Polis, Cevşen kontrolünde

Mustafa ORAL

1960’lı yıllarda Risale-i Nur’un yasaklı olduğu dönemde Halil Yürür bir gün Risaleleri arabaya yükleyip yola çıkar. Bir süre sonra polis çevirir, ehliyet sorar. Halil’de ehliyet ne gezer. Ama Halil’de panik de ne gezer. Cebinden Cevşen’i çıkarır.

“Buyurun Beyefendi.”

Polis, Cevşen’i inceler. Arapça harfleri görünce sinirlenir.

“Bu ne, bu? Ben senden ehliyet istiyorum. Sen benimle dalga mı geçiyorsun!”

Halil hiçbir zaman altta kalmaz, sırtı yere gelmez. Aynı sertlikle cevap verir.

“Ne demek bu ne? Bu ahirette geçiyor da dünyada niye geçmiyor?”

Polis bir Halil’e, bir de Cevşen’e bakar. Halil’in kafasının kırık olduğuna kanaat getirir. “Çattık belaya” der. Hışımla,

“Hadi git işine be adam, başıma bela olma.” der.

Onlar böyleydi. Makamlarını bilenler onlara veli, bilmeyenler deli zannederdi.

Ne güzeldir böyle iman yolunda korkusuzca yol alabilmek…

Ne güzeldir böyle veli dostlarla aynı yolda yürümek…

Ruhlarına El-Fatiha…

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.