Sonunda kafası çalışan bir İsrailli çıktı !

Sonunda kafası çalışan bir İsrailli çıktı !

İsrailli eski kabine bakanı Isaac Herzog, İsrail'in Filistin'in bağımsızlığını desteklemesi onun hayrına dedi.

'İsrail Filistin'in bağımsızlığını desteklemeli'
 

İsrailli eski kabine bakanı Isaac Herzog, İsrail'in Filistin'in bağımsızlığını desteklemesi onun hayrına dedi.


"İsrail'deki mevcut liderlik ülkenin stratejik çıkarlarına yönelik yakın tehditin çözümünü düşünüyor ve bu çözümü Filistin'in diplomatik atağının sınırlandırılmasında en temel öncelik haline getiriyor. Fakat İsrail kendisi için gerekli hamleyi hiç kimsenin ummadığını yaparak başarabilir: Filistin devletenin bağımsızlığını, bir takım kritik şartlarla, kabul ederek."

İSRAİL KENDİSİNDEN BEKLENMEYEN HAMLEYİ YAPMALI

Foreign Affairs'e yazan İsrail eski kabine bakanı ve Dışişleri ve Savunma Komisyonu üyesi  Isaac Herzog'a ait bu sözler.

Herzog "Why Israel should Vote for Palestinian Independence" adlı makalesinde, İsraillilerin büyük bir çoğunluğunun iki devletli çözümü desteklediğini ve bir Filistin devletinin Birleşmiş Milletler'de 'tek taraflı' bir eylemle ortaya çıkmasındansa iki taraflı anlaşmalarla kurulmasını istediğini söylüyor. Ona göre bu yüzden Filistin devletinin bağımsızlığı desteklenmeli ve karşılıklı görüşmelerin yeniden başlamasıyla İsrail şartları çözüm içine koymalıdır. Bu gerçekleşmezse uluslararası camiadan soyutlanacak İsrail için daha olumsuz sonuçların doğacağını vurguluyor;

"Birleşmiş Milletler'e getirilen öneride, 1967 yılındaki çizgilerin sınır olarak kabul edilmesini ve Doğu Kudüs'ün başkent olması istenebilir. Bu tür bir çözüm bu sınırlar içindeki herhangi bir İsrail varlığını doğal olarak yasadışı kılabilir ve bu da İsrail'in yahudilerin kutsal bölgeleri olan ağlama duvarını, İsrail'in güvenliğini sağlayan ve toprak değiş tokuşunda genellikle İsrail'in bir parçası olarak kalmayı sürdüreceği düşünülen önemli yerleşim bölglerini kontrol altında tutmalarını zorlaştırabilir.  Filistinliler sonunda uluslararası kabul görmüş bu tür pozisyonlar konusunda uzlaşmazlık çıkaracaklardır ve İsrail bu tür tek taraflı referanslarla müzakere etmekte zorlanacaktır." diyor.

İSRAİL'İN ORTADOĞU'DAKİ POZİSYONU BELİRSİZLEŞTİ

Ortadoğu'daki tarihsel değişimin İsrail'in stratejik pozisyonunu belirsizleştirmiş olduğunu da sözlerine ilave ederek, İsrail hükümetinin Eylül'de BM'de yapılacak Filistin Devleti oylamasına karşı yoğun diplomatik kampanya başlatmasını eleştiriyor.

FİLİSTİN DEVLETİNİ DESTEKLEYEREK BUNU AVANTAJINA KULLANMALI

İsrail açısından yapılması gerekeni;

"BM çözümüne karşı durmak yerine, İsrail insiyatifi eline almalı ve Birleşmiş Milletler'de Filistin devletini desteklemeyi kabul ederek bunu avantajına kullanmalı.  Filistin devletini kabul etmek belki sonunda İsrail Filistin barış görüşmelerinin kapılarını açabilir, iki devletli çözüm ihtimalini güçlendirebilir, büyük ölçüde İsrail'in bölgedeki ve uluslararası camiadaki pozisyonunu güçlendirebilir." kelimeleri ile ifade ediyor.

İsrail'in uluslararası camiada yalnızlaşmasına giden süreci tersine çevirmesi ve barış sürecini canladırması için, İsrail'in Birleşmiş Milletler'de Filistinlilerin bağımsızlık isteklerini desteklemesini salık veriyor. Ona göre barış görüşmeleri yeniden başladığında İsrail'in de ileri süreceği ön şartlar ile birlikte ortaya çıkacak bir çözüm, Filistin'in BM'de İsrail'in karşı koyuşuna rağmen tanınmasından daha iyidir.

Bu anlayışın bir parçası olarak da, "İsrail ABD eski başkanı Bill Clinton'ın 2000'de koyduğu ve Barack Obama'nın Mayıs 2011'de geliştirdiği parametlereleri kabul etmeli" diyor.

ihlassondakika