Dr. Habip ARTAN
Düşünce iklimi-25
Bu seferki düşünce ikliminde kısa kısa; ticarette sürdürebilirlik, işçi ve işveren dürüstlüğü, vergi yükü ve idari para cezaları, orta direğin ödemede güçlük çektiği kabarık faturalar, borçlarını faizli borçla kapatanlar ile aldığı hizmetin faturasını ödemeyen asalaklar üzerinde duracağız.
Ticarette büyümek kolaydır, sürdürmek ise zordur
Günümüzün en büyük zorluklarından birisi de sürdürülebilirliktir. Özellikle yaşı 25-35 arasındaki müteşebbis gençlerimiz çok kısa sürede kazanıp zengin olmak istiyorlar. Memleketin her köşesinde dileyen dilediği sahada işini kurabiliyor. Bazen rekabet edemeyeceğini bile bile komşusunun bitişiğinde aynı işi yapmak isteyebiliyor. İşler yolunda gitmeyince bir bakıyorsunuz altı ay sonra iş yerinin tabelasının yerinde yeller esiveriyor. Her şeyde olduğu gibi iş ve ticarette de gelişim hiyerarşisi vardır. Firma ve şirket kurmak öyle turşu kurmaya benzemez. Asıl olan bunun sabırla ve sebatla istikrarlı bir şekilde devam ettirilmesidir. Doğru yerde ve doğru insanlarla ve istidadınıza uygun bir alanda çalışırsanız şirketiniz bileğiniz yere değmez.
Çalıyor ama çalışıyorlar
Toplumda bir kesim; "falan adam, falan kurum çok iyi, çok çalışkan, çalsa da önemi yok, önemli olan iş yapmasıdır, et kemiksiz olmaz, gemisini yürütene kaptan derler, benim için önemli olan artılarıdır" diye düşünüyor. Bu düşünceyi normal görmeye başlayan toplumlarda ne kendisine ne de gelecek nesillerine herhangi bir fayda gelmez. Hırsızlığın her ne sebeple olursa olsun mazereti olamaz. Kolluk gücü ve adaletin böyle insanlar ve yöneticilerin en kısa sürede yakasına yapışarak hak ettiği cezaları vermesi elzemdir.
Ağır vergi yükü ve cezalar
Yüksek vergiler işveren ve işçinin omuzunda ağır bir yük olarak durmaktadır. Birçok esnaf ve sanatkâr iş yerinde durumunu muhafaza için elinden gelen gayreti gösterse de etrafımızdaki çoğu esnafın ödemede güçlük çektiği vergi borçlarından dolayı iflas ettiğini, işini terk ettiğini görmekteyiz. En başta uygulanan vergi ve cezaların ödenebilir olması gerekmektedir. Ödeme zorluğu çeken mükellefler ister istemez vergi ve cezalardan kaçarak ileride telafisi mümkün olmayan sıkıntılar ile karşı karşıya kalarak ya iflas etmekte veya işi terk edip çareyi kaçmakta bulmaktadır. Enflasyonun yüksek olması ödenmeyen gecikmiş faturalara da ister istemez yansımaktadır. Fatura, vergi ve cezaların ödenmesinde icbar ve caydırıcılık yanında teşvik de esas olmalıdır.
Faturalarda kabarık ödeme miktarları
Normal bir meskende veya işyerinde mükelleflerin ödemek zorunda olduğu, zaruri tüketim kalemlerinden olan başta internet, cep telefonu, su, elektrik ve doğalgaz faturalarına gün geçtikçe resmi enflasyonun üzerinde zam gelmektedir. Bir telefon faturası veya bir su faturası bir yılda hemen hemen iki katına çıkmaktadır. Elektrik faturalarında yüksek tüketici gurubunda iseniz zaten faturanız durduk yere iki kat geliyor olacaktır. Ülkemizde elektrik faturaları yüksek tarifeli ödeme grubunda % 5'e yakın abone bulunmaktadır. Bu tarz faturalama sisteminde iki grup müşteri kitlesine farklı yaklaşım sergilenmesi adaletsizliği netice vermektedir. Bunun bir an evvel düzeltilmesi gerekir. İndirim olacaksa her aboneye eşit bir şekilde uygulansın, olmayacaksa sadece durumu zayıf olan abonelere sübvansiyon uygulanabilir.
Yüksek vergi borçları ve gecikme faizini kredi ile kapatma
Özellikle ticari araçlarda vergilerin yüksek olması mükellefi zamanla borcundan kaçmaya yönlendirmektedir. Borcunu ödeyemeyen mükellefin aracı kanunen çekilerek trafikten men edilebilmektedir. Bu durumda olan mükelleflerin bir kısmı emekli veya maaşlı bir yakını vasıtasıyla faizli tüketici kredisi çekerek borcunu kapatmaktadır. Sonrasında ise bu ekonomik sıkıntıyı hane halkının dişinden ve tırnağından keserek karşılamak zorunda kaldığına üzülerek şahit olmaktayız.
Belediyelere su borcunu ödemeyen aboneler
Yerel yönetimlerin elinde olan içme suyu faturalarını ödemeyen aboneler, maalesef bedavaya su tüketmektedirler. Abonelerin bir kısım nasıl olsa vergi affı çıkar diye özellikle faturalarını ödememeyi tercih ederek faturasını zamanında ödeyen vatandaşın hakkına girmektedir. Belediyeler de haliyle ödenmeyen su faturalarını kendi gelir ve giderini hesap ederek her ay zam olarak tüketicilere yansıtmaktadırlar. Trafik cezaları, emlak vergisi, motorlu araçlar vergisi ve diğer vergilerde de durum buna benzer şekildedir. Elektrik ve doğalgaz da dağıtım ve tahsilat özelleştiği için yukarıdaki problemler bu durum yaşanmamaktadır. Elektrik ve doğalgaz faturasını üç gün geciktiren abonelerin enerjileri hemen kesilmekte ve açmak için ayrıca ücret talep edilmektedir. Bu durumda ödememek mümkün mü? Ya soğuk ve karanlıkta kalacaksınız veya faturanızı ödeyeceksiniz.
Rabbim bizleri kul hakkına riayet eden, dürüst ve güvenilir bir mümin olarak İslam ahlakına uygun hareket eden kullarından eylesin.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.