Mesulsün Keçeli: Santral Sabri ve Hafız Ali Ergün

Mustafa ORAL

Santral Sabri Arseven, Geylâni’nin müjdesine mazhar olmuş ender karakterlerden biridir. Birinci kuşak Nur Talebelerinin seçkinlerindendir. Bedre’nin Hafız Ali’sidir. Hafız Ali ile Nur mesaisi yaptıklarından Risalelerde isimleri sıklıkla yan yana geçenlerdendir. Üstad’ın kalbinde o kadar beraberlerdir ki rüyada bile onları birlikte görür. Bir ara Üstad ve talebeleri tarafından yazılan mektupların Lâhika şeklinde bir kitapta toplanılması düşünülür. Bu günkü anlamda editörlük görevi Hafız ve Sabri’ye verilir.

Nur Postacıları

O günler, dini faaliyetlerin yoğun baskı altında olduğu günlerdir. Barla, Kuleönü, Sav, Bedre hizmette ön plana çıktıkları için daha ciddi takip edilmektedir. Sabri ile Hafız Ali haberleşme için bir çözüm ararlar. Sonunda Atabey yoluyla haberleşmenin daha doğru olacağı kanaatine varırlar. Bu iş için seçilen merkez ise Lütfü’nün varisi Abdullah’tır. Üstad da bu sahabemisal talebelerinin kararlarını paylaşır.

Sabri ile Hafız Üstad’a mektup yazarlar. Üstad mektuplarda Risalelerin kerametini görür.

Üstad’ın Evine Baskın

Bir gün Üstad’ın evi basılır. Birden Abdülmecid, Sabri, Hüsrev ve Hafız Ali aklına gelir. Onların da baskın yemesinden endişelenir. Az sonra aldığı mektup rahatlatır.

“Yeni bir medâr-ı keramet ve inâyet ve sürur olan mektubunuzu aldım. Ve Risaletü'n-Nur'a ait bir ikram ve inâyet-i İlâhiyeyi gösterdi. Şöyle ki:

Bundan dört beş gün evvel, şiddetli bir taharriyle menzilim teftiş edildi. Her tarafa baktıkları hâlde, hıfz-ı İlâhîyle, bizi mahzun edecek birşey bulamadılar. Yalnız İktisat, Hastalar, İstiâze gibi altı yedi Risale’yi zararsız buldular. Sonra da Hüsrev'in ezan meselesi gibi müsadere kaidelerine tam muhâlif olarak noksansız iade ettiler. Ben o hâdiseden size endişe edip, dağdan dönerken Abdülmecid, Sabri, Hüsrev, Hafız Ali ile beraber konuşmak, "Acaba size de bir taarruz var mı?" diye sormak istedim. Ve lisanla bağırdım, geldim. Birden Emin kapıyı açtı, dördünüzün mübarek mektuplarınızı verdi.” (Kastamonu Lâhikası / 10. Mektup)

Onlar böyleydi. Taşıdıkları kudsi hizmetin mesuliyetini bilerek son nefeslerine kadar bu nurlu yolda yürüdüler, Rablerinin huzuruna bu hal içre çıktılar.

Ruhlarına el Fatiha…

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.