Ceylan Çalışkan
Bediüzzaman, Halil Yürür’e, “Seni Ceylan Çalışkan gibi kabul ettim.” dediği için Halil, Ceylan Çalışkan’ı çok sever. Onunla da çok güzel günleri olur.
1960 yılıdır. Bir gün Ceylan’ın ceketini giyip gider. O gün ceket Ceylan’a da lazım olur. Dönüşte Ceylan hafif yollu sitem eder. Halil saz teli gibi ince bir adam. Hanım kahrı çekmemiş daha. Mahcup ve mahzun olur. Yüzüne bakamaz artık...
Ceylan bir hafta sonra Halil’in yanına varır. Gönlünü almak ister.
“Bir insanın bir insanı sevgisinin ölçüsü nedir biliyor musun Halil?”
“Bilmiyorum!”
“Sevdiği nispetinde onun kötülüğüne dayanırsa, gerçek sevgi o zaman belli olur.”
Halil o gün öyle bir ders alır ki bir daha hiç unutamaz.
Ruhlarına El-Fatiha…