Hayatınızı formatlamaya hazır mısınız?

Levent ERTEKİN

Hayatımıza yeni giren o kadar çok kavram ve kelime var ki…
Bu kelimelerden biri de bu günlerde özellikle gençler arsında sıkça telaffuz ediliyor.
Formatlamak…
Doğrusu teknolojiyle benim gibi kırkından sonra tanışanlar için tam bir bulmaca kelimesi.
Ama günümüz gençliği için hayatının bir parçası..
Zira  ellerinden düşürmedikleri laptopları ile cep telefonları sık sık format kelimesiyle yakından tanışmakta..
Merak ettim.
Araştırdım.
Format kelimesi nereden geliyor ve ne anlam ifade ediyor diye…
Format bize bir çok kelime gibi sınırlarımızın ötesinden gelen bir kültür misafiri. Ama öyle bir misafir ki gitmeye hiç ama hiç niyeti olmayan bir misafir. Daha şimdiden ev sahibi biçimlendirme ile kardeşi şekillendirmeye kapının dışını göstermiş bile.
Neyse uzatmayalım.
Format dilimize bilgisayar ülkesinden gelmiş, yerleşmiş bir kavram. Onunla son on yıldır iyice tanış olduk.
Kısaca “veri (bilgi, doküman, resim, şema vb.) kaydetmeye hazır hale getirmek.”
Neyi?
Kullanılan elektronik her aleti.
Cep telefonundan, bilgisayara, DVD’den kompakt disklere kadar kayıt yapılabilen her cihaz bu kapsam içinde değerlendirilebilir…
Peki Format ne zaman atılır?
“Artık programları kaldırmayan, zorla sayfaları açan, bir sürü abuk sabuk hata mesajları veren bir bilgisayara sahipseniz”
Format sonrası ne olur?
İşi en kısa yoldan çözme eylemini gerçekleştirerek, ananızdan ilk gün doğmuş gibi olursunuz…

Bütün bu teknik bilgileri niye verdim..
Elbette ki bir kaşık şeker  yemek için  kilolarca keçi boynuzu  yemeyi tavsiye eden kişi pozisyonuna düşmek için değil herhalde..
Bugünlerde format mevsimi ve zamanı yaklaşıyor da ondan…
İnsan bu dünyanın en karmaşık, en mükemmel varlığı…
Bazılarının en gelişmiş makine olarak algıladığı insanında bir format zamanı vardır.
Dünyaya gözlerimizi açarken sınırsız güç ve kudret sahibi yaratıcı bizi formatlayarak bu dünya meydanına gönderir. Biz bunu Yüce ve her asra bakan aydınlatan o ilahi kelamda görürüz  “Her canlı dünyaya masum olarak gönderilir”
Yani Dünyaya geldiği anda hafızası, beyni ( harddiski)  hiçbir bilgi kirlenmesi olmadan belli programlar yüklenerek gönderilmiştir. Zamanla talim ve tekemmülle çevresindeki olayları gözlemler, anne, baba ve çevrenin yüklediği bilgileri ile harddiskini yükler. Ama bu bilgiler bir müddet sonra onun hafızası ve kalbinde önce yaradılış maksadından uzaklaştırarak gereksiz ve lüzumsuz zararlı bilgilerle şekillendirir ve  hatalar yapmaya, yaradılış sayfasını açamaz hale gelir.
Kendisine  bu dünya için gerekli, olan programlara zararlı virüsler musallat olmuştur. Eğer bunları yeni bir biçimlendirmeye gitmediği takdirde bilgisayar çökecektir.

İnsanda yaradılışıyla birlikte dünya misafirhanesinde kullandığı akıl ve kalp makinelerine musallat olan günah ve haram virüsleriyle bir müddet sonra insanlık programlarını kullanamaz hale gelir. En kısa yoldan mevcut bilgiler bir yere toplanarak format atılması gerekir.
Adeta orada burada gezinen akıl ve ruh dünyalarımız yeni bir temizlenme amelesinden geçmesi gerekir.
İnsan denilen bu mükemmel varlığın format atma zamanı da üç aylar dediğimiz içinde bulunduğumuz aylardır. Özellikle de Ramazan ayı hayatımıza yeniden şekil vermek. Biçimlendirmek için ideal bir zaman dilimidir.
Günah ve haramlarla kirlenen ruhumuz. Beynimiz vesair organlarımız atılan Ramazan formatı ile yeniden güç kazanırken hayatımız bu biçimlendirme ile çökmekten kurtulur. Geçmişteki olumlu, güzel, sevap dosyalarımız yeniden kaybolmadan yüklenirken, günah ve haram dosyaları imha edilir.
Dostlar ne duruyoruz öyleyse, ruhumuzu, kalbimiz, aklımızı, tüm azalarımızı formatlayalım…

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.