Aile Korunmalı

Mehmet Abidin KARTAL

Aile, çocuğun içinde doğduğu, büyüdüğü, duygu ve yeteneklerinin şekillendiği bir yuvadır. Çocukta sağlıklı beden ve dengeli bir ruh gelişimi, toplumda kişilik sahibi insanların yetişmesi iyi bir aile yuvası ile mümkündür. Başarılı, faydalı bir gençlik için ilk ve en önemli adım, huzurlu ve mutlu aile ortamında yetişen çocuklarla atılmış olur.

Yapılan araştırmalar, huzurlu, hoşgörülü ve mutlu aile ortamında yetişen çocukların, okul ortamında daha başarılı olduklarını göstermiştir. Aynı zamanda bu tip ailelerde yetişen çocukların, arkadaş ilişkileri ve farklı ortamlardaki davranışlarının daha sağlıklı olduğu görülmüştür. Nice kabiliyetli, zeki çocukların anne ve babalarının ilgisizliği yüzünden, başarısız oldukları, okulu terk ettikleri, problemli bir genç olarak gündeme geldikleri bir gerçektir.

Çocuğun yetişmesinde ve eğitiminde en büyük görev, anne ve babaya düşmektedir. Anne ve baba bu konuda hazırlıklı ise, üzerine düşeni hakkıyla yapacaklar ve ciddi bir problem yaşamayacaklardır. Eğer, çocuk yetiştirme ve eğitimi konusunda bilgisiz, deneyimsiz ve hazırlıksız iseler, hem kendileri, hem de çocuğun geleceği açısından büyük sıkıntılarla karşılaşacaklardır. Günümüzde, milletler ve devletler kalkınma ve egemenlik yarışı içindedirler. Bu yarışta kullandıkları en tesirli araç, eğitimdir. Yarının bilim, fikir adamları, yöneticileri, iş adamları, sanatkarları bugünün çocuklarından, gençlerinden çıkacaktır. Eğer bugün tembel, rüşvetçi, hırsız, hortumcu, ahlaksız, hain varsa; bunlar dünkü çocukların, gençlerin ihmal edilişindendir.

Cansız bir taş yetenekli bir ustanın elinde, belli bir ölçü ve biçime sokulup üstü nakış ve motiflerle süslenince, kıymetli bir sanat eseri haline gelebiliyor. Öyle de hayat, vücut, ruh, akıl ve duygu sahibi çocuk da, yaratılış gayesine uygun büyütülüp, eğitilip, terbiye edilince, bilim, fikir ve sanat sahibi topluma faydalı bir kişi haline gelir. Ailenin ustaları anne ve baba yetenekli olursa, eserleri olan çocuklarını, imanlı, topluma ve insanlığa faydalı bir kişi olarak yetiştirebilirler.

Bir binada baş başa, omuz omuza veren taşlar gibi, iyi eğitilmiş fertlerden oluşan milletlerde büyük abidelere benzerler. Görkemli, kuvvetli ve yıkılmaz olurlar. Çocuklar içinde yaşadıkları toplum binasının temel taşlarıdır. Onlar ne kadar ahlaklı, faziletli, bilgili yetiştirilirse; meydana getirdikleri milletlerde o derece güçlü ve itibarlı olurlar. Kısacası çocuklar, bir milletin geleceğinin güvencesidir. Onlara ne verirsek, onun karşılığını görürüz. Başarılı çocuklar ve gençlere sahip toplumlar geleceğe güvenle bakarlar.

Aileyi bir ağaca benzetirsek, gövdesi babayı, dalları anneyi, çiçek ve meyvelerini de çocuklar olarak görebiliriz. Ağacı ayakta tutan, bütün tehlikelere karşı savunan gövdesidir. Aileyi de ayakta tutan, bütün olumsuzluklara göğüs geren, ailenin direği babadır. Ağacın dalları, annenin şefkatli kollarıdır. Anne şefkat kahramanıdır.[1]

İnsanlık Hz. Adem’den bu tarafa aile kurarak çoğalmış ve toplumlar halinde yaşamıştır. Hz. Adem insanlığın babasıdır. Aile içerisinde toplu halde yaşamak, insan tabiatının bir gereğidir. Yüce kitabımız Kur’an- Kerim’de şöyle buyurulmuştur;

“Kendileriyle dostluk ve yakınlık kurmanız için kendi cinsinizden eşler yarattı. Aranızda sevgi ve merhamet icad etti.” (Rum 21)

Evlenerek aile meydana getirmenin bir çok sebepleri vardır. Evlenme, insan soyunun devam etmesinin tek yoludur. Evlenme olmadan insanların meşru bir şekilde soyunun devam etmesi mümkün değildir. Doğan çocukların uzun süre bakıma muhtaç olmaları ailenin kurulmasını zorunlu kılmaktadır.

Aileyi bozmaya çalışanlar

İnternet hayatı dijitalleştirerek, sınırları kaldırarak dünyayı bir köy haline getirmiştir. İnsanlar istediği insanla anında görüşmekte, istediği her şeyi anında yapabilmektedir. Köydeki, bütün insanlar Hz. Adem (as)’in çocuklarıdır. Adem’in çocuklarından bazıları tarihi süreçte fıtrata aykırı hareketler ve eylemlerle esfel-i safilin çukurlarına düşmüşlerdir.

Allah, insana şehveti neslin çoğalması için vermiştir. Onu, veriliş gaye ve hikmetinin dışında fıtrata aykırı kullanarak hareket etmek, insanın cehalet ve azgınlığındandır. Bu da, insanlık şeref ve haysiyetini ayaklar altına alarak hayvanlardan da aşağı bir seviyeye düşmektir.

Lut kavmi, insanın yaratılışına aykırı olan erkeğin erkeğe yaklaşması fiilini işleyerek ilâhî gazap ve azaba sürüklenerek yok edildiler.

Günümüzde dünyada ve ülkemizde ilâhî gazap ve azaba sebep olacak, Lut kavinin dünya sahnesinden silinmesine sebep olan iğrenç ilişkiler normalleştirmeye çalışılıyor.

Bediüzzaman hazretleri aileyi ifsat edenleri sezmiş. “Bu sene inzivada iken ve hayat-ı içtimaiyeden çekildiğim halde, bazı Nurcu kardeşlerimin ve hemşirelerimin hatırları için dünyaya baktım. Benimle görüşen ekseri dostlardan, kendi ailevî hayatlarından şekvalar işittim. "Eyvah!" dedim. "İnsanın, hususan Müslümanın tahassungâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır. Bu da mı bozulmaya başlamış?" dedim. Sebebini aradım. Bildim ki, nasıl İslamiyet’in hayat-ı içtimaiyesine ve dolayısıyla din-i İslam’a zarar vermek için, gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesatıyla sefahate sevk etmek için bir iki komite çalışıyormuş. Aynen öyle de, biçare nisa taifesinin gafil kısmını dahi yanlış yollara sevk etmek için bir iki komitenin tesirli bir surette perde altında çalıştığını hissettim. Ve bildim ki, bu millet-i İslam’a bir dehşetli darbe, o cihetten geliyor. ”[2]

Komiteler artık açık şekilde çalışıyorlar. Son zamanlarda ülkemizde bu komitelerin görevlerini üstlenen bazı STK’ların kontrolsüz bir şekilde batı kaynaklı kurumlardan finansal destek alarak sapık ilişkileri normal göstermek için ciddi faaliyetler yürüttüğü görülmektedir. Başta LGBT olmak üzere aileyi ve toplumu ifsat etmek için bir araya gelmiş olanlara herkesin, her kurumun, devletin en ciddi tepkiyi vererek mücadele etmesi gerekmektedir. Yozlaşmış bazı kurumların, bazı belediyelerin, bazı partilerin kör ve sağırı oynayarak bu locaları denetim altında tutmaması geleceğimiz açısından ciddi sorunlara sebebiyet verecektir. Mayıs ayında yapılan son seçimlerde hangi partiler LGBT’yi meşru gösteren İstanbul sözleşmesini geri getirmek istiyordu? Farkında mıyız?

Sapkın LGBT terörü küresel sermaye lobilerinin de desteğini alarak yayılmaya devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinden LGBT'ye tepkiler büyürken ABD'de yaşayan bir anneden kan donduran açıklamalar geldi. Çocuklara eşcinselliği empoze eden sapkın düşüncenin iç yüzünü anlatan ABD'li anne, 'Kızımı LGBT öldürdü' diyerek tepkisini dile getirdi.[3]

Dünya sosyal bir terörizmle karşı karşıyadır. LGBT sosyal terörizmin adıdır.

Aile korunmalı

Başta LGBT olmak üzere aileyi ve toplumu ifsat etmek için bir araya gelmiş olanlarla mücadele etmek, aileyi korumak için ülkemizde BAP, yani BÜYÜK AİLE PLATFORMU kuruldu.

“Dertli insanların bir araya gelerek, milleti için, vatanı için, geleceğimizi muhafaza altına alabilmek için, toplumun bütünlüğünü korumak için, "ahlak" mefhumunun güzellikleriyle yaşanabilir olduğunu göstermek için karşılıksız, bedelsiz, cansiperane dertlenmeyle, fevkalbeşer bir gayretle koşturanların oluşturdukları bir "kuruluş"tan söz edelim.

BAP; aileyi ifsat eden unsurlara karşı her daim teyakkuz halinde olacak bir kuruluş...

BAP; proaktif faaliyet ve eylemleriyle haklı davasını toplumun her kesiminin gündemine taşıyacak bir yapı...

BAP; Ailemizi, gençlerimizi, çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi küresel çetelerin hain plan ve projelerine karşı korumak için; devletimizi, hükümetimizi, yerel yönetimleri, bilim camiasını, akademiyi, bütün eğitim kurum ve kuruluşlarını, kültür-sanat-spor çevrelerini, iş dünyasını, sağlık sektörünü, her inanç ve mezhepten dinî yapıları/kurumları/unsurları, kadın-gençlik-çocuk gibi insana dair bütün kitle örgütlerini harekete geçirecek bir platform...

BAP, yani BÜYÜK AİLE PLATFORMU ülkenin dört bir yanından yüzlerce STK'nın inisiyatifi ile kurulan bir platform.

Büyük Aile Platformu, farklı kesim ve ideolojilerden, "Aile" konusunda duyarlı 15 saygın vakıf ve derneğin öncülüğünde kurulan, Anadolu'nun her bir köşesinden yüzlerce sivil toplum kuruluşunun üyesi olduğu, aileyi ve fertlerini tehdit eden unsurlara karşı mücadelede ve aile yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarda iş birliği ve güç birliği yapan sivil ve hür bir iradedir.”[4]

Başta LGBT olmak üzere aileyi ve toplumu ifsat etmek için bir araya gelmiş şer dernekleri ile mücadele edebilmek için, aileyi korumak için güçlü olmak gerekiyor. Güç, Büyük Aile Platformuna destek veren kişi ve kuruluşların sayısından oluşmaktadır. Ne kadar çok üyeniz varsa, size ne kadar çok kurum ve kuruluş destek veriyorsa o kadar güçlüsünüzdür.

Hiç kimse "Ben sadece bir kişiyim. Ben ne yapabilirim ki?" demesin. Hz. İbrahim'in atıldığı ateşe ağzında bir damla su taşıyan karıncaya sormuşlar: "Sen bu devasa ateşe karşı bir damla su ile ne yapabilirsin?" Demiş ki: "Belki bir şey yapamam ama tarafım belli olsun."

Tarafımız belli mi?

[1] - Mehmet Abidin Kartal, Çocukluktan Gençliğe Başarılı Adımlar, İstanbul 2007, s. 11-21

[2] - Lem'alar/Yirmi Dördüncü Lem'a/Bir Muhavere/İkinci Nükte

[3] - https://www.star.com.tr/dunya/sapkin-lgbt-terorune-tepkiler-cig-gibi-cocuklarimizi-olduruyorlar-haber-1794038/

[4] https://www.star.com.tr/yazar/haydi-baplasalim-yazi-1793933/

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.