Direklerarası’ndan eski ramazan manzaraları: 1

Ekrem KILIÇ

Karagöz
Hacivat: Hây Hakk! Şem’a yaktık, perde kurduk; gösteririz gölge-hayâl. Sözlerimiz ayn-ı haktır, sanılmaya martaval! Yâr bana bir eğlence, medet! Aman bana bir eğlence, medet!
Karagöz: Ne bağırıyorsun öyle, ey velet!
H: O söylese, ben dinlesem; ben söylesem, o dinlese…
K: Şu adam benden bir temiz dayak yese…
H: Demem o demek değil: bir yâr-i kafadâr olsa..
K: Kafan darsa, aşağıya iner bollaştırırım haaa!
H: Yâhû, Karagöz, in aşağıya da bak, dünyâda neler oluyor?
K: Kimin sepeti neyle doluyor?
H: Bırak zevzekliği; memlekette  engerek varmış!
K: Olsun; benim neme gerek!
H: Olur mu canım! Onu bunu yuta yuta büyüyüp, bütün memleketin üstüne çöreklenirler sonra…
K: Vay, vay! Desene iş ciddî.
H: Öyle, gel bir çâre bulalım. Onlarla kim başa çıkabilir?
K: Hazret-i Mûsâ hayatta olsa idi; asâsı bütün yılanları yutardı. Mahallenin bekçisi?
H: Hasso’ya güvenme.
K: Kadı Hükmettin?
H: Aman! En gerekli zamanda, en gereksiz hükmü verir. Onu geç.
K: Kuyucu İlber Paşa?
H: Yuvaları onun kuyusunda imiş.
K: Sipâhî Bıçkın Ali?
H: Silahları sağa sola gömmüş, krokisini de kaybetmiş; bulamıyormuş.
K: Kabadayı Tuzsuz Deli Bekir?
H: Engerek zehiri alıp satıyormuş.
K: Kasap Nemçeli Kudret?
H: Onlardan korkanların hayvanlarını ucuza kapatıyormuş.
K: Bakkal İldeniz?
H: Onlara veresiye defteri açmış.
K: Balıkçı Bedros?
H: Kayığı batmış, ağları atmış, denizden gülle topluyormuş.
K: Hekim Vasilu?
H: Panzehir îmâlâtında onlara ihtiyâcı varmış.
K: Banker Mişon?
H: Yumurtalarını kasasında saklıyormuş.
K: Dülger Haçikyan?
H: Taş ocağını satmış. Kalan barutu ıslatmış.
K: Hoppalaa! Mahallede kimse kalmadı.
Bebe Rûhî: Hayrola amcalar, böyle bağıra çağıra ne yapıyorsunuz?
H: Ey Bebe Rûhî, mahalleyi yılanlar sarmış! Onlardan nasıl kurtulacağız diye müzâkere ediyorduk.
BR: Kasımpaşalı Receb’in bir adamı var: Silivrideki çiftlikte sürüngenleri terbiye eder. Boa, piton, kobra, engerek, boz yılan, kara yılan, ak yılan, ok yılanı, su yılanı.. envâını bilir o…
K: Kimmiş? Kimmiş?
BR: Laz Ziyâ.
H: Hay aklınla bin yaşa! Neden daha önce hâtırımıza gelmedi.Onların hakkından gelse gelse bu adam gelir.
K: Hepsini tutsun, denize atsın…
H: Deli misin!
K: Toprağa gömsün…
H: O da olmaz!
K: Büyüklerini Galata Kulesine, küçüklerini Kız Kulesine hapsetsin…
H: Neyse, bakalım nasıl yaparsa yapsın; tek bu belâdan bizi kurtarsın. Haydi gidelim, onu bulalım.
K: Haydi gidelim.
H: Yıktın perdeyi eyledin vîrân; varıp sâhibine haber vereyim hemân.
K: Sürç-i lisân ettikse affola! Burda verelim biraz mola!

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.