiler. Mavi Marmara ile aramızda yaklaşık 1 mil uzaklık vardı. Bir süre sonra oradan silah sesleri duymaya başladık. Korkunç bir andı." dedi. "İsrail'in kesinlikle böyle silahla kanlı bir saldırı düzenleyebileceğini ummuyorduk, böyle bir cüret beklemiyorduk." ifadelerini kullanan Kaplan, "İki Türk kaptanla da konuşarak teyit ettirdim. İsrail karasularından 80 mil uzaktaydık. Ve uluslararası sularda seyrediyorduk. Hepimiz yardım için gönüllüydük ve hiçbir silah da taşımıyorduk." dedi. Baskını da "korsanlık" olarak niteledi. Mavi Marmara'daki kanlı operasyon 5-6 saat sonra yüzü maskeli İsrail komandolarının kendi gemilerine de çıktığını ifade eden Kaplan, "Bizleri de ite kaka güverteye topladılar. Bir İsveçli arkadaşımıza elektrik şoku verdiler. Bir Yunanlı mürettebat da ciddi bir saldırıya uğradı, ağır yaralandı." dedi.

"İsrail askerlerinin gözetiminde bir süre yolculuk yaptıktan sonra gemimiz bir limana yanaştı." diyen Kaplan, limanda gördüğü manzarayı ise bir toplama kampına benzetti. Kaplan; "Gemiden inince gözlerime inanamadım. Yüzlerce insan, çadırların olduğu bir alana toplanmıştı. Aynı zamanda limanda insanlardan daha çok sayıda asker, köpekler eşliğinde dolaşıyordu. Kendi kendime rüyada mıyım, diye sordum. Çünkü adeta bir toplama kampındaydım." dedi. Hücrede kendilerine son derece kötü muamele edildiğini de belirten Kaplan, "Musluktan kaynar su akıyordu. Askerlerden su istedik; bazen getirdiler, bazen getirmediler. Yemek istediğimizde ise küflü sandviçler getirdiler." dedi. Türk kökenli vekil, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

'İSRAİL'E YAPTIRIM UYGULANSIN'

Alıkonulan yolcular arasında bulunan İsveçli yazar Henning Mankell, İsrail'e yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. İsrail'den sınır dışı edildikten sonra ülkesine dönen Mankell, bulvar gazetesi Expressen'in internet sitesinde yayınlanan konuşmasında, İsrail'e, Gazze'ye yönelik ablukayı kaldırması için Güney Afrika'daki "apartheid'' rejiminin dağılmasına katkıda bulunan türden yaptırımlarla baskı uygulanması çağrısı yaptı. Mankell, "Yaptırımların büyük etkisi olduğunu bildiğimiz Güney Afrika deneyiminden faydalanmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu zaman aldı, fakat etkisi oldu.'' dedi. Yolculukla ilgili bir pişmanlığı olup olmadığına yönelik soruyu da Mankell, "Kesinlikle hayır." diye cevapladı. Konvoydaki İsveç gemisi Sofia'da yolculuk eden Henning Mankell, gemilerde silah bulunmadığını ifade ederek, "Gemilerde tek bir silahın olmadığına sizi temin edebilirim.'' diye konuştu. Mankell, saldırıda ölenler olduğunu bilmediğini, sadece yaralananlar olduğunu duyduğunu kaydetti.
Cihan