TOKİ ve belediyelere gökdelen uyarısı: 4-5 katı geçmeyin
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gaziosmanpaşa’daki kentsel dönüşüm töreninde gökdelen uyarısında bulundu.
Derviş genç'in haberi:
Fevkalade bir durum olmadıkça kentsel dönüşüm alanlarında gökdelen dikilmemesini istedi: “Zemin artı 4, zemin artı 5... Bunun daha üzerine çıkmamalıyız. Zemin artı 10, zemin artı 15... Bu tür binalar değil.”
Başbakan Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Gaziosmanpaşa’da düzenlediği kentsel dönüşüm törenine katıldı. Erdoğan, buradaki konuşmasına, kentsel dönüşüm hareketi kapsamında başlatılacak projelerin şehirlere, ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyerek başladı. Sağlıklı, konforlu, yaşanabilir alanlar oluşturmak için yıkım yapıldığını ifade etti. Erdoğan, “Onarılması mümkün olmayan çatlakların üzerini kapatmıyoruz. Tamir olmayacak, büyüdükçe büyüyecek sorunların üzerini örtmüyoruz. Biz yıkıyoruz, yeniden yapıyoruz. Daha iyisini, daha modernini, daha sağlıklısını inşa ediyoruz.” diye konuştu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar dahil olmak üzere tüm belediye başkanlarına, ‘fevkalade bir hal olmadıkça bu tür yapılanmalarda gökdelenler dikilmemesi’ gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Zemin artı 4, zemin artı 5... Bunun daha üzerine çıkmamalıyız. Zemin artı 10, zemin artı 15... Bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün de derinliklerinden gelmek üzere estetiğe önem vermeliyiz. 40, 50, 80 katlı bina estetik olmaz mı? Olabilir. İnkar etmiyorum, reddiyeci değilim. Ama bir şeyi ortaya koymak istiyorum; insanoğlu toprağa yakın yaşamalı. Biz, çocuklarımızın rahat rahat inip çıkabileceği konutlar inşa etmeliyiz.” dedi.
Kentsel dönüşüme karşı çıkanlar olduğuna değindi. Bedeli ne olursa olsun bunu gerçekleştireceklerini söyledi. Başbakan, “Biz, çakma zihniyetlerle yürümüyoruz. Biz, bu ülkede halkımın ruh köküne hitap eden zihniyetle yürüyoruz. İnşallah süreç boyunca Türkiye’nin yeni şehirlerini inşa edecek, insanımıza layık evler imar edecek, dünya sathında parmakla gösterilmemizi sağlayacak iş yerlerini kuracağız. İnşa edeceğimiz şehirler, yaşam alanları, gelecekte yükselteceğimiz Türkiye’nin nüvesi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Başbakan’ın gündeminde çözüm süreci de vardı. Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’de terörle mücadele edildiğini ve 30 yılda nice canlar kaybedildiğine dikkat çekti. Şöyle konuştu: “Terörün ortaya çıktığı andan itibaren 2002 yılında iktidara gelinceye kadar terörü doğuran sebepler hiç konuşulmadı. Terörün istismar alanları hiç konuşulmadı. Terörü doğuran bataklıkları kurutmayı hiç kimse tartışmadı. Yoksul mahalleler terörün istismar ettiği alanlara dönüştü. Çarpık kentleşme terörü saklayan, gizleyen, aynı zamanda teröre istismar imkanı sunan mekanlara dönüştü. Biz hükümet olarak bunu tersine çevirdik. Bir yandan terörle kararlı bir şekilde mücadele ettik, diğer yandan terörün istismar alanlarını, bataklıklarını kurutma mücadelesi verdik. Okullar, hastaneler, yollar, barajlar inşa ettik. Terörün istismar ettiği, suç örgütlerini istismar ettiği ne varsa kararlılıkla üstüne gittik. Biz o bataklıkları Allah’ın izniyle kurutacak, gül bahçesine, lale bahçesine çevireceğiz, çeviriyoruz. O harabeleri, viraneleri, mamureler haline getireceğiz, getiriyoruz. Kırılan kalpleri onarıyor, umutsuzluğu umuda çeviriyor, tüm istismar alanlarını tek tek ortadan kaldırıyoruz. Milletimiz müsterih, rahat olsun.”
BATAKLIĞIN KURUTULMASINI İSTEMİYORLAR
Başbakan Erdoğan, ‘Akil İnsanlar Heyeti’ne de destek verdi: “Bazı çevreler ‘Akil İnsanlar Heyeti’nden çok rahatsız oldu. Top atışları başladı. Kimisi herhalde kendisi yok diye feryat ediyor. Kimileri kıskançlıklarından çatlıyor. Kimileri de ulusalcı kesim oldukları için, bu ülkenin zaten ne çektiysek aşırı uçlarından çektik. Bir bataklık oluşturdular, o bataklığın kurutulmasına karşı çıkıyorlar. Kendileri bataklıklara çamur taşıdılar, şimdi de o çamurun kurutulmasına karşı çıkıyorlar. Kendilerine bataklıklarda sivrisinek yetiştirdiler, şimdi de o sivri sineklerin yok edilmesine karşı çıkıyorlar. Biz terörle mücadelede bir şeyler yapalım, annelerin gözyaşları dinsin diye çırpınırken maalesef birileri oradan hala rant elde etmenin gayreti içinde. Biz bu çözüm sürecinden umutluyuz. Allah’ın izniyle biz samimiyetle bu yola çıktık. Niyetimiz hayır, akıbet de inşallah hayır olacak.”
Zaman
