Sol ve ülkücü gençlik liderlerinden darbe uyarısı

Sol ve ülkücü gençlik liderlerinden darbe uyarısı

1980 darbesi öncesi öğrenci olaylarında aktif rol alan dönemin sol ve ülkücü gençlik liderleri, protestocu öğrencileri uyardı.

Aman dikkat! Pahalıya mal olmuş bedeller dikkate alınmazsa yeni bedeller öderiz.

Üniversite öğrencilerinin çeşitli platformlarda başlattığı protestolar, tartışmaları beraberinde getirdi.  Protestoculara 1980 darbesi öncesinde öğrenci olaylarında aktif şekilde yer alan ağabeylerinden uyarı geldi. Dönemin sol ve ülkücü gençlik hareketinin önderleri, hükümeti öğrencileri dinlemesi konusunda uyardı.

SAĞDUYU ÖNERİSİ

Gençlere daha demokratik eylemlerle seslerini duyurmalarını tavsiye eden "eski tüfekler", bir de önemli uyarıda bulundu: Pahalıya mal olmuş bedeller dikkate alınmazsa yeni bedeller öderiz.

Darbe öncesinde sokaklarda olan gençlik liderleri sağduyu çağrısı yaparken, siyasilerden de hoşgörü ve öğrencilerin taleplerinin dinlenmesi gerektiğini istedi.

Olmaması gerekir ama gençleri de dinlemeliyiz

Celalettin Can (Dev-Genç Kurucusu):

Bu eylemler olmaması gereken olaylardır, yapmamak lazım. Ancak iktidarın da öğrencileri dinlemesi gerekir. Çünkü bu ülkede 30 yıldır öğrenciler bastırıldı. Bunun sorumlusu da darbe rejimidir. Öğrencilerin, yoksulluktan başörtüsünün özgür bırakılmasına ve parasız eğitime kadar talepleri var. Bu talepleri karşılayalım. Aşırılıkları gören ve anlayan bir hükümet olmak lazım. Başbakan da 78 kuşağından. Bu öğrencileri dinlemezse nereye varacağını bilenlerden biri. Sükunetle yaklaşarak gençlere sahip çıkmalı. Meseleye copla gidilirse, katlanılamayacak olaylar gelişir. Atılacak iki yumurtayla devlet yıkılmaz. Tabi gençlerin de sağduyulu olması gerekir.

Çatışarak, vuruşarak bir yere varamayız

Musa Serdar Çelebi (Eski Ülkücü Lideri)

Öğrenci olaylarının artarak gelişmesi düşündürücü. Çatışarak, vuruşarak hiçbir yere varamayız. Darbe öncesindeki çatışmalarda büyük bedeller ödendi. Bugünkü protestoları gerçekleştiren öğrencilerin aileleri bunların şahididir. Üniversitelerde devrimciler, sağcılar ve etnik bir kutuplaşma var. Diyalog olmazsa, kışkırtıcı ajanlar ve istikrarı istemeyenler ortaya çıkar. Olayların içinde olanların dahi hayret edeceği bir savaş ortamına dönülür. Tam da Türkiye derin meselelerini çözmeye çalışırken bunların olması gençlerin geleceğini karartan sonuçlar doğurur. Çatışan gruplar empati yapıyor ve çözüme doğru gidiliyor. Gençler pişman olacakları işler yapmamalı.

Bu tür eylemler provokasyon çıkarır

Şenol Karakaş (DSİP Başkan Yardımcısı)

Dolmabahçe'deki polis şiddeti süreci tetikledi. Gençler öfkelendi ve eylemler başladı. Yumurta atarak insan susturmak medyatik bir eylemdir. Medyada kısa bir görüntüyle yer alacak tuhaf protestolar olamaz. Bu türden eylemlerin provokasyon ve çatışma çıkartmak için yapıldığını düşünüyorum. Şiddet, ırkçı temelde başka bir dizi odağı daha harekete geçiriyor. Bu türden bir politik iklimi yaratmaya hizmet eden saldırıların solla, sol muhalefetle uzaktan yakından bir ilgisi yok ve olamaz. Gerçek sol kitlesel hareketler örgütler. Bazı gazetelerde ve televizyonlarda manşet olmak için yapılan bu tarz eylemler sıkışmış bir sol mantığın ürünüdür. Öğrencilerin bu konuda çok dikkatli olmaları lazım.
Bugün